Marmara İletişim Dekanı bu sefer akademisyeni tehdit etti

Daha önce akademisyenlere ve öğrencilere açtırdığı soruşturmalar ve verdiği cezalarla gündeme gelen Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Devran, bu kez de bir öğretim üyesini tehdit etti ve ülkücü öğrencilere hedef gösterdi.
Pazartesi, 06 Ağustos 2012 13:43

Sosyal medyada kendisine ve üniversitedeki uygulamalara ilişkin eleştiriler yapmaları nedeniyle akademisyenlere ve öğrencilere açtırdığı soruşturmalar ve verdiği cezalarla gündeme gelen Marmara Üniversitesi (MÜ) İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Devran, bu kez de bir öğretim üyesini tehdit etti ve ülkücü öğrencilere hedef gösterdi.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gözde Yılmaz, Dekan Prof. Dr. Yusuf Devran tarafından kendi hazırladığı yüksek lisans ve doktora listesini jüri üyesi olarak imzalamadığı için tehdit edilip açık hedef gösterildiğini belirterek savcılığa başvurdu.

Hürriyet Gazetesi'nden Ali Dağlar'ın haberine göre, savcılık ifadesinin ardından isteği üzerine Doç. Yılmaz’a çağrılı koruma verildi, yakın koruma talebi için de valiliğe yönlendirildi. Dekan Devran’ı Cumhurbaşkanı, Başbakanlık Teftiş Kurulu ve rektörlüğe de şikayet eden Yılmaz, dekanın jüri üyelerine onay için sunduğu, istedikleri isimleri “nokta”, istemediklerini “harfle” işaretlediği fişleme listesini delil olarak sundu.

MÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gözde Yılmaz’ın başarılı akademik hayatı, yüksek lisans ve doktora mülakat sınavlarında jüri üyesi olarak görevlendirilmesinin ardından kabusa dönüştü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na fakülte dekanı Prof. Yusuf Devran aleyhine suç duyurusunda bulunan Doç. Yılmaz, Cumhuriyet Savcısı Ali Çelebi’ye şu ifadeyi verdi:

Devran'ın diğer icraatlarına ilişkin haberimiz için tıklayınız.

"Dekan Yusuf Devran bana 2 adet liste vererek doktora ve yüksek lisans sınavlarında bazı öğrencilerin sınavı kazanmaları, bazılarınınsa kazanmamaları için müdahale etmek istedi. Bu listelerde bazı öğrenciler yanlarına işaretler konularak fişlenmişti, ben bu müdahaleyi kabul etmedim. Diğer jüri üyelerine de aynı listelerden vermiş. Ben mevzuata göre sınav yaptım, her öğrenciye hak ettiği puanı verdim, yeterli puanı alan öğrenci sınavı kazanıp ilgili bölüme girdi. Bunun üzerine dekan bazı öğrencilerin terörist olduğunu, benim bu öğrencileri koruyup sınavı kazandırdığımı ileri sürüp beni suçladı."

"Dekan öğrencileri kışkırtıyor, asistanları tehdit ediyor"
"Bazı öğrencileri bana karşı kışkırttı. Özellikle ülkücü öğrencileri kışkırtarak benim terörist öğrencilere sahip çıktığımı söyleyip bana cephe almalarına sebep oldu. Ülkücü öğrenciler bana gözdağı vermek için kapımda nöbet tuttu. Sınavın ertesi günü kazananların listesini açıklamamaları için asistanları tehdit etti. Akşam saat 21.00’de okula çağrıldım, dekan tarafından hazırlanan, hak etmeyenleri içeren ve fişlenen öğrencileri kati bir suretle dışlayan şekilde oluşturulmuş liste bana imzalattırılmaya çalışıldı, kabul etmedim. Dekan üzerime yürüdü, dolaylı olarak beni sürmekle tehdit etti.”

Dekandan sosyal paylaşım sitesinde fişleme faaliyeti

Doç. Yılmaz, polis ifadesinde de şöyle devam etti:

"Sınav sabahı Dekan Devran, kendisi tarafından fişlenmiş öğrenci listelerini benim de içinde bulunduğum jüri üyelerine verdi. Bu listede bazı öğrencilerin isminin yanında nokta (.), bazı öğrencilerin isimlerinin yanında da harf kısaltmaları vardı. Bunların anlamı, adının yanında nokta varsa, o öğrenciler dekanın kazanmasını istediği öğrenciler, diğer harf kısaltmaları ise sevmediği hocaların isimlerinin baş harfleri ve bu hocalarla sosyal paylaşım sitelerinde selamlaştıkları için kazanmaması gereken öğrenciler, (P) harfinin ise terörist ve yine kazanmaması gereken öğrenciler şeklinde olduğunu söyledi."

Beğenmediği öğrencilerin listesini böyle öğüttü
Doç. Dr. Yılmaz polis ifadesinde Dekan Yusuf Devran’ın 20 Haziran 2012’de yüksek lisans ve doktora mülakatlarının gece saat 24.00’te bitmesine ve diğer jüri üyeleri ayrılmasına rağmen kendisinin okuldan ayrılmasına izin vermediğini, 02.30’a kadar okulda tutulduğunu, “fişleme doğrultusunda hareket etmediği” için dekanın tüm asistanların önünde “Teröristleri yüksek lisansa alıyorsun” diye bağırarak üzerine yürüdüğünü söyledi.

Doç. Yılmaz, Dekan Devran’ın, beğenmediği kazananlar listesini okulda bulundurduğu kağıt kırpma makinesinde yok ettiğini belirterek, “Dekan tarafından bizzat ilgili grupların açık hedefi haline getirildim. Can güvenliğim yok, okula korku içinde gidiyorum, korunma talep ediyorum” dedi. Emniyet, Doç. Yılmaz’ı “çağrılı koruma” sistemine dahil etti, çağrısına öncelikli yanıt verileceği, ev ve işyeriyle çevresinin sürekli motorize devriyelerle kontrol edileceği bildirildi. Yakın koruma talebi için de prosedür gereği valiliğe başvurması istendi.

"Dekanlık sahte dilekçe organize etti"
Yılmaz 10 Temmuz’da dersinden yaptığı sınav sonuçlarının okulda asılmasından 1,5 saat sonra tatil dönemi olmasına rağmen sınavlarda başarılı olamayan 16 öğrencinin sekreterliğe itiraz dilekçesi sunduklarını belirterek, “O gün sadece 2 öğrenci okuldaydı, diğer öğrenciler adına 2-3 kalem ürünü imzalarla dilekçe verildi, dekan baskısıyla yüksek lisansa kabul edilen bu kişiler, kendi dersinden geçirilmelerini istiyorlardı. Bu da dekanlığın organize ettiği, tarafıma yönelik komplonun bir başka delili” dedi.