Oğlun da sarhoş muydu?

Alkole karşı açtıkları gazada her fırsatta içki içenlere saldıran Başbakan Erdoğan, “Alkol kullanmayan vatandaşım, alkollü şoförlerin kazalarını hayatıyla ödemeye mahkûm mu?” dedi. Herhalde Erdoğan, büyük oğlu Burak’ın garip şekilde üstü örtülen ölümlü trafik kazasını herkes unuttu sanıyor.
Pazartesi, 17 Ocak 2011 14:10

AKP, son aylarda gericileşme yönünde çok önemli adımları ardı arkasına atmaya başladı. Bunlardan biri de içki tüketimi. AKP’nin içki içenlere baskısı, her gün yeni bir yüzle kendini gösteriyor.

Son olarak hazırlanan ve onay bekleyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (TAPDK) alkol satışını düzenleyen yönetmeliği ise büyük tartışmalara sebep olmuş durumda. Silah alma yaşının 21 olduğu ülkede, içki alma yaşının 24’e çıkarılması isteniyor.

Erdoğan, dün tepkilere Fethiye’de yanıt verdi. Erdoğan, yönetmeliği şu sözlerle savundu:

“Gazeteyi açtığınız zaman şunu göreceksiniz bir trafik kazası 2 ölü 1 yaralı. Çünkü alkollü şoför kırmızıda geçiyor ve diğer araca vuruyor. Bunun bedelini alkol kullanmayan bir vatandaşım, hayatıyla ödemeye mahkum mu ya? Niye buna karşı biz tedbir almayalım. Yapılan bu.”

Elbette, alkollü araba kullanmak her türlü düzenlemeyle önüne geçilmesi gereken bir durum. Fakat AKP’nin sadece yasal düzenlemeleri değil, ulusal ya da mahalle ölçeğinde içkiyle ilgili tüm adımlarının “trafik kazalarını önlemek” değil, bir yaşam tarzını mahkûm etmek amacıyla atıldığı çok açık.

Ancak, dahası da var. Erdoğan, bu sözleriyle açıkça içki içenler trafik kazası yapanlar, içmeyenler ise kazalarda mağdur olanlardır imasında bulunuyor. Çarpanlar kesin içki içiyordur, çarpılanlar ise içki içiyor olamazlar.

Herhalde Başbakan Erdoğan, büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın, Sevim Tanürek’in nasıl ölümüne yol açtığını herkesin unuttuğunu sanıyor.

Hikâyeyi tekrar hatırlayalım:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, henüz Başbakan olmadan önce, Refah Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken oğlu Ahmet Burak Erdoğan, 11 Mayıs 1998’de Şişli'de yaya geçidinde karşıya geçmeye çalışan TRT İstanbul Radyosu sanatçısı Sevim Tanürek'e çarptı.

Kazadan sonra derhal olay yerine belediyenin arazözleri geldi, kaza yaşanan caddedeki fren ve kan izlerini yok etti. Örtbas etme girişimi hemen başlamıştı.

Ahmet Burak Erdoğan hakkında trafik raporunda "dalgın olarak araç kullandığı" için kusur oranı sekizde üç (3/8) tespiti yapıldı. Savcı polisin raporuna dayanarak 3 aydan 20 aya kadar hapis istedi.

Ardından, Sevim Tanürek kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Bunun üzerine Ahmet Burak Erdoğan hakkında ek iddianame düzenlenerek "istenen ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis" diye değişti.

İBB Başkanı Tayyip Erdoğan, derhal Sevim Tanürek’in yakınlarına büyük ihtimam gösterdi, mezar temin etti, hastane masraflarını karşıladı. Onlar da şikayetlerinden vazgeçtiler.

Ancak dava sürdü.

Mahkeme Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden kazayla iligili rapor istedi. Bu dairenin başında makine mühendisi Eyüp Çakmak bulunuyordu. Sanık Erdoğan için "tamamen kusursuz" raporu düzenledi ve "sekizde sekiz (8/8) kusur ölen yaya Sevim Tanürek'tedir" dedi.

Evet, Burak Erdoğan’ın ölümle sonuçlanan trafik kazasında kusur, yaya yolunda karşıdan karşıya geçmekte iken arabanın çarptığı yay Sevim Tanürek’te bulundu. Tamamen.

Böylece Burak Erdoğan beraat etti.

Bir de bugünün AKP’sini de çok iyi anlatan bir not, Erdoğan başbakan olunca, oğul Erdoğan’a "kusursuzdur raporu" veren dairenin başkanı Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı.

(soL - Haber Merkezi)