Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği’nden hukuksuzluklara karşı açıklama

Son dönemde yaşanan hukuksuzluklara ilişkin açıklama yapan Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği, Balyoz sanıklarının sahte verilerle kurulan iddianameyle ağır cezalar aldıklarını belirtirken cezaevlerindeki açlık grevlerine de dikkat çekti.
Çarşamba, 31 Ekim 2012 21:52

Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği, Türkiye’de son zamanlarda yaşanmakta olan hukuksuzluklara ilişkin bir açıklama yaptı.

Açıklamada Türkiye’de son yıllarda yaşanan hukuksuzlukların yakından izlenmekte olduğu belirtilirken “özel yetkili” ağır ceza mahkemeleri üzerinden yaratılan insan hakları ihlalleri kınandı.

Pek çok gazeteci, yazar, bilim insanı, aydın, öğrenci, sendikacı, siyasetçi ve subayın kimi zaman bir anayasal hakkı kullandıkları, kimi zamansa sadece mesleklerinin gereklerini yerine getirdikleri için “özel yetkili” ağır ceza mahkemelerinde tutuklu yargılanabildiğinin belirtildiği açıklamada, evrensel bir hukuk kuralı olan masumiyet karinesinin yok sayıldığı savunuldu.

“Balyoz sanıkları sahte verilerle kurulan iddianameyle ağır cezalar aldı”
Açıklamada “Balyoz” davasında, sanıkların varsayımlara dayanılarak yargılandıkları, sahte oldukları devlet üniversitelerinden ve uluslararası adlî bilişim kuruluşlarından alınan çok sayıda bilirkişi raporuyla sabit birtakım dijital veriler üzerine kurulan iddianamelerle ağır hapis cezalarına çarptırılmış oldukları belirtildi.

“Hukuksuzluklar acil çözüm gerektiren bir kriz hâline geldi”
Uzun tutukluluk süreleri ile cezaevlerindeki tecrit ve insansızlaştırma uygulamaları, anadilde savunma hakkının tanınmaması, maddî dayanaktan yoksun mahkûmiyet kararları gibi pek çok hukuksuzluk karşısında, bugün 1000’in üzerinde tutuklu ve hükümlünün 50 gündür açlık grevi yapmakta olduğuna da değinilen açıklamada, bu hukuksuzlukların tutuklu ve hükümlülerin doğrudan sağlıklarını ve hayatlarını ortaya koydukları bu geniş çaplı eylemle birlikte, çok daha acil çözüm gerektiren bir kriz hâline geldiği belirtildi.

Açıklama “hukuka aykırı bu uygulama ve kararlara bir an önce son verilerek, evrensel hukuk kurallarının uygulanması, herkes için adil yargılanma hakkının tanınması, bugüne dek ortaya çıkan insan hakları ihlallerinin ve yaratılan mağduriyetlerin ivedilikle giderilmesi ve yeni hak ihlalleri ve mağduriyetlerin yaratılmaması için insan yaşamının en öncelikli değerini göz ardı etmeyen, maddi gerçeklere ve hukuka saygılı çözümlerin daha fazla vakit kaybetmeksizin yaşama geçirilmesi”nin talep edilmesiyle sonlandırıldı.

(soL - Haber Merkezi)