Sayfa yolu
Öcalan'dan silahlı güçler sınır dışına çekilsin mesajı: İşte Öcalan'ın mektubunun tam metni!
Yayın Tarihi: 21.03.2013 , 11:20 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:53
Güncelleme: 14.30
BDP Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş, Diyarbakır Newrozu'nda yaptıkları konuşmalarda Öcalan'ın çağrısına destek verdi.
Demirtaş yaptığı konuşmada şöyle dedi:
"Aslında bugün, verilmesi gereken en güçlü mesajlar verildi. Biz barış ve demokrasi partisi olarak, gençlerin kadınların, dostlarımızın ve bütün halkımızın desteğiyle bugün ortaya çıkan bu barış iradesinin arkasındayız. Sayın Öcalan’ın uzattığı bu dostluk, kardeşlik ve barış elinin havada kalmaması için üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Bir kez daha yüzyıllardır barışa hasret kalmış bir topraklara, 21 Mart 2013 günü hayırlı olsun diyorum. Artık bu topraklara barış gelir inşallah diyorum. Bugün böylesine güçlü bir çağrı hepimizsin yüreğini, içini umutlandırdı. Bu umutlar boşa çıkmasın diye üzerimize düşeni yapacağız."
Gültan Kışanak ise şöyle konuştu:
Kürt halk önderi Sayın Öcalan söyledi, bu söz hepimiz adına direnen halkımız adına, kadınlar adına, gençler adına Agitler adına, Berivanlar adına söylenmiş sözdür.
Biz bu sözün gereğini yapmak için bundan sonra daha çok çalışacağız. Sözümüzü bugün söyledik. Buradan Amed meydanından bir kez daha sizler hem tarih yazdınız, hem de tarihe tanıklık ettiniz, şimdi yeni bir süreci hep beraber daha güçlü daha emin adımlarla yürümek için hazır mıyız? Amed hazır mı? Kürdistan halkı hazır mı? Kardeşliğe barışa, eşitliğe inananlar bu yeni sürece hazır mı? İşte bize demokratik siyasette görev verdiğiniz bizlere sizinle birlikte bu yolu yürümek düşer.
Bu onuru bize bahşederseniz, ömrümüzün sonuna kadar barış için çözüm için özgürlük için, özgür bir gelecek için yürümeye hazırız. Size Amed halkına, halkımıza söz veriyoruz.
Güncelleme: 14:00
Abdullah Öcalan'ın mektubunun tam metni şöyle:
"MAZLUMLARIN ÖZGÜRLÜK NEWROZU KUTLU OLSUN
Selam olsun bu uyanış, canlanış ve diriliş günü olan Newrozu en geniş katılım ve ittifakla kutlayan Ortadoğu ve Orta Asya halklarına…
Selam olsun yeni bir dönemin miladı ve gün ışığı olan Newrozu büyük bir coşkuyla ve demokratik bir hoşgörüyle kutlayan kardeş halklara…
Selam olsun demokratik hakları özgürlük ve eşitliği rehber edinen bu büyük yolun yolcularına…Zağros ve Toros dağ eteklerinden, Fırat ve Dicle nehir vadilerine kutsal Mezopotamya ve Anadolu topraklarından tarım, köy ve şehir uygarlıklarına ANAlık eden halkların en eskilerinden olan Kürtler sizlere selam olsun...
Binlerce yıllık bu büyük medeniyeti farklı ırklarla, dinlerle, mezheplerle kardeşçe ve dostça birlikte yaşayan, birlikte inşa eden Kürtler için Dicle ile Fırat, Sakarya ve Meriç'in kardeşidir. Ağrı ve Cudi Dağı, Kaçkar ve Erciyes'in dostudur. Halay ve Delilo, Horon ve Zeybek'le hısım-akrabadır.
Bu büyük medeniyet bu kardeş topluluklar, siyasi baskılarla harici müdahalelerle grupsal çıkarlarla birbirlerine düşürülmeye çalışılmış hakkı, hukuku, eşitliği ve özgürlüğü esas almayan düzenler inşa edilmeye çalışılmıştır.
