"Genel değil asgari sağlık sigortası"

Kültür Üniversitesi’nde düzenlenen panele katılan İstanbul Tabip Odası üyesi Dr. Osman Öztürk, AKP’nin sağlıkta dönüşüm programıyla kendine yakın “sağlık patronları” yarattığını ve Genel Sağlık Sigortasıyla sağlık haklarını “asgari” seviyeye indirdiğini söyledi.
Çarşamba, 29 Nisan 2009 19:02

soL (HABER MERKEZİ) İstanbul Kültür Üniversitesi'nde "Fikir ve Kültür Kulübü"nün davetlisi olarak dün düzenlenen panele katılan İstanbul Tabip Odası üyesi Dr. Osman Öztürk, sendikaların "Mezarda Emeklilik Yasası" diyerek karşı çıktığı ve geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'yla ortadan kaldırılan hakları ayrıntılı olarak anlattı.

"Genel Sağlık(sızlık) Sigortası herkes için karanlık demektir" diyen Öztürk, yasayla vatandaşların elinden alınan hakları başlıklar halinde özetle şöyle sıraladı:

- Yasanın herkesi kapsadığı söylense de gerçekte birçok toplumsal katman bu yasadan faydalanamayacak.
- Yoksulların primlerinin devlet tarafından ödeneceği söyleniyor ancak bu kişinin üzerine hiçbir şeyin kayıtlı olmaması ve aylık gelirinin 222 TL'den az olmasını baz alıyor. Yani aylık 222 TL'den fazla kazancı olan "yoksul" kabul edilmiyor.
- Adına ne kadar GSS dense de kimi önemli hastalıkları kapsam dışı bırakarak "Asgari Sağlık Sigortası" diye adlandırılabilecek maddeler barındırıyor. Ayrıca devlet bu sigortadan yararlanamayan ve kapsam dışı kalanlar için "Özel Sağlık Sigortası" yapsın demiş oluyor.
- GSS'ye göre hastanelerde lüks hayat meşrulaşmış oluyor, parası olanlar 3 katına kadar fazla para ödeyip ayrı oda ya da ayrı yemekler yiyebilecek.

Paran varsa kansız, yoksa kanlı olsun!
- GSS'ye göre halk arasında "kanlı-kansız" denilen ameliyat yöntemlerinden modern ameliyat yöntemlerini normalin 3 katı kadar para ödeyerek olabilecek, para vermezse eski yöntemlerle ameliyat olacak.
- Bıçak parası yasallaşmış olacak, özel hastanelerde normal fiyattan farklı olarak %100'e kadar ek ücret talep edilebilecek.
- Hastaneler farklı sınıflara ayrılarak kalite sınıflandırılması yapılacak. Söz konusu insanın sağlığı olunca sağlıkta nasıl kalite sınıflandırılması yapılacağı düşündürücü. Bu, birileri çok iyi sağlık haklarına sahipken parası olmayanların kalitesiz ve yetersiz sağlık koşullarında yaşam savaşı vereceği anlamına gelmektedir.
- Bu yasayla birlikte kamu yavaş yavaş sağlık alanından çekilerek yerini özel ticarethanelere bırakacak.
- Hastaneler arasında bir sevk sistemi oturtulmadan basamaklandırılıyor ve aile hekimliği getirtiliyor. Doğal olarak insanlar yetersiz olan 1. aşama aile hekimlerini değil büyük hastaneleri tercih ediyor ve yığılmaya sebep oluyor.

6 yılda sağlık patronları türedi
Osman Öztürk son 5-6 yıl içinde sağlık alanında patronların ortaya çıktığına işaret etti. "70 yataklı bir hastaneden 1400 yataklı 11 hastaneye sahip olan sağlık patronları türedi" diyen Öztürk şöyle devam etti: "Bunlar AKP'ye yakınlığıyla bilinen işletmeciler ya da direkt AKP üyesi sağlık patronlarıdır". Öztürk SSGSS yasasının temel ilkesinin sosyal devletin yıkılması ve kazanılmış hakların birer birer alınması olduğunu söyledi.

Politik mücadele konusu olarak sağlık alanı
Dr. Osman Öztürk verdiği bir örnekle kapitalizmin sağlık alanındaki en büyük çıkmazlarından birinin sağlık alanı olduğunu belirtti. Eski IMF Başekonomisti Kenneth Rogoff'un emekli olduktan sonra "insafa gelerek" IMF'nin sağlık politikalarının gerçek yüzünü ortaya koyduğunu kaydeden Öztürk, bir yazısında Rogoff'un "Sosyalizm-kapitalizm arasındaki gelecekteki büyük çatışma insan sağlığı üzerinden gerçekleşecektir" dediğini hatırlatarak "Ve ardından da biz de şunu söyleyebiliriz: Artık sağlık alanı politik bir mücadele konusudur" diye konuştu.

Koruyucu sağlık hizmeti ve