Hüseyin Çelik'in hasretle andığı Nurcu avukat kimdi?

Zaman gazetesi Said-i Nursi’nin avukatı Bekir Berk’in hayatından kesitler sunan bir tiyatro oyunu vesilesiyle Berk hakkında AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’ten görüş aldı. Çelik’in “davanın konuşan bülbülüydü” dediği Berk kimdi?
Cuma, 16 Kasım 2012 19:33

Zaman gazetesi bugün, Said-i Nursi’nin avukatı Bekir Berk’in hayatını anlatan “Müdafaa” adlı oyun vesilesiyle, Avukat Berk’i “talebelerine” ve onu tanıyanlara sordu. Tuğba Kaplan imzalı haberde Bekir Berk “büyük eza ve cefa çeken maznunların avukatı” olarak tanıtıldı. Haberde Berk’in duruşmalarda yaptığı savunmaların birer konferans gibi olduğunu iddia eden Said-i Nursi’nin el verdiği Mehmet Fırıncı, Anadolu’daki bazı hâkimlerin Berk’in adını duyunca “Söyleyin gelmesin, biz beraat kararı verdik” dediğini de iddia etti.

Hüseyin Çelik: “Hareketin ve davanın konuşan bülbülüydü”
Bekir Berk’le ilgili görüş alınan bir diğer isim ise AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik oldu. Bekir Berk’ten sitayişle bahseden Çelik, Berk’i “hareketin ve davanın konuşan bülbülüydü” diye niteledi.

Hüseyin Çelik demecinde şunları söyledi: “Haksızlık karşısında insanlar reaksiyonlarını farklı şekillerde gösterir. Bir grup vardır ki dağlara çıkar, şiddete kaba kuvvete başvurur. Ama Üstad ve talebeleri hiçbir zaman böyle bir yola başvurmadıkları gibi tenezzül bile etmediler. Haksızlık karşısında hukuk yolundan şaşmayan, kendileri haksızlığa uğrasa bile başkasına haksızlık etmeyi aklından bile geçirmeyen bir hareketten bahsediyorum. Bekir Berk de bu hareketin ve davanın konuşan bir bülbülüydü.”

Said-i Nursi’den “Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri” diye bahseden Çelik, Bekir Berk’in de “iman hareketinin savunucusu olarak Anadolu’da birçok insanın gönlünü fetheden” kişi olarak andı.

Çelik, Berk’le tanışıklarının Londra’da yüksek lisans eğitimi gördüğü döneme denk geldiğini söyledi. Çelik “Londra’daki öğrencilik yıllarımda Berk’i tedaviye getirip götürmüş biri olarak bahtiyarım” diye konuştu.

Bekir Berk’in biyografisinden bir yaprak...
Çelik’in büyük bir övgüyle bahsettiği, “hareketin ve davanın bülbülü” dediği Avukat Bekir Berk, 1926 yılında Ordu’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuduğu dönemde Milli Türk Talebe Birliği’nde (MTTB) çalıştı. Berk bu dönemde, MTTB’de Komünizmle Mücadele Komisyonu başkanlığına seçildi. Türk Kültür Ocağı’nın ve Milliyetçiler Derneği’nin başkanlığını da yapan Berk, ilk yazısı “Haddini Bil Kemalist”i Altın Işık dergisinde yayınladı. Bekir Berk, 1950-52 yılları arasında Komünizmle Mücadele Dergisi’ni çıkarttı.

Komünizmle Mücadele Dergisi, ilk kez Fethi Tevetoğlu tarafından 1950 yılının Eylül ayında kurulan Komünizmle Mücadele Derneği’nin kuruluşu birbiriyle paralellik içermekteydi. Aynı yıl ABD’de Wisconsin Senatörü Joseph McCarthy, ülkede komünist avı başlatıyordu. Gürkan Hacır’ın Akşam gazetesinde yayımlanan “Komünizmle Mücadele’de yetişip günümüze damga vuranlar” başlıklı yazısında, Komünizmle Mücadele Dergisi’nin de aynı yılın Kasım ayında çıkarılmaya başlandığı aktarılıyor. Hacır, 1951’in Şubat ayında Celal Bayar’ın McCarthizm’den ödünç alınmış “Bu kış komünizm gelecek” sözünü sarf ettiğini ve 1951’de ünlü TKP tevkifatının yapıldığını hatırlatıyor. 51 tevkifatında Nâzım Hikmet vatandaşlıktan çıkartıldı.

Hacır ilgili yazısında Komünizmle Mücadele Derneği’nin amacını kısaca şöyle aktarıyor: “Milli bünyemizi meydana getiren ve kuvvetlendiren, millet olarak yaşamamızı sağlayan unsurları takviye ederek komünizmle fikir yoluyla mücadele etmek ve bu gayeye ulaşabilmek için tarihe, vatana ve Allah'a bağlılığı kökleştirmek.”

Aynı dönemde Avukatı Bekir Berk’in hem sahibi hem de yazı işleri müdürü olduğu Komünizmle Mücadele Dergisi, derneğin fikri temelini oluşturmaktaydı. Dergide, derneğin kurucusu Fethi Tevetoğlu’nun da yazıları yayımlanmaktaydı.

Komünizmle Mücadele Derneği’nin esas sıçramasını daha sonra, İlhan Egemen Darendelioğlu’nun başkanlığında yaptığını aktaran Hacır, “Darendelioğlu'nun yönetime gelmesiyle birlikte Komünizmle Mücadele Derneği büyüdü büyümesine ama aynı zamanda antikomünist bir fikir kuruluşu olmaktan paramiliter bir yapıya doğru hızla yol aldı. Bu yapı bir de Amerikan sempatizanlığıyla harman olunca on yıl boyunca sürecek kanlı bir 'banyo'nun ilk sinyalleri de alınmaya başlanmış oldu. Ardılları olan ülkü ocaklarına 'sert' bir miras bırakmaya çalıştılar” diye yazdı.

Toplumsal hafızada bıraktıkları izlerden bir tanesi de 6 Şubat 1969 Pazar günü İstanbul'da “Emperyalizme ve Sömürüye Karşı İşçi Yürüyüşü”ne düzenledikleri saldırı olmuştu. Tarihe “Kanlı Pazar” diye geçen olayda, ABD 6. Filosu’nu denize dökmek isteyen solcu ve antiemperyalist gençlerden ikisi öldürüldü, onlarcası yaralandı.

Bekir Berk’in, ellili yıllarda Komünizmle Mücadele Derneği’nin örgütlenme çalışmalarına aktif biçimde katıldığını gösteren bir örnek, Fethullah Gülen’in internet sitesinde mevcut. Sitede “Merhum Bekir Berk” başlığıyla yayımlanan yazıda, Gülen ile Berk arasındaki tanışıklık şöyle anlatılıyor:

“Fethullah Gülen Hocaefendi, Avukat Bekir Berk'in ismini Edirne'de henüz genç bir vaiz iken 1959-60'lı yıllarda duymuştur. Tanışıklıkları bu yıllara dayanır. Askerlik sırasında 1962 yılında hava değişimi için Erzurum'a gittiğinde orada da Komünizmle Mücadele Derneği'nin bir şubesini açma teşebbüsü olur. Bekir Berk bu işin hukuki yönünü bilen birisidir. Ondan istifade ederler. Erzurum'a gelen Bekir Berk'le birlikte dolaşır ve ona refakat ederek birkaç kere mahkemelere de gider. Hocaefendi daha 22 yaşlarında bu derneğin kurulmasına Erzurum'da öncülük eder. Askerlik sonrasında da 1965 yılında Kırklareli'ndeyken orada bu derneğin bir şubesi açılır ve Necip Fazıl Kısakürek konuşmacı olarak davet edilir. Avukat Bekir Berk vatan ve milletin aleyhinde esen zararlı cereyanlara karşı her yerde birer Komünizmle Mücadele Derneği kurulmasında fikri ve hukuki öncülük ediyordu.”

1973 senesinde hac için Suudi Arabistan'a giden Berk, hayatının geri kalanını burada geçirdi. 1974'ten 1989'a kadar Cidde Radyosu'nda program yaptı.

(soL-Haber Merkezi)