HAS Parti kapanıyor: 'AKP karşıtlığı'ndan AKP'yle birleşmeye

Tayyip Erdoğan’ın davetiyle başlayan HAS Partinin AKP’ye katılması tartışmaları partinin feshiyle sonuçlandı. HAS Parti eski Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un “İnandığımız değerleri bir kostüm gibi çıkartmayacağız” söylemi ise parti taraftarları için dilekten öteye gidemeyecek görünüyor.
Perşembe, 20 Eylül 2012 10:14

HAS Parti’nin dün gerçekleşen olağanüstü kongresinden AKP ile "bütünleşme kararı" çıktı. HAS Parti’nin 179 kurucu üyesinden 165’i partinin feshi yönünde oy kullandı. Olağanüstü kongreye parti içinde AKP karşıtı söylemlerine devam eden Mehmet Bekaroğlu da katıldı. Bekaroğlu, “Şimdi ne değişti? Bir kişi size gel dedi, gidiyorsunuz” diyerek Kurtulmuş ve taraftarlarını sert bir dille eleştirdi.

Geçtiğimiz temmuz ayında Başbakanlık Resmi Konutu’nda Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak Erdoğan ile görüşen HAS Parti eski Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Erdoğan’ın resmi olarak AKP’ye katılması yönünde bir talepte bulunduğunu ve bunu değerlendireceklerini ilan etmişti. Dün yapılan kongrenin ardından, karara muhalefet eden Mehmet Bekaroğlu’nun yaptığı açıklamalar HAS Parti’nin nasıl bir siyaset izlediğini ortaya koymuş oldu.

Bekaroğlu gazetecilere yaptığı açıklamada, birçok kişinin partinin feshinden rahatsız olduğunu ve kapalı kapılar ardında siyaset yapıldığını söyledi. Bekaroğlu açıklamasında, “Bu partinin AK Parti'ye katılması tamamen kapalı kapılar arkasında olmuştur ve kapalı kapılar arkasında siyaset yapma da eski siyasetin yöntemidir. Sayın Kurtulmuş ve arkadaşları da eski siyasete gidiyorlar” diyerek aslında bütünleşme kararının daha önce yapılan pazarlık sonucunda alınmış olduğuna vurgu yapmış oldu. Zira partinin feshi için toplanan olağanüstü kongresinde mevki ve makam peşinde olmadıklarını sıklıkla vurgulayan Kurtulmuş’un, Başbakanlık Resmi Konutu’nda yapılan görüşmeden sonra yaptığı açıklamaların yankısı hâlâ sürüyor. Kurtulmuş görüşmenin ardından, “Yeni dönemde, yeni süreçlerde, yeni Türkiye'nin inşası için bizim de baştan beri söylediğimiz ilkeler, prensipler çerçevesinde bir güç birliği imkanı, bir bütünleşme imkanı olabilir mi bunları müzakere edeceğiz” demişti.

AKP muhalefetinden bütünleşmeye
Tayyip Erdoğan’dan gelen davete kadar Has Parti’nin ve Genel Başkan Numan Kurtulmuş’un bütün siyaseti AKP karşıtlığı üzerine gelişti.

Milli Görüş geleneğinin temsilcilerinden Kurtulmuş, 28 Şubat sonrası "gelenekçiler-yenilikçiler" ayrımında gelenekçi tarafta kalarak Erbakan’ın izinden gitmiş ve "yenilikçi kanat" olarak adlandırılan AKP tabanını oluşturan kesime mesafeli yaklaşmıştı. Saadet Partisi’nden olaylı bir biçimde ayrılmaları sonrası AKP’ye geçip geçmeyeceği tartışmalarına konu olan Kurtulmuş, AKP’nin riyakar davranan, millete tepeden bakan saltanat heveslisi bir parti olduğunu ve merkeze halk yerine kendisini koyduğunu söyleyerek AKP'ye karşı muhalefet başlatmıştı. Kurtulmuş, Türkiye siyasetini “Eski Türkiye” ve “Yeni Türkiye”olmak üzere ikiye ayırırken, “Eski Türkiye” siyasetçilerinin ve özellikle Tayyip Erdoğan başta olmak üzere AKP’nin siyaset tarzını “kamplaşmacı ve gerilimli” olmakla eleştiriyordu.

Siyasette yeni bir tarz ve üslup yaratmak istediklerini vurgulayan Kurtulmuş, AKP’nin "gerilimli siyaseti" çerçevesinde dış politikada bağımlı bir rol üstlendiğini, Afganistan’da ve Lübnan’da emperyalist güçlerin aracı olduğunu söyleyerek, “AKP’ye bölgede güç odağı olması için Yeni-Osmanlıcılık diye Osmanlı’yı bitiren Batı tarafından biçilen rol modelini kabul etmemek lazım” demişti. HAS Parti’nin antikapitalist ve antiemperyalist olduğunu iddia eden Kurtulmuş, Türkiye’de füze kalkanı yerleştirilmesine karşı çıkmış Türkiye’nin İran’a saldırının örgütlenmesi için ABD’nin oyuncağı olduğunu söylemişti.

Ancak birleşme tartışmaları gündeme gelir gelmez Kurtulmuş, bir anda AKP ideolojisinin ateşli bir savunucusu haline geldi. Birleşme davetinin ardından Erdoğan’ı aratmayan söylemleri ile Suriye tetikçiliğine soyunan Kurtulmuş, “Göz göre göre fillerin tepiştiği bir noktaya ve Suriye halkının ezildiği bir ortama gelinmiştir. Malesef bir diktatör yüzünden onlarca insan ölüyor. Olan Suriye halkına oluyor” diyerek AKP’nin Suriye politikasına tam destek verdi.

İlk kaynaşma: 12 Eylül referandumu
AKP'yle bütünleşme kararı alan parti bir süredir AKP karşıtlığı üzerine kurduğu siyasetinde ılımlı bir çizgi izliyordu. Parti, 12 Eylül 2010 referandumu öncesinde SP ve AKP’ye güvenoyu vermediğini söylese de “yetmez ama evet” tarafında yer aldı ve AKP’nin yeni anayasası adına yoğun propaganda faaliyetleri gerçekleştirdi. HAS Parti referandum çalışmalarında “12 Eylül’de evet ama 13 Eylül’de hayır” sloganını kullansa da, İkinci Cumhuriyet'in inşasında AKP’nin önemli destekçilerinden oldu.

Mart 2011’de katıldığı Siyaset Meydanı adlı tartışma programında AKP’yi gerçek bir liberal parti olmamakla suçlayarak, AKP’nin baskıcı karakteri üzerinden liberal söylemini eleştiren Kurtulmuş, 26 Kasım 2011’de gerçekleşen, HAS Parti’nin Büyük Kongresi’nden önce verdiği bir röportajda, “Başbakan’a halef gösteriliyorsunuz. Aynı tabana sesleniyorsunuz. AK Parti’den size geçişler olabileceği konuşuluyor” sorusuna, “Şahsımla ilgili değil, ama biz siyaseten AK Parti’nin alternatifi olan bir siyasal iktidarı inşa etmeye çalışıyoruz. Evet AK Parti’nin alternatifi biziz. Toplum da böyle görüyor bundan rahatsız değilim” diye yanıt vermişti.

HAS Parti'nin son kongresiyle birlikte "alternatif" AKP tarafından yutulmuş oldu.

(soL-Haber Merkezi)