KCK davasından tutuklu gazetecilerin duruşmasında ilk gün tamamlandı

Gerilimli başlayan duruşmanın öğleden sonraki oturumu tamamlandı. İlk günkü duruşmaya Kürtçe savunma ve mahkemenin taraflılığı tartışmaları damga vurdu. Duruşmaların perşembe gününe kadar devam edeceği bildirildi.
Pazartesi, 10 Eylül 2012 20:39

Kürt basın emekçilerinin yargılandığı KCK basın davasında mahkeme heyeti verdiği öğle arasının ardından avukatların usule ilişkin taleplerini aldı.
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada ilk sözü Avukat Baran Doğan aldı. Mahkeme Başkanı Ali Alçık’ın Doğan’a söz verirken “sanık Baran Doğan” demesi ise salonda gülüşmelere neden oldu. Doğan, “Allah söyletti herhal” dedi.

“Bu mahkemeler adil olamaz”
Avukat Doğan, “Bu mahkemeler adil yargılama yapamazlar, bu şekilde devam edemezsiniz” dedi. Mahkemenin görevinin bitmesinin davanın bitmesine bağlı olduğunu hatırlatan Doğan, “Gece yarısı mahkeme mi kurulur? Bir cümleden ibaret mahkeme mi olur? Ama oluyor. Adil yargılama için sanıkların doğal yargıcın önüne çıkması gerekiyor” dedi.

“Başbakan anayasal suç işliyor”
Doğan, “Mahkemeler bağımsız değil talimat ve emir alıyor” diyerek tutuklu gazetecilere, “Telefonla bir yargıcı arayıp şöyle karar verilecek mi diye sorulur mu?” sorusu yöneltti. Gazeteciler arasından, “Cemaattenseniz olur” şeklinde yanıt geldi. “Talimat ve emir almamadan bahsedersek komik olur. Başbakan anayasal suç işliyor” diyen Doğan, mahkemede yayın yasağı konulmasının da yargılamanın şeffaf olmamasından kaynaklı olduğunu ifade etti.

“Muhalifleri susturma, rejimi yerleştirme davası”
Doğan, “KCK davalarında Kürtler yargılanıyor diyoruz, mahkeme yargılamıyoruz diyor. Bu davada basın yargılanıyor desem hayır diyeceksiniz. Ama iddianame öyle diyor bu dava muhalifleri susturma, rejimi yerleştirme davasıdır” diye konuştu.

Savcı taleplerin reddini istedi
Doğan, mahkeme heyetinin görevini bırakarak Anayasa Mahkemesi’nden gelecek yanıtı beklemesini, tutuklamanın “tedbir” olduğu gerekçesiyle tahliye talebinin kabul edilmesini istedi. Mahkeme heyetinin talepler hakkında görüşünü sorduğu savcı ise taleplerin reddi yönünde görüşünü açıkladı.

Mahkeme ana dilde konuşmaya izin vermedi
Avukat Doğan'nın ardından, tutuklu yargılanan gazeteci Ertuş Bozkurt söz aldı. Bozkurt'un konuşması sözlerine “Kürtçe” başladığı gerekçesiyle engellendi. Mahkeme başkanı Alçık, “Kürtçe konuşacaksa ben niye söz hakkı veriyorum? Nasıl Kürtçe geçecek zapta, onu söylüyorum. Bu yüzden sanığın beyanı alınmadı” dedi.

“Savunmamızı Kürtçe yapacağız”
Mahkemenin tutumuna karşılık söz alan tutuklu gazeteci Yüksel Genç, “Dilin imhası varsa kimliğin imhası da vardır. Ana dilde konuşmak nefes almak gibidir” diyerek 12 Eylül sürecinde uygulanan “Vatandaş Türkçe konuş” uygulamalarını örnek gösterdi. Yüksel, “Biz haklarımızdan bahsetmeyeceğiz, hiçbir yasa maddesiyle tanımlanmaya ihtiyaç duyulmayan anadil talebimizi dile getireceğiz, savunmamızı böyle yapacağız” dedi.

“Sessiz olmazsanız salonu boşaltırız”
Mahkeme heyeti duruşmaların Perşembe gününe kadar yapılacağını duyurdu. Mahkeme salonunda ses sisteminde yaşanan sorundan ötürü izleyicilerin tepki göstermesine Alçık, “Duruşmanın şeyini bozmayalım. Ne gerek var ki şimdi böyle şeylere yani? Sessiz olun yoksa boşaltırız seyirci bölümünü” şeklinde tehditte bulundu.

Anadilde savunma ve tercüman talep ettiler
Avukatlar duruşmada sesli, görüntülü kayıt yapılmasını ve kayıt için monitör bulundurulmasını, müvekkillerin yanına oturtulmalarını, duruşma salonunun yetersiz olmasından ötürü fotoğrafının çekilip dosyaya konulmasını ve ana dilde savunma talebi için kabul kararı ve tercüman verilmesini talep ettiler.

Avukatlardan ayetli talep
Duruşmada avukatların ırk, dil, din ırk ayrımı gözetilmemesini anlatmak için “cemaat”in anlaması adına ayetli örneklerin verildiği ve konuşmasına Kürtçe başladıktan sonra söylediklerini Türkçe’ye çevirerek devam eden avukatların talepleriyle geçen duruşmada ana dilde savunma hakkı vurgulandı.

“Başbakan ben istediğimi yaparım diyor”
Avukat Meral Danış Beştaş da, “AKP’nin basın yayın üzerindeki engellemeleri, sansürü görülüyor. Başbakan ben istediğimi yapacağım diyor. Şen şakrak bir medya oyunu oynanıyor. Ne kadar özgür bir basın var?” dedi.

“Utanmadan, sıkılmadan yargılama devam ediyor”
Duruşmada avukat Abdülkadir Boğa, “Bağımsız olması gereken mahkemeler utanmadan, sıkılmadan yargılamaya devam ediyor” deyince Alçık, “Utanması sıkılması gereken biz değiliz. Utanması sıkılması gereken mahkemeye bunları söyleyenlerdir” dedi. Bu yanıt üzerine avukatlardan, “Başbakan size talimat verdiğine göre bu sözlerinizin muhatabı başbakansa ellerinizden öperiz” dedi.

Avukatların talep konuşmaları yarın devam edecek. Mahkeme Başkanı duruşmaya Perşembe gününe kadar devam edileceğini duyurdu.

(soL – İstanbul)