Son iki yüz yıllık fetih savaşları batılı emperyalist müdahaleler baskıcı ve inkarcı anlayışlar, Arabi, Türki, Farisi, Kürdi toplulukları ulus devletçiklere, sanal sınırlara suni problemlere gark etmeye çalışmıştır.Sömürü rejimleri, baskıcı ve inkarcı anlayışlar artık miadını doldurmuştur. Ortadoğu ve Orta Asya halkları artık uyanıyor. Kendine ve aslına dönüyor. Birbirlerine karşı kışkırtıcı ve köreltici savaşlara ve çatışmalara dur diyor.
Newroz ateşiyle yüreği tutuşan, meydanları hınca hınç dolduran yüz binler, milyonlar artık barış diyor, kardeşlik diyor, çözüm istiyor.
İçinde doğduğumuz çaresizliğe, bilgisizliğe, köleliğe karşı bireysel isyanımla başlayan bu mücadele her türlü dayatmaya karşı bir bilinci, bir anlayışı, bir ruhu oluşturmayı amaçlıyordu.
Bugün görüyorum ki, bu haykırış bir noktaya ulaşmıştır.
Bizim kavgamız hiçbir ırka, dine, mezhebe veya gruba karşı olmamıştır, olamaz. Bizim kavgamız ezilmişliğe, bilgisizliğe, haksızlığa, geri bırakılmışlığa her türlü baskı ve ezilmeye karşı olmuştur.
Bugün artık yeni bir Türkiye'ye, yeni bir Ortadoğu'ya ve yeni bir geleceğe uyanıyoruz.
Çağrımı bağrına basan gençler, mesajımı yüreğine katan yüce kadınlar, söylemlerimi baş-göz üstüne diyerek kabul eden dostlar, sesime kulak kesilen insanlar
Bugün yeni bir dönem başlıyor.
Silahlı direniş sürecinden, demokratik siyaset sürecine kapı açılıyor.
Siyasi, sosyal ve ekonomik yanı ağır basan bir süreç başlıyor demokratik hakları, özgürlükleri, eşitliği esas alan bir anlayış gelişiyor.
Biz, onlarca yılımızı bu halk için feda ettik, büyük bedeller ödedik. Bu fedakarlıkların, bu mücadelelerin hiçbiri boşa gitmedi. Kürtler özbenliğini, aslını ve kimliğini yeniden kazandı.
"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" noktasına geldik. Yok sayan, inkar eden, dışlayan modernist paradigma yerle bir oldu. Akan kan Türküne, Kürdüne, Lazına, Çerkezine bakmadan insandan, bu coğrafyanın bağrından akıyor.
Ben, bu çağrıma kulak veren milyonların şahitliğinde diyorum ki artık yeni bir dönem başlıyor, silah değil, siyaset öne çıkıyor. Artık silahlı unsurlarımızın sınır ötesine çekilmesi aşamasına gelinmiştir.
Yüreğini bana açan, bu davaya inanan herkesin sürecin hassasiyetlerini sonuna kadar gözeteceğine inanıyorum.
Bu bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Bu mücadeleyi bırakma değil, daha farklı bir mücadeleyi başlatmadır.
Etnik ve tek uluslu coğrafyalar oluşturmak, bizim aslımızı ve özümüzü inkar eden modernitenin hedeflediği insanlık dışı bir imalattır.
Kürdistan ve Anadolu tarihine yaraşır şekilde tüm halkların ve Kültürlerin eşit, özgür ve demokratik ülkesinin oluşması için herkese büyük sorumluluk düşüyor. Bu Newroz münasebetiyle en az Kürtler kadar Ermenileri, Türkmenleri,
Asurları, Arapları ve diğer halk topluluklarını da yakılan ateşten kaynaklı özgürlük ve eşitlik ışıklarını, kendi öz eşitlik ve özgürlük ışıkları olarak görmeye ve yaşamaya çağırıyorum.
Saygı değer Türkiye halkı
Bugün kadim Anadolu'yu Türkiye olarak yaşayan Türk halkı bilmeli ki Kürtlerle bin yıla yakın İslam bayrağı altındaki ortak yaşamları kardeşlik ve dayanışma hukukuna dayanmaktadır.
Gerçek anlamında, bu kardeşlik hukukunda fetih, inkar, red, zorla asimilasyon ve imha yoktur, olmamalıdır.
