Osman Aslı karakolda intihar mı etti?

Gözaltında ölen Osman Aslı'nın "intihar" ettiği karakol görüntüleri, ölümündeki şüpheleri artırdı. Görüntülere göre Aslı, imkânsızı başarmış.
Salı, 16 Ekim 2012 15:57

Radikal Gazetesi'nin haberine göre gazeteci İsmail Saymaz, polis şiddetini konu alan 'Sıfır Tolerans/Polisin Eline Düşünce' adlı yeni kitabında, 18 Aralık 2009’da Avcılar Firuzköy Şehit Ilgaz Aykutlu Polis Merkezi’nde ayakkabı bağcığıyla kendini asarak intihar ettiği ileri sürülen Osman Aslı dosyasını yeniden açtı. Saymaz’ın kitabıyla gün yüzüne çıkarılan, karakolda çekilmiş fotoğraflarda Aslı’nın kameralı nezarethaneye değil kamerasız avukat görüşme odasına konulduğu 167 cm boyundaki gencin kendini astığı iddia edilen demirin yerden 200 cm yüksekte olduğu, ayak kısmında ise bir kalorifer peteğinin bulunduğu görülüyor.

Askerden izinli gelmişti
Osman Aslı, askerlik izni için geldiği İstanbul’da 18 Aralık 2009’da iddiaya göre, “Dengesiz yürürken durdurulunca kimlik ibraz edememesi, görevlilerin yanında yapıştırıcı koklaması” üzerine gözaltına alındı. Avcılar Firuzköy’deki Şehit Ilgaz Aykutlu Polis Merkezi’ne getirildi. Jandarma görevlilerine teslim edileceği ve GBT kontrolünün biteceği saate kadar ‘kaçmaması’ için avukat görüşme odasına konuldu. Akşam nöbetini devralan nezarethane görevlisi Ümit Hacı Eminoğlu, saat 19.07’de odaya girdiğinde, Aslı’nın kendisini asmış olduğunu gördü.

Polis fezlekesindeki bu anlatıma karşın ölümün üzerindeki kuşku bulutu ortadan kalkmadı. Çünkü Aslı’da olduğu iddia edilen yapıştırıcı poşeti ortaya çıkmadı. İki tüp yapıştırıcı ise açılmamış kutu halinde dosyaya girmişti. Kanında uyuşturucu yoktu.

Kamerasız odaya konuldu
Aslı kamerayla kayda alınan boş nezarethaneye değil, yandaki avukat görüşme odasına konuldu. Sadece bu odada kamera yoktu. Bağcıkları ve kemeri çıkarılmadı.

Polisin savunmasına bakılırsa Aslı, jandarmaya teslim edileceği için nezarethaneye konmamıştı. Amir Tolga Metin’e göre kaçmasını da önlemek için’ avukat görüşme odasına alınmıştı. Oysa kapıyı kilitlenmiyordu.

Nezarethane görevlisi Muhsin Güney görev bitimine 40 dakika kala, saat 18.20’de merkezden ayrıldı. Ümit Hacı Eminoğlu ise saat 18.55’te mesaiye başladı. Her şey o 35 dakikada oldu.

İntihar iddiası inandırıcı değil
Odada, kapının karşısındaki duvarda 135 santimetre boyunda pencere vardı. Pencere üzerinde korniş takmak için çakılmış bir aparat görülüyordu. Bu aparatın zeminden yüksekliği 227 santimetreydi. Pencere ile zemin arasında kalorifer peteği vardı. Petek kırıktı, dokununca ses çıkıyordu. Aslı, iddiaya göre, ayakkabısının bağcıklarını çıkarıp korniş aparatına düğümledi. Sonra da boynunu bağcıklara geçirip başarılması en zor ‘intiharlardan’ birini gerçekleştirdi. 167 santimetre boyundaki Aslı, yaklaşık 200 santimetrelik yükseklikten intihar etti. Üstelik ayaklarının altında kalorifer peteği vardı. Ayaklarından birini petekten aşırması gerekiyordu. Aslı’nın ölümünden sonra polis Muhsin Güney’e işyerini erken terk ettiği için ‘Görevini kötüye kullanmak’tan dava açıldı. Güney’e 10 ay hapis cezası verildi, sonra da 6 bin TL para cezasına çevrildi.

Savcı sorusu yutkundurdu
Osman Aslı’yı bulan polis Ümit Hacı Eminoğlu, ‘ayaklarının hafif kıvrık pozisyonda durduğunu’ söylüyordu. Yani ayaklarını büküp peteğe takılmamak suretiyle kendi ölümünü kolaylaştırdığı söylendi. İntihar sırasında kırık petekten çıkacak ses de cabasıydı. Savcı Cevat Özcan, polis Eminoğlu’na “Sahiden duymadınız mı?” diye soruyordu. Yanıt, tutanağa şöyle geçiyordu: “Polise herhangi bir ses duyup duymadığı soruldu. Tanığın sessiz kaldığı ve yutkunduğu görüldü. Devamla ‘Herhangi bir ses duymadım’ dedi ve ‘Bağırma sesi de duymadım’ dedi.”

Osman Aslı'nın intihar ettiği iddia edilen avukat görüşme odasının fotoğrafı:

avukat_gorusme_odasi.jpeg