Kızılay'da toplu dinlemeye inceleme

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başvurusu üzerine ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın itirazına rağmen verilen kararla Kızılay'ın üç bölgesinde 3 saat boyunca yapılan tüm telefon görüşmelerinin dökümü savcılığa verildi. Yargıtay Başkanı Gerçeker'in eleştirdiği kararla ilgili HSYK tarafından inceleme başlatıldı.
Perşembe, 04 Haziran 2009 22:23

soL (HABER MERKEZİ) Hürriyet gazetesinin haberine göre, 27 Ocak 2009 Salı günü Ankara'nın göbeğindeki Kızılay Meydanı'nda üç ayrı bölgede 3 saat boyunca yapılan tüm telefon görüşmelerinin arayan, aranan, tarih ve saat bilgileri mahkeme kararıyla savcılığa verildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 25 Şubat 2009'da Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvurdu. Başvuruda, Ankara'nın merkezi olan Kızılay yakınındaki üç bölgede, 27 Ocak günü belirli saatlerde yapılan görüşmelerin tamamının dökümleri istendi. Mahkeme, savcılığın bu üç bölgedeki konuşma trafiğinin birer saatlik dökümlerinin verilmesi talebini uygun görerek, 'iletişim tespit kararı' verdi.

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ise, "Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre kararda izlenecek kişinin ismi ve telefon numarası yer almalıdır" diyerek buna itiraz etti. Yüksek Mahkeme'nin itirazı gerekçe göstermeden reddetmesi sonucu, 27 Ocak'ta Kızılay'ın 3 bölgesinde 25 baz istasyonundan alınan verilere dayalı olarak şüpheli - şüphesiz ayrımı yapılmadan binlerce kişinin telefon konuşmalarının dökümü savcılığa verildi.

Mahkeme, 27 Ocak 2009 günü, Ziya Gökalp Caddesi ile Mithatpaşa Caddesi'nin kesiştiği yerde 19.00 ile 20.00, Tıp Fakültesi Caddesi 150 numarada 20.00-21.00 ve Akdere Mutlu Mahallesi Zabıta Blokları'nda 20.30-21.30 saatleri arasında "Turkcell, Avea ve Vodafone"a ait kodları tek tek gösterilen 25 ayrı baz istasyonundaki kayıtların "arayan, aranan, tarih ve saat" şeklindeki detaylarının tespitine karar verdi.

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker de dinleme kararına tepki gösterdi. Kızılay'ın tamamına yönelik genel dinleme kararı alınamayacağını söyleyen Yargıtay Başkanı, "Herkes dinlendiğine ilişkin endişe duyuyor. Kanunların hiçbir zaman delinmemesi gerekir. Dinlemenin nasıl yapılacağına dair yasalar ve yargı kararları ortada. Ona göre dinleme yapılmalıdır. Yapılmamışsa usulsüzlük var demektir" diye konuştu.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) da olayla ilgili res'en inceleme başlattı. İnceleme kapsamında, kararı veren mahkemenin bağlı bulunduğu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan mahkeme kararı, savcılıkça mahkemeye gönderilen iletişimin tespitine ilişkin talep yazısı, Telekomunikasyon'un yaptığı itiraz ve mahkemece reddedilen mahkeme tutanaklarının başsavcılıktan gönderilmesi istendi. "Usülsüz ve yasalara aykırı" bir durum tespit edilmesi halinde HSYK Adalet Bakanlığı'na suç duyurusunda bulunacak. Sürecin devamında, bazı yetkililer için görevlerini kötüye kullandıkları gerekçesiyle soruşturma açılması gündeme gelebilir.