Kapitalist Moderniteye dayalı son yüzyılın baskı, imha ve asimilasyon politikaları halkı bağlamayan dar bir seçkinci iktidar elitinin, tüm tarihi ve de kardeşlik hukukunu inkar eden çabalarını ifade etmektedir. Günümüzde artık tarihe ve kardeşlik hukukuna ters düştüğü iyice açığa çıkan bu zulüm cenderesinden ortaklaşa çıkış yapmak için hepimizin Ortadoğu'nun temel iki stratejik gücü olarak kendi öz kültür ve uygarlıklarına uygun şekilde demokratik modernitemizi inşa etmeye çağırıyorum.
Zaman ihtilafın, çatışmanın, birbirlerini horlamanın değil, ittifakın, birlikteliğin, kucaklaşma ve helalleşmenin zamanıdır.
Çanakkale'de omuz omuza şehit düşen Türkler ve Kürtler Kurtuluş Savaşı'nı birlikte yapmışlar, 1920 meclisini birlikte açmışlardır.
Ortak geçmişimizin önümüze koyduğu gerçek ortak geleceğimizi de birlikte kurmamız gerektiğidir. TBMM'nin kuruluşundaki ruh, bugün de yeni dönemi aydınlatmaktadır.
Tüm ezilen halkları, sınıf ve kültür temsilcilerini en eski sömürge ve ezilen sınıf olan kadınları, ezilen mezhepleri, tarikatları ve diğer kültürel varlık sahiplerini, işçi sınıfının temsilcilerini ve sistemden dıştalanan herkesi çıkışın yeni seçeneği olan Demokratik Modernite Sistemi'nde yer tutmaya, zihniyet ve formunu kazanmaya çağırıyorum.
Ortadoğu ve Orta Asya kendi öz tarihine uygun, bir çağdaş modernite ve demokratik düzen aramaktadır. Herkesin özgürce ve kardeşçe bir arada yaşayacağı yeni bir model arayışı, ekmek ve su kadar nesnel bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Bu modele yine Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının, ondaki kültür ve zamanın öncülük etmesi, onu inşa etmesi kaçınılmazdır.
Tıpkı yakın tarihte Misak-i Milli çerçevesinde Türklerin ve Kürtlerin öncülüğünde gerçekleşen Milli Kurtuluş Savaşı'nın daha güncel, karmaşık ve derinleşmiş bir türevini yaşıyoruz.
Son doksan yılın tüm hata, eksiklik ve yanlışlıklarına rağmen bir kez daha yanımıza, mağdur edilmiş, büyük felaketlere uğramış halkları, sınıfları ve kültürleri de alarak bir model inşa etmeye çalışıyoruz. Tüm bu kesimleri eşitlikçi, özgür ve demokratik ifade tarzının örgütlenmesini gerçekleştirmeye çağırıyorum.
Misak-i Milli'ye aykırı olarak parçalanmış ve bugün Suriye ve Irak Arap Cumhuriyeti'nde ağır sorunlar ve çatışmalar içinde yaşamaya mahkum edilen Kürtleri, Türkmenleri, Asurileri ve Arapları birleşik bir "Milli Dayanışma ve Barış Konferansı" temelinde kendi gerçeklerini tartışmaya, bilinçlenmeye ve kararlaşmaya çağırıyorum.
Bu toprakların tarihselliğinde önemli bir yer tutan "BİZ" kavramının genişliği ve kapsayıcılığı dar, seçkinci iktidar elitleri eliyle "TEK"e indirgenmiştir. "BİZ" kavramına eski ruhunu ve pratiğini vermenin zamanıdır.
Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz. Ayrıştırmak isteyenlere karşı birleşeceğiz.
Zamanın ruhunu okuyamayanlar, tarihin çöp sepetine giderler. Suyun akışına direnenler, uçuruma sürüklenirler.
Bölge halkları yeni şafakların doğuşuna şahitlik etmektedir. Savaşlardan, çatışmalardan, bölünmelerden yorgun düşen Ortadoğu halkları artık kökleri üzerinden yeniden doğmak, omuz omuza ağaya kalkmak istiyor.
Bu Newroz hepimize yeni bir müjdedir.
Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed'in mesajlarındaki hakikatler, bugün yeni müjdelerle hayata geçiyor, insanoğlu kaybettiklerini geri kazanmaya çalışıyor.
Batının çağdaş uygarlık değerlerini toptan inkar etmiyoruz.
Ondaki aydınlanmacı, eşit, özgür ve demokratik değerleri alıyor kendi varlık değerlerimizle, evrensel yaşam forumlarımızla sentezleyerek yaşamlaştırıyoruz.
Yeni mücadelenin zemini fikir, ideoloji ve demokratik siyasettir, büyük bir demokratik hamle başlatmaktır.
Selam olsun bu sürece güç verenlere, demokratik-barış çözümünü destekleyenlere!
Selam olsun halkların kardeşliği, eşitliği ve demokratik özgürlüğü için sorumluluk üstlenenlere!
,Yaşasın Newroz, yaşasın halkların kardeşliği!
İmralı Cezaevi 21 Mart 2013
Abdullah ÖCALAN."
Güncelleme: 12:58
Pervin Buldan, ve Sırrı Süreyya Önder mektubu okuyor.
Selam her iki halkın kardeşliğine. Yeni günün aydınlığıyla birlikte newrozu kutluyoruz. Dicle ve Fırat nehri Sakarya ve Meriç'in kardeşidir. Cudi ve Gabar dagı Kackar ve Erciyes'in dostudur.
1000 yıldır kardeş olan Fırat ve Dicle'nin evlatları Sakarya ve Meriçin evlatlarıyla kardeştir. Benim çığlığım dünyaya ulaştı. Yeni bir Türkiye için yeni bir süreç başlıyor.
Devrimden vazgeçmedik, yeni bir devrim süreci başlıyor. Artık silahlar sussun.Türk halkı ve Kürt halkının akan kanı duracak. Silah degil siyaset işleyecek.
Güncelleme: 12:52
DTK ve BDP Eş Başkanları Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak sahneye çıktı.
BDP milletvekillerinin tamamı kürsüye çıkıyor.
Güncelleme: 12.26
PYD temsilcisi sahneye çıkarak bir konuşma gerçekleştirdi: "Öcalan'a, Amed'e selam getirdim. Kürtler kazanacak, başaracağız."
PYD yöneticisi Ayşe Efendi, "Bugün PYD olarak birliğin gerekliliğini haykırıyoruz. Rojava'da Kobani'de birliğimizi oluşturduğumuzda özgürlüğün geleceğini biliyorduk. Bu nedenle bütün dünyanın gözü burada. Herkes Kürtlere bakıyor. Kürtlerin haklarının verilmemesi için uğraşıyorlar. Ama Afrin, Kobani ve Amed özgürlüğü getirecektir. Binlerce selam Kobani'den Amed'den İmralı'ya Serok Apo'ya olsun" diye konuştu.
Mitingde Karadenizli müzisyen Niyazi Koyuncu sahne aldı.


Güncelleme: 12:11
Newroz ateşi yakıldı. Öcalan'ın Newroz ile ilgili eski konuşmaları dinletildi.
Güncelleme: 12.05
PYD'nin temsilcileri de Diyarbakır Newroz'unda yerini aldı.

Güncelleme: 11.56
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir kürsüye çıktı. Baydemir, "Bu Newroz barışın, özgürlüğün Newrozu olsun. Ekmeksiz yaşanır, özgürlüksüz yaşanmaz" dedi.
Bugünleri gördüğümüz için Allah'a şükürler olsun diyen Baydemir, "Kürdistan'ın dört parçasının Newroz'u kutlu olsun, bu Newroz Said-i Nursi'nin, Vedat Aydınların, Mehmet Sincarların Newrozudur" dedi.
Barzani, Talabani ve Salih Müslüm'e selam yollayan Baydemir, Öcalan'a özgürlük talep etti.
Güncelleme: 11:45
Biz AKP devletini uyarıyoruz
PKK, Öcalan bayrakları ve gerilla kıyafetleriyle sahneye çıkan grup adına bir açıklama yapıldı. Muhalefet'te yer alan konuşma şöyle:
Ey Kürt halkı Devrimci ve Yurtsever Gençlik adına sizleri selamlıyorum" diye sözlere başlayan bir genç, "Önder Apo bir Newroz günü özgürlük hareketine başladı. Bizim mücadelemiz bugün Mazlum Doğan, Zekiye Alkan, Rahşan ve Berivanların öncülüğünde adım adım başarıya doğru gidiyor. Bizler Kürdistan halkı olarak ilk başta Önder Apo'nun Kürdistan şehitleri ve kahramanlarının yine bütün dünya halklarının Newroz'unu kutluyoruz. Önder Apo ve bütün Kürdistan şehitlerinin huzurunda eğiliyoruz. Bizler büyük bir savaş ve büyük bir barış için Önder Apo ile birlikteyiz. Rêber Apo özgür ruhumuzdur. Rêber Apo özgür düşünce ve özgür bedenimizdir. Bu tarihi günde biz AKP'ye sömürgeci Türkiye Cumhuriyeti'ne güvenmiyoruz. Önder Apo ve PKK'ye güveniyoruz. Bir taraftan barıştan söz edenler bir taraftan da hem askeri hem de siyasi operasyonları devam ettiriyor Başbakan Erdoğan. Erdoğan, 'HPG gerillaları eğer geri çekilirse biz bir şey yapmayacağız' diyor. Biz AKP devletini uyarıyoruz. Bu süreçte AKP oyun oynamasın. Eğer oyun peşindeyse bilsinler ki biz ne eskisi gibi savaşırız ne de eskisi gibi yaşarız. Artık işkenceci İmralı sistemine tahammülümüz kalmadı. Önder Apo'nun bir an önce özgür bırakılması gerekiyor" dendi.
Güncelleme: 11.21
Newroz kutlamaları sürerken, Abdullah Öcalan'ın mesajının saat 13.00'da Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder tarafından okunacağı belirtiliyor.
Güncelleme: 11.06
Newroz kutlamaları kürsüden başlayan selamlama konuşmasıyla başladı.

Güncelleme: 10.30
Diyarbakır'da Newroz alanı dolmaya devam ediyor. Alana girişler sürüyor.

Fotoğraf: Erdal İmrek
Abdullah Öcalan’ın “tarihi bir çağrı yapacağım” dediği Newroz kutlamaları bugün Diyarbakır’da sabahın erken saatlerinde başladı.
“Öcalan'a özgürlük, Kürtlere Statü”başlığıyla yapılan kutlamalar öncesinde, ANF’de yer alan bilgiye göre, kentin en işlek caddeleri olan Ekinciler, Dağkapı Meydanı, Urfa yolu, Şehitlik, Oryıl, Dörtyol ve kentin tüm otobüs durak ve bilinen noktalarından on binler yürüyüş, özel araç ve otobüslerle alana akıyor.
Okullara gitmeyen öğrenciler üniformaları ile Newroz alanına yürüyüşle gitti. Otobüslere "Newroz pîroz be" yazılı dövizler asıldı. Merkez Bağlar Dörtyol'da bazı Roman ailelerin çocukları ve piknik sepetleri ile halk otobüsüne binerek Newroz alanına gittikleri görüldü. Burada toplanan kadınlar giydikleri rengarenk yöresel elbiseler ile otobüslere binerek alana gitti. Dörtyol'dan özel araç ve ticari taksi ile de alana mangalları ile gidenlerin olduğu gözlendi. Kentin en işlek caddeleri olan Ekinciler, Dağkapı Meydanı, Urfa yolu, Şehitlik, Oryıl, Dörtyol ve kentin tüm otobüs durak ve bilinen noktalarından on binler yürüyüş, özel araç ve otobüslerle alana akıyor.
Alana girişlerin sabahın erken saatleri olmasına karşın yüzbinler şeklinde olduğu belirtilirken, Diyarbakır’ın ilçelerinin neredeyse boşaldığı ifade ediliyor.



Öcalan'ın mesajını okuyacak isimler belli oldu
Dün BDP'ye ulaştırılan Öcalan'ın Newroz mesajı bugün Kürtçe ve Türkçe olarak kürsüden okunacak. Öcalan'ın gönderdiği mesajı Newroz alanında BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ile İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder okuyacak.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.