Kafkasya yeni sorunlara gebe...

Türkiye ile Ermenistan arasında start verilen "normalizasyon" sürecinin ayrıntıları netleşmeye başladı. Ermenilerin 1915 olaylarının 94'üncü yılını anacağı bugün, Obama'nın "soykırım" demeyeceği tahmin ediliyor.
Cuma, 24 Nisan 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) Dışişleri Bakanlığı'nın, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin "normalizasyon"u için her iki tarafın da üzerinde mutabık kaldığı bir "yol haritası" belirlendiği yönündeki resmî açıklamasının ardından, "yol haritası"nın belli başlı ayrıntıları ortaya çıktı.

Türkiye ile Ermenistan'ın, ilişkilerin "normalizasyon"unu içeren protokolü, Dağlık Karabağ sorunu ve Azerbaycan'dan son dönemde yükselen tepkiler nedeniyle "yol haritası" olarak tanımlamayı uygun buldukları, protokolün, belirli komisyonlar oluşturulmasını ve taraflar arasında kurulacak diplomatik ilişkinin biçimine ilişkin pek çok ayrıntının bu komisyonlarda görüşülmesini kapsadığı öğrenildi. Komisyonların, vergi, ticaret, sınır, tarih ve diplomatik ilişkiler başlıklarında çalışmalar yapmaları öngörülüyor.

Diplomatik ilişkiler konusunda üzerinde durulan senaryolardan ilkinin, Türkiye ve Ermenistan'ın Gürcistan'daki büyükelçilerinin karşılıklı olarak Ankara ve Erivan'a akredite olmalarını içerdiği, ikinci senaryo olarak da, sürecin bir aşamasında tarafların karşılıklı olarak başkentlerde temsilcilik açmalarının gündeme alındığı belirtiliyor.

Protokol iki paketten oluşuyor

İki paket üzerinden yapılan görüşmelerde birinci paketin Türkiye ile Ermenistan arasındaki paket olduğu ve üç unsuru kapsadığı bildirildi. Bu pakette komisyonların kurulması, sınırların açılması, büyükelçilik açılması bulunuyor.

İkinci paketin Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ sorununun çözümüne yönelik olduğu, Türkiye'nin her iki paketteki konuların koşut ilerlemesi konusundaki talebinin Ermenistan tarafından kabul edildiği söyleniyor. Hükümet kaynaklarının ise, Dağlık Karabağ sorununun çözülmesini içeren pakette Azerbaycan'ın beklentileri doğrultusunda ilerleme sağlanamaması durumunda sınırların açılmayacağını söyledikleri ifade ediliyor. ABD'nin baskısıyla Dağlık Karabağ'a ilişkin ilk "olumlu" sinyallerin yaz ortalarında gelmesi bekleniyor.

Türkiye, Ermenistan sınırını, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ sorunu nedeniyle 1993'den bu yana kapalı tutuyor. Ermenistan tarafındaki sınır kapısı ise açık...

Türk Dışişleri açıklamayı "ABD saati ile" yaptı

Önceki gece, Başbakan Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın yaklaşık üç saat süren ikili görüşmelerinin hemen ardından yapılan, Ermenistan ile yol haritasında anlaşmaya varıldığı yönündeki Dışişleri Bakanlığı açıklamasını, Erivan'dan gelen benzer bir resmî açıklama izledi. Aynı açıklama, Türkiye ve Ermenistan arasında arabuluculuk yaptığı ortaya çıkan İsviçre'nin Dışişleri Bakanlığı tarafından da yapıldı. ABD yönetimi de bir açıklamayla, üç ülkenin açıklamasına destek verdi.

Ermenistan Dışişleri Bakanlığı, kurumsal internet sitesinde açıklamayı "ortak açıklama" olarak duyururken, Türkiye ise bunu kendi açıklaması gibi bildirdi. Türkiye'nin bu tutumuyla Azerbaycan'a, "Ermenistan'la ortak açıklama yaptınız" kozunu vermemeyi hesabettiği,
ancak Erivan yönetiminin Türkiye'nin bu "plan"ını boşa çıkardığı yorumları yapıldı.

Yapılan yorumlardan biri de, Türk Dışişleri'nin açıklama zamanlamasında, ABD ile saat farkını gözettiği yönünde...

Türkiye ve Ermenistan ilişkileri normalleştirme yönünde anlaştıklarına ilişkin açıklamanın, Ermenilerin 1915 olaylarının 94'üncü yılını anacağı 24 Nisan'dan iki gün öncesine denk gelmesi de ayrıca "anlamlı" bulundu.

Abdullah Gül'den Azerbaycan'a telkin
Dışişleri açıklamasının ardından Azerbaycan'dan gelen ve Türkiye-Ermenistan arasındaki ilişkilerin geldiği noktadan rahatsızlık duyulduğu beyan edilen açıklamayı takip eden saatlerde, Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi tarafından yapılan açıklamadan, Abdullah Gül'ün devreye girerek Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiği öğrenildi.

Açıklamada, "Sayın Cumhurbaşkanımız, bugün akşamüstü Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile bir telefon görüşmesi yaparak, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesi süreci dahil, Kafkasya bölgesindeki gelişmeler konusunda istişarede bulunmuştur. İki devlet başkanı arasında geçen haftalar içinde gerçekleşen istişarelerin bir devamı niteliğindeki görüşmede, iki kardeş ülke arasındaki geleneksel anlayış, dayanışma ve yakın işbirliğinin önemi teyit edilmiş, bunun bölgenin istikrar ve refahına da katkıda bulunacağı tespiti yapılmıştır" denildi.

Erdoğan: İçeride vaveyla koparanlar var
Başbakan Erdoğan Ermenistan'la ilişkiler konusunda hükümetin attığı adımların Azerbaycan'ın Türkiye'den uzaklaşması ile sonuçlanacağı yönündeki eleştiriler karşısında, "Cumhurbaşkanları arasındaki telefon görüşmesinin iyi geçtiği bilgisi arkadaşlardan geldi. Ama ne yazık ki, biz içeride bu işin vaveylasını farklı koparıyoruz. Türkiye'de yaşayan benim vatandaşım, kendi başbakanının yaptığı açıklamaya değil de bir başka yerden yapılan açıklamaya inanıyorsa, ben ne diyeyim? Çok açık net bazı şeyleri söylüyoruz. Ama bizim de uluslararası camiada yürüttüğümüz bir diplomasi var. Bu diplomasiyi sürdürürken de kendi içimizde her şeyi kılı kırk yararak düşünüyor, inceliyor ve adımlarımızı ona göre atıyoruz. Başka yerlere çekenler var. Biz, hiçbir zaman kardeşlerimizi mağdur edecek, üzecek bir adım atmayız" diye konuştu.

"Normalizasyon"un ayrıntılarının somutlaşmasıyla beraber imzaların atılıp açıklamaların yapılacağını söyleyen Erdoğan, "demek ki, böyle bir şey henüz daha somut hala gelmiş değil. Şimdi imza atılmış böyle bir metin yok, paraf edilmiş metin var" diyerek tartışmaların yersiz olduğunu savundu.

Başbakan ve Cumhurbaşkanı ayrı tellerden çalıyor
Başbakan Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Enerji Zirvesi için bugün gideceği Sofya'da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'le görüşeceğini açıkladı. Azerbaycan'a bir ziyarette bulunup bulunmayacağına ilişkin olarak, "düşünüyorum. Yarınki konuşmayı (Gül-Aliyev) bekliyorum. Ondan sonra belirleyeceğim" cevabını veren Erdoğan ile Abdullah Gül'ün koordinasyon halinde hareket edemedikleri açığa çıktı. Zira, Abdullah Gül, Aliyev'in Sofya'ya gelmeyeceğini açıkladı.

Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Zakir Haşimov da Aliyev'in Sofya'ya gitmeyeceğini doğruladı. Haşimov, "kardeşler" arasında bir küskünlüğün söz konusu olmadığını söyleyerek, "Türkiye'nin ve Azerbaycan'ın pencereleri hep açıktı, bundan sonra da açık kalacaktır. Bu pencerelerden biz her zaman öpüşürüz" dedi.

Türkiye ve Ermenistan'da muhalefet tepkili

İki ülke arasındaki protokole Türkiye'deki muhalefet partileri ve çeşitli kesimlerce eleştirilerde bulunulurken, Ermenistan'da da koalisyon ortağı milliyetçi Taşnak Partisi, Ermenistan ile Türkiye arasında ilişkilerin normalleşmesine yönelik ortak açıklamayı kınayarak, normalleşmenin ancak, Türkiye'nin Ermeni soykırımı iddialarını tanımasından sonra mümkün olabileceğini ifade etti. Hükümetten çekilme tehdidinde bulunan Taşnak Partisi, bu ortak bildirinin tam da 1915 olaylarının anıldığı 24 Nisan öncesine isabet etmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Ermenilerin 1915 olaylarının 94'üncü yılını anacağı bugün, Türkiye ile Ermenistan arasında yaşanan sürecin tetikleyicisi olan Obama yönetiminin ise, bugün "soykırım" sözünü kullanmayacağı tahmin ediliyor.