Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

KCK Yürütme Konseyi üyesi Duran Kalkan ANF'ye konuştu

KCK Yürütme Konseyi üyesi Duran Kalkan <strong><em>ANF</em></strong>’ye verdiği röportajda PKK’nin, Öcalan ile görüşmelere ve sürece ilişkin, görüşlerini aktardı.

Yayın Tarihi: 27.02.2013 , 11:40 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:51

Öcalan ve BDP heyetinin görüşmesinin ardından, İmralı’da konuşulanlar, verilen mektuplar, çözüm süreci, yol haritası vs… başlıklarda bir çok tartışma yürümeye devam ediyor.

KCK Yürütme Konseyi üyesi Duran Kalkan ANF’ye verdiği röportajda PKK’nin, Öcalan ile görüşmelere ve sürece ilişkin görüşlerini aktardı.

Röportajın satır başları şu şekilde:

-Cumartesi günü ikinci BDP heyeti Sayın Öcalan’ı ziyarete gitti. Beş saatlik uzun bir görüşme yapıldı, hemen ardından da, Pervin Buldan Öcalan adına kısa bir açıklama yaptı. Bu açıklamayı nasıl yorumluyorsunuz?

Belli bir tartışma yapıldığı anlaşılıyor. Belli ki bazı şeyler hazırlanmaya çalışılıyor. Geçmişte de Önder Apo bu tür görüşmeler için şunu demişti: ‘‘Çözümün, barışın arka planını hazırlıyoruz. Zihniyet temelini hazırlıyoruz.’’ Hala bir hazırlık çalışması içinde olunduğu anlaşılıyor. Bir kararlılık, netlik var. Fakat bu bir sonuç değil. Hatta bir başlangıç bile değil, hatta bir başlangıcın arayışı denilebilir. Umudun yaratılması, yeniden bir istek, niyet, başlangıç oluşturulması, çabası var. Hazır bir şey yok. Aslında her şeyi biraz zorlu bir mücadele ile adım adım hazırlama çabası var.

-Sayın Öcalan’dan çağrı geldi. Karşılıklı esirlerden söz etti. Bu aslında iki tarafa çağrıydı ancak, Türk medyasına baktığımızda sadece size yönelik bir çağrıymış gibi yansıtılıyor. Aslında iki tarafaydı? Hangi koşullarda esirleri bırakmaya evet diyebilirsiniz?

İnsani açıdan da, politik açıdan da diyeceğimiz, reddedeceğimiz, katılmayacağımız bir durum yok. Hareket olarak, onun militanları olarak zaten bu zihniyet, bu anlayış ile doluyuz…

Serbest bırakma hangi koşullarda olur bir boyutu süreçle bağlantılı olur. Önder Apo’nun geliştirmeye çalıştığı demokratik süreç ilerlerse, bu ortamı yumuşatırsa iyi niyet yaklaşımları olarak karşılıklı bu tür adımlar gündeme gelebilir. İkincisi, arabulucular olur, karşılıklı görüşmeler olursa böyle bir durum yine gelişebilir.

Önder Apo’nun çağrısını da tek yanlı anlamadık. Karşılıklı olmasını temenni ettiğini anladık. Öyle bir arayış gelişirse biz kapalı değiliz, açığız. Tek taraflı olarak da kimse bizden bunları beklemesin.

-Pervin Buldan açıklama yaptı. İki tarafa çağrısı var dedi. Medyanın bir tarafı tümden yok sayması, manipüle etmesi, olduğu gibi sizi işaret etmesi bu dil çözüme hizmet eder mi?

Medya gerçekten olumlu rol oynamıyor. Tarafgir yaklaşıyor. Oysa demokratikleşme basın özgürlüğüyle etle tırnak gibi iç içedir. Kürt sorunu gibi çok insani çok haklı bir sorun, basın özgürlüğü ile bütün özgürlüklerle iç içedir. Ulusal özgürlük, dil özgürlüğü olmadan ifade özgürlüğü olur mu basın özgürlüğü olur mu? Bu medya kendi özgürlüğüne kendi kimliğine ters düşüyor. Onun sonucunda Buldan’ın sözlerini böyle yorumluyor. Taraf, kuruluşları böyle. Biraz tarafsızlığa doğru geldiler mi uyarı alıyorlar Hükümet’ten. Hiçbir diktatörlükte bile böyle baskı yok. Hemen toplantıya çağrılıyorlar ya tehdit ediliyor ya çeşitli tavizlerle satın alınmaya çalışıyorlar. Ondan sonra da tümüyle Hükümetin politikaları doğrultusunda yayın yapıyorlar.

-Bir yandan da operasyonlar sürüyor...

AKP’nin yaklaşımı çözüm yaklaşımı değil, sadece kelime olarak ‘çözüm’ diyor. Yani neyi çözecek? PKK’yi mi çözecek, İmralı’yı mı çözecek. Yoksa Kürt sorununu mu çözecek, faşist milliyetçi histeriyi mi çözecek, o belli değil. Ciddi bir çözüm yaklaşımı yok. Söyleminde ve eyleminde bir tutarlılık yok. Söylemi de kupkuru, açık değil, muğlâk.

AKP yaklaşımında oy yaklaşımı, politik yatırım çok önde. Mesela Mardin’i büyükşehir yapmış orayı almak için bizzat Tayyip Erdoğan neredeyse Mardin Valisi haline gelecek. Benzer pilot bölgeler seçmişler. Hepsini seçim için yapıyor, seçimi kazanmak için ona uygun bir zemin yaratmak istiyor diyenler var. Bu görüş yanlış değil. Tam yeterli olmayabilir, amacı tümden bu denilmeyebilir. Ama bir boyutu seçimi kazanmak için ortamı yumuşatmak oluyor. Ama tek o değildir. Kürt halkını, mücadele gücünü yumuşatmaya çalışıyor. Ama kendi vurma güçlerini hazır tutuyor. Burada akıl alır bir şey. Geri çekilme diyor. “Giderlerse onlara bir şey demeyeceğim” diyor. Gitmezlerse de bir şey diyemiyorsun zaten! Lütuf mudur bu? Gidin dediği yerleri bombalıyor, giderken de bombalıyor.

Bölücünün kim olduğu, ayrılıkçının, saldırganın kim olduğunu Sinop’ta Samsun’da Hatay’da gördük. Hangi partilerin, hangi toplumların birbirine düşmanlık oluşturmada ne duruma geldiklerini görüyoruz. Herhalde Sinop’taki durumu PKK yaratmadı. AKP siyaseti, MHP, CHP siyaseti yarattı. Kürtleri inkar eden onun arka planındaki psikolojik savaş yarattı. Öyle yaptılar ki insanları tam bir histerik ırkçı duruma getirdiler. Kürt gençlerine savaşır kılabilmek için. Sorun Kürtlerden kaynaklanmıyor. PKK gitsin sorun çözülsün deniyor. PKK sorun falan değil. PKK bir sorunun ortaya çıkardığı bir güç ve bir çözüm gücü. Soruna çözüm arıyor. Sen çöz, PKK mevcut PKK olmaktan çıkar.

-Hala deniyor ki gerilla geri çekilecek mi, PKK silah bırakacak mı, ateşkes olacak mı? Bu tartışmaları zaman kaybı olarak görüyor musunuz?

Evet, hem zaman kaybı hem de yanlış görüyoruz. Ben öyle söyleyenlere şu tavsiyelerde bulunabilirim bir de şöyle desinler, acaba bu Türk ordusu Kürdistan’daki gücünün yüzde doksanını geri çekecek mi? Türk devlet polisi Kürdistan’dan gidecek mi? AKP Kürdistan’daki yönetimi Kürtlere bırakacak mı? Kürtler kendi seçimlerini yapacak hala gelecek mi? Eğer sorun çözülecekse böyle olacak. AKP yapacak, devlet yapacak. PKK’nin yapabileceği şeyler sınırlıdır. Ve PKK sorunu açığa çıkartıp çözümü dayatmakla mükelleftir. Çözüm üretecek güç devletir, hükümettir.

Kürtler bu çözümü kabul ederlerse PKK onun önünde de engel değildir. Bırakılım Kürt iradesi ortaya çıksın. Kürtlerin içinde seçim yapalım, tabii PKK de görüşlerini söyleyebilsin, toplum neye karar verirse biz ona da razıyız. PKK yani elbette ki çözüm gelişirse, çözümün durumuna göre kendi durumunu değiştirebilir de. Değiştirecektir de.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.