Hatıra defterinde kalan sol!

AB müktesebatına uygun, yalnızca geçmişi olan bir "sol" yaratmak istiyorlar.
Pazar, 22 Haziran 2008 07:09

soL (HABER MERKEZİ) Avrupa Birliği'nin sola yeniden şekil verme çabası yoğunlaşırken, solu anılara sıkıştırma girişimleri de giderek bu çabaların parçası haline gelmeye başladı. Öyle ki son derece iyi niyetli girişim ve etkinlikler bile sermayenin sola şekil verme uğraşına hizmet eder hale geldi.

Sol geçmişine hep sahip çıktı, bir alışkanlık olarak mücadelesine geçmişin birikim ve değerlerini yansıtmanın yollarını aradı. Geçmişi olmayan bir solun geleceğinin olmayacağı, köksüz ve tarihsiz bir hareketin toplumsal iddiasının zayıf kalacağı gerçeği hep dikkate alındı.

Ancak sermaye diyor ki, geçmişinizden utanın, geçmişinizi inkar edin, bunun karşılığında ben size kabul edilebilir bir "dün" hazırlarım.

İşte Türkiye soluna uygulanan Avrupacı baskının parçası olan "anılara hapsetme" girişiminin perde arkası.

1. Kişilere indirgeme
Solun geçmişinin kişisel kahramanlıklardan ibaret görülmesinde solun kendisinin de payı var. Ancak son dönemde televizyon dizilerinin de yardımıyla solu toplumsal temellerinden uzaklaştırarak "iyi niyetli genç"lerin çabalarıyla sınırlamakta büyük yol alındı. Önce kişileri öne çıkarıp sonra o kişileri parçalamak ve değersizleştirmek için gelişkin teknikler kullanılır hale geldi. Deniz Gezmiş ve giderek 68 kuşağının bütün ön plana çıkan devrimcileri bundan nasibini aldılar.

2. Seyirlik hale getirme
Solun seyirlik bir malzeme haline getirilmesinde de başarılı olduklarını kabul etmek zorundayız. Sol bir özneden inceleme nesnesine dönüştürülmekte. Belgesellerin, anı kitaplarının, röportajların toplam hacmi gelecek kurgusu olan, mücadenin yönünü işaret eden ürünlerin çok ötesine geçti. Sol da kendini izlemeye başladı.

3. Geçmişi referans almak
Başka hiçbir ülkede olmadığı kadar sol ayrım noktalarını geçmişte aramak, haklılığını geçmişten kanıtlamak zorunda bırakıldı. Bugünkü referans noktaları önemsizleştikçe solu asgari müştereklerde, uzlaşma kültüründe, "demokrasi savunuculuğunda", AB'cilikte buluşturmak kolay hale geldi. Çünkü geçmişte her şey denenmişti, çıkmaz yola girilmişti, ayrışmalar da önemsizdi... Geçmiş geçmişti, geçmişte güzeldi ama bugün ve yarını kurtarmaya çalışmakta inat edilmemeliydi.

Operasyon devam ediyor. Solda fetişler ve kahramanlar yaratıp bunları metalaştırmaya devam edecekler. Nazım Hikmet, Deniz Gezmiş en büyük hedefleridir. Ne yazık ki yol almışlardır. Değerlerimizi ve geçmişimizi bizden çalmalarına izin vermeyeceğiz. Bu ancak bir gelecek kurgusuyla ve sermayenin solu sokmak istediği kalıbı kırıp parçalamakla mümkün. Bu nedenle bir pazar gününü "sol anılara sığmaz" diyerek açıyoruz. Önce meramımızı anlatmaya çalışacağız. Yakın gelecekte soL'da operasyonun somut bacaklarını anlatan haberlere yer vereceğiz.