Gül'e yüz vermediler

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı toplantısı için Tahran'a giden Abdullah Gül'ün "Obama'yı pazarlama" girişimi başarısız olurken, İran gazeteleri Gül'le ilgili gelişmelere itibar etmediler.
Perşembe, 12 Mart 2009 10:00

soL (HABER MERKEZİ) İran'ın başkenti Tahran'da dün yapılan Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 10. liderler zirvesinde, Obama'nın yurtdışı programında Türkiye'nin de yer alacağının belli olmasıyla kesinleştiği gözüyle bakılan, İran-ABD arası ilişkilerde Türkiye'nin arabuluculuğu senaryosunun fiiliyata döküleceğini düşünenler, umduklarını bulamadılar. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, aralarında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de bulunduğu liderlerle yaptığı ikili görüşmelerin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, İran ile ABD arasında arabuluculuğa gerek olmadığını belirterek, "tutumumuz açık: Eğer ortada bir hakkaniyet ve saygı varsa, dünyada sorun kalmaz" dedi.
İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in, zirveye Türkiye adına katılan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le yaptığı ikili görüşmede, ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin Bush yönetiminin yolundan gittiğini söylediği öğrenildi. Obama'nın Gazze sorununda takındığı tutuma işaret eden Hamaney, Obama'nın Bush'un hatalarını düzeltmeye gayret ettiğine ilişkin bir işaret olmadığını belirtti.
Gazetecilere yaptığı açıklamada, "dünya yeni bir siyasi döneme girdi. Önceki ABD yönetimi, tek taraflı kararlar alıp dayatıyordu. Yeni yönetim ise, çok taraflı olup diyalog kuracağını ortaya koyuyor" diyen Abdullah Gül, Türkiye'nin arabuluculuk rolü konusunda, "uluslararası ilişkilerde bunun kendine özgü yöntemi vardır. Değerli çalışmaları herkesçe fark edilen Türkiye'ye çeşitli dar kalıplar içine girmeyecek birçok görevler düşer" dedi.
Ahmedinecad, İran ve Türkiye'nin yanı sıra, Afganistan, Pakistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, ve Tacikistan liderlerinin katıldığı zirvede yaptığı konuşmada, kapitalist ekonominin çökmek üzere olduğunu ve krizden Batılı ülkelerin sorumlu olduğunu belirterek, "kapitalist sistem başarısız olmuştur" ifadesini kullandı. İnsan haklarına saygıya dayalı yeni bir ekonomik sistemin kapitalizmin yerini alması gerektiğini belirten Ahmedinecad, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı üyelerine ortak bir banka ve para birimi kurulması önerisinde bulundu.
Cengiz Çandar "içeriden" bildiriyor...ABD'nin İran'da gerçekleştirilen zirvede en fazla önem verdiği görüşmenin Abdullah Gül-Hamaney arasındaki olduğu öne sürülürken, İran gezisine katılan gazetecilerden Cengiz Çandar'ın, söz konusu görüşmeye katılan "bir değil, birden fazla" yetkili ağızdan edindiği ve bugün köşesinde aktardığı bilgilere göre, Gül, Obama'yı şöyle pazarladı: "Ne 'mesaj' mı verdi? 'Mesaj' basit: 'Obama ile birlikte uluslararası politikada yeni bir dönem açılmıştır. Obama yönetimi, İran'la temas ve ilişki konusunda istekli. Biz, kendilerini samimi gördük. Büyük bir fırsat ortamı var. Bu değerlendirilmelidir. İran olarak bu fırsat ortamını değerlendirmeniz, başta bölgemizin selameti, herkes için iyi olacaktır.' Basitleştirilmiş haliyle 'mesaj'ın özü bu."
Hamaney ile yapılan görüşmeye katılan bir diğer ve Türkiye politikasında "çok etkili bir yetkili"nin ABD ile İran arasındaki gelişmeleri, bir boks maçının ilk raunduna ya da bir güreş müsabakasına benzetmesinden yola çıkan Çandar, "ABD ile İran şu sıra karşılıklı 'el ense aşamasında'lar..." derken, kaynağının, İran tarafının Abdullah Gül'ü dinlediği, ama ABD'ye bir 'jest' yapacağı sinyalini vermediği saptamasına ve "bize de Amerikalılara iletilmesi için bir 'mesaj' iletmedi" sözlerine de yazısında yer veriyor. "Kendimiz konuşalım, kendimiz dinleyelim"Obama ile açılan "yeni dönemin fırsat penceresi"nden Türkiye'nin Atlantik ötesi ile Ortadoğu arasında "yapıcı bir aktör" olarak sahneye girdiğini ileri süren Çandar, Abdullah Gül'ün "yeni dönem, yeni şartlar, yeni iklim"e, dolayısıyla "fırsatlar"a vurgu yaparak Obama ile aynı dalga boyunu yakalamaya ve bunu başta Türkiye olmak üzere Müslüman dünya için "aktif"e çevirmeye çalıştığına değinirken, Türkiye'nin İran ile ABD arasında arabuluculuk yapabileceğinden de emin olduğunu yazıyor.
Ahmedinecad'ın, yerli ve yabancı beş yüz gazetecinin izlediği toplantının ardından günün erken saatlerinde yaptığı, İran'ın ABD ile ilişki kurmak için Türkiye veya başka bir ülkenin arabuluculuğunu istemediği yönündeki açıklamasını "atlayarak" gelişmeleri yorumlayan Cengiz Çandar, Türkiye'nin artık arabuluculuğun da ötesinde uluslararası sahnenin "faal bir aktörü" olduğunu iddia etti.

İran rahatsız
Ancak kimi uzmanlar, Türkiye'nin Ortadoğu'da rol üstlenme çabalarının, İran'ın etkisini kırmak için ABD tarafından geliştirilen bir açılım olduğunu düşünen Tahran yönetimince soğuk karşılandığının altını çiziyorlar.

Zirve sırasında Abdullah Gül'le ilgili haberlere hiç itibar etmeyen İran basınının tavrının da bu soğukluğun kanıtı olduğu söyleniyor. Farsça yayınlanan gazetelerin yanı sıra İngilizce medyada da Gül'den sadece Ahmedinecad'la yaptığı görüşme üzerinden bahsedilirken, resmi haber ajansı IRNA'nın Türkçe bölümünde bile görüşmeye pek az yer ayrıldı.