Kağıttan kılıçlar çekildi!

Tayyip Erdoğan ile Aydın Doğan arasında başlayan kavga, medya gruplarının, patronlarına bağlı olarak, Erdoğan'ın veya Doğan'ın sözlerini manşete taşımasıyla renklendi, boyutlandı.
Salı, 09 Eylül 2008 07:59

soL (HABER MERKEZİ) Aydın Doğan medyası ile Başbakan Tayyip Erdoğan arasındaki kapışma, bugün tarafların gazetelerinde manşete taşınan haberlerle ve köşe yazılarıyla sürdü. Deniz Feneri yolsuzluğuna Erdoğan'ın da dahil olduğu iddialarını haberleştiren Doğan medyası, Erdoğan'ın buna tepkiyle yaptığı sert açıklamalara karşı, "patronlarının" yanıtını manşete taşıdı.

AKP Medyası, Doğan Grubu'na karşı!
Doğan medyasının Deniz Feneri yolsuzluğuna Tayyip Erdoğan'ın isminin karıştığı iddialarını haber yapmasının ardından, Tayyip Erdoğan'ın "neden böyle yaptığınızı açıklayın, size bir hafta müddet yoksa ben açıklayacağım" demesi, AKP medyası tarafından "Bir hafta müddet" başlığıyla manşetlere ve sürmanşetlere taşındı. Tercüman gazetesi, "Çevreci Doğan sevsinler seni" sürmanşetiyle ve ana sayfadan verdiği "Vurgunları böyle yaptılar" haberiyle, Aydın Doğan'ın, Hilton Oteli için Erdoğan'dan ayrıcalık talebinde bulunduğunu, olumsuz yanıt alması üzerine Deniz Feneri olayının üstüne gittiğini yazdı.

Çalık Grubu'na ait Sabah gazetesi, Tayyip Erdoğan'ın "Hilton için niye bana geldin" sözlerini manşet yaptı. Yeni Şafak gazetesinin manşeti, "Bizi izlemeye devam edin"di. Haberde, Tayyip Erdoğan'ın kendisine yönelik haksız ve sert suçlamalara, aynı sertlikle yanıt verdiğinin üzerinde duruldu. Yine aynı haberde, Tayyip Erdoğan'ın "Doğan Medyası yalan yazdıkça ben de açıklayacağım" sözlerine yer verildi. Yeni Şafak gazetesi, Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi'nin açıklamalarını da, "Doğan'ın Basın Konseyi Ekşi'nin açıklamaları" ifadesiyle okuyucularına duyurdu.

"Almanlar Erdoğan'a karşı!"
Yeni Şafak gazetesinin AKP'nin gayri resmi sözcüsü olan yazarı Fehmi Koru, "Taha Kıvanç" mahlasıyla yazdığı yazısında, Almanya'da görülen davaya Tayyip Erdoğan'ın adının karıştırılmasının rastlantı olmadığını iddia etti. Kıvanç, "Almanlar bunu hep yapıyor" diyerek, daha önce de Erdoğan karşıtı kampanyaların altında Almanya'nın imzası bulunduğunu söyledi.

Star gazetesi "Açıklamazsan açıklarım" sürmanşetiyle benzer içerikte bir haber yaparken, köşe yazarlarından Şamil Tayyar, Aydın Doğan medyasının Ergenekon'u da gizlemeye çabaladığını yazdı.

AKP yanlısı medyanın büyük bölümü Çalık Grubu'na ait ve Tayyip Erdoğan'ın "benim Doğan gibi kalemşorlarım yok" demesine rağmen, gruba ait gazete ve televizyonların başında, Başbakan'ın damadı oturuyor. Çalık Grubu'na ait olmayan AKP medyasının da aynı başlıkta ve aynı içerikteki haberler yapması, bu grubun da Doğan Grubu'nun karşısında bir medya tekeli oluşturduğunu gösteriyor.

Başbakan neden açıklamadı?
Tayyip Erdoğan'ın "bugüne kadar sustum, açıklamazsan ben bir hafta içinde neden böyle yaptığını açıklarım" sözlerini haberleştiren gazeteler, bir yandan Aydın Doğan'ın da kirli işleri olduğunu beyan ederken, bir yandan da, bu usulsüzlüklerin Erdoğan tarafından bilindiğini, ancak ülkenin başbakanının, Deniz Feneri yolsuzluğuna kadar sustuğunu da açıklamış oluyorlar. Erdoğan'ın usulsüzlükleri bildiği halde bugüne kadar konuyla ilgili hukuki süreç başlatmamış olması, AKP medyası için haber değeri taşımıyor.

Zaman "ince gördü", Vakit cepheden saldırdı
AKP'yi "ince ayarla" destekleyen Zaman gazetesi, tartışmanın açıktan tarafı olmaktan kaçındıysa da, "Başbakan, Aydın Doğan'a bir hafta süre verdi: İftiraların sebebini açıklamazsan ben açıklarım" haberi, Çalık Grubu'ndan fazlaca farklılık taşımadı. Vakit gazetesi ise "Derginden utan be adam!" sürmanşetiyle, Doğan Grubu'na ait Capital dergisinde çıkan Deniz Feneri ile ilgili "en güvenilir dernek" haberini hatırlattı. Vakit, "Hodri Meydan" manşetiyle de, Erdoğan'ın ağzından Doğan Grubu'na meydan okudu.

Amiral gemisi Hürriyet
Doğan Grubu'ndan Radikal, yaşanan kavgaya sadece ana sayfasında yer verdi. Grubun karşı salvosu Hürriyet gazetesinden geldi. Hürriyet, Aydın Doğan'ın ağzından "Biat etmeyeceğiz" derken, Tayyip Erdoğan'ın suçlamalarının kendilerine yönelik bir yıldırma operasyonu olduğunu duyurdu ve Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarının, AKP'lilerin karıştığı yolsuzluk skandallarına rastladığına dikkat çekti.

"Silahşor arıyorsan, damadına bak"
Gazetenin yazarlarından Ahmet Hakan, "Ayıp ediyorsun Başbakan" başlıklı köşe yazısında, Tayyip Erdoğan'ın "senin maaşlı köşe yazarların, silahşorların var... Benim yok" iddialarının kendilerini töhmet altında bıraktığını ve buna hakkı olmadığını söyledi. Hakan, "devletin bankalarından verdiğin kredilerle satın alınan gazete ve televizyonların başında damadın oturuyor... Türkiye'nin ikinci büyük medya grubunun başında damadın var ve sen buna rağmen, 'benim maaşlı silahşorum yok' diyebiliyorsun... Allah gözünü doyursun Başbakan!" diyerek sitem etti. Hakan, Erdoğan'a, silahşor arıyorsa en yakınına, damadına bakmasını salık verdi.

Doğan Grubu'nun ağır toplarından Milliyet gazetesi, sürmanşetten verdiği "Ne biliyorsan hemen açıkla" cümlesiyle, AKP basınının "hodri meydan"ına karşı rest çekmiş oldu.

Türkiye'nin tirajı en yüksek gazetesi Posta, "AK kararıyor" manşetiyle, ana sayfanın tamamında AKP'lilerin karıştığı yolsuzlukları okurlarına duyurdu.

İki günlük tartışmada bazı ayrıntıları ortaya çıkan, Hilton'a rezidans, CNN Türk'e frekans, Çalık Grubu'na verilen rafineri ihalesi gibi konuların, yarınki tartışmalarda okurlara duyurulmamış yanlarıyla derinleşmesi bekleniyor.

"Medyaya dönük kısıtlayıcı politikalar"
Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, dün bir açıklama yaparak "Doğan Medya Grubu'nu hedef alan suçlamaların medyaya dönük yeni ve kısıtlayıcı politikaların habercisi olabileceğini gördüklerini" söyledi.