Hukuka saygı lütfen!

Ergenekon operasyonu ile ilgili açıklama yapan AKP’liler eleştirilere karşı “yargının bağımsızlığı”nı vurgulayarak herkesten bağımsız yargıya ve savcılara güvenmesini istediler.
Çarşamba, 15 Nisan 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) Çok tartışılan Ergenekon operasyonunun "12. dalgası" adı verilen gözaltı ve baskınlar konusunda AKP'li milletvekili ve bakanlar "savcıların işlerini yaptıkları"nın altını çizerek "yargıya güvenme" çağrısı yaptılar. AKP'liler, geçen yıl AKP'ye karşı açılan kapatma davasını hatırlatarak, eleştirenlerden "benzer bir tavır" göstermelerini istediler.

"Suçsuz da diyemeyiz"
AKP Grup Başkanvekillerinden Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün, Ergenekon operasyonu ile ilgili değerlendirmede yargıya yardımcı olmak gerektiğini belirterek, "kimsenin, savcının elinde ne olduğunu bilmeden, bu soruşturma hakkında ileri geri söz etmesi kesinlikle söz konusu değildir" dedi.

Ergün, yargılanmadan kimsenin suçlu ilan edilemeyeceği kadar suçsuz da ilan edilemeyeceğini belirtti. "Mahkeme karar verene kadar kimse için 'suçludur' diyemeyiz. Ama 'suçsuzdur' da diyemeyiz. Şu andaki pozisyonları şüphelidir. Bir şüpheliye nasıl yaklaşmak gerekiyorsa, olaya öyle yaklaşmak zarureti vardır. Biz hiç kimseyi peşinen suçlu ilan edemeyiz. Ama hiç kimseyi peşinen suçsuz da ilan edemeyiz."

Ergün'ün "mahkemeye güvenmek" konusunda Anayasa Mahkemesi'nde görülen AKP'ye karşı kapatma davasının sonucuna işaret etmesi de dikkat çekti. "O zaman bize 'Mahkemeye saygı gösterin. Savunmanızı hazırlayın. Mahkemenin kararını bekleyin. Şeriatın kestiği parmak acımaz. Yargıya boyun eğin, Anayasa'ya boyun eğin' diyenler, bize bu tavsiyede bulunanlar, bugün başka bir şey söylüyorlar. Bugün de aynı şeyi söylemek lazım. Bırakın yargı işlesin. Zanlılar, şüpheliler, onların avukatları var. Kendilerini savunacaklardır. Suçsuz olduklarına inanıyorlarsa, bunları samimi olarak ortaya koyacaklardır. Belgeler, deliller yetersizse yargıçlar bunu dikkate alacaktır. Savcıların iddialarında aşırılıklar varsa, olabilir. Mesela bizim partimizle ilgili savcının iddialarında aşırılıklar vardı. Mahkeme bu aşırılıkları ayıkladı. 'Bu delillerin yüzde 95'ini saymıyorum' dedi mahkeme. Bizim partimizle ilgili yüzde 5'ini değerlendiriyorum ama bu yüzde 5'i de parti kapatmak için yeterli delili oluşturmuyor diye mahkeme karar verdi. Belki Ergenekon iddianamesini hazırlayan savcılar da bazı konularda aşırı yorumlar yapmış olabilirler. Onu bilmiyoruz biz."


"Zamanında siz de bağımsız demiştiniz"

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de dün Ergenekon operasyonu ile ilgili yaptığı açıklamada "yargının bağımsız olduğunu" dile getirerek "Bunu hükümetle ilişkilendirmek, AKP ile ilişkilendirmek yapılabilecek en büyük haksızlıktır" dedi. Ergenekon'un olmadığını savunanlar karşısında "durup dururken ortada bir şey yokmuş gibi davranılamayacağını" da ifade etti. "Bu işin şu anda Ergenekon'un baş sorumlusu olarak yargılanan insanlar arasındaki insanlara telefon açıp da 'ben sizin emrinizdeyim' diye ona bağlılık bildiren insanlar var. Durup dururken, sanki hiçbir şey yokmuş, ortada kendi yargımızı, kendi hukuk sistemimizi allak bullak edecek tavırlardan da kaçınmalıyız."

"Hukuk devletiyse hukuk devletinin mantığına herkes uyacak" diyen Çelik'in, diğer AKP'liler gibi AKP'ye karşı kapatma davasını hatırlatması dikkat çekti. Çelik, "Netice itibariyle kimse sorgulanmaz, hesap sorulmaz, dokunulmaz konumda değildir. Savcı AK Parti ile ilgili kapatma davası açarsa Ankara'da, 'Cumhuriyetin savcıları var' diyeceksiniz ama Ergenekon söz konusu olduğu zaman 'ben onun avukatıyım' diyeceksiniz. Bu çelişkiyi anlamakta güçlük çekiyorum" dedi.

"Savcılar işlerini yapıyor ve iyiye gidiyoruz"
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı da benzer şekilde "adalete güvenmek" gerektiğini vurguladı ve "Kanıtlar, belgeler, ilgili görevlilerin, yetkili savcıların elinde. Onların elindeki belgeler bizde olmadığına göre, bizim yapılan işler hakkında 'şöyle' veya 'böyle' bir şey söylememiz mümkün değil" derken, yorumuna "Türkiye iyi yoldadır. İyiye doğru gidiyoruz" sözlerini de ekledi.

TBMM Başkanı Köksal Toptan da yargıya güvenmek gerektiği doğrultusunda bir açıklama yaptı.

Kapatma davasında "yargı bağımsız değil" yorumları yapılıyordu
2008 başında AKP'nin kapatılması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvuru hakkında AKP tarafından "yargının bağımsız olmadığı" şeklinde yorumlar yapılmış, "Bir kısım yargı makamları, hukuku iktidar mücadelesinin aracı haline getirmemelidir" açıklamasında bulunulmuştu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de o dönemde savcı ile ilgili olarak "Tabii ki herkes 'ben görevimi yapıyorum' der ve görevini yapar. Ama tüm bunların Türkiye'ye her sahada ne kazandıracağını, ne kaybettireceğini, tüm bunların neticeleri hep düşünerek, herkesin böyle büyük bir sorumluluk içinde hareket etmesi gerekir" diye konuşmuştu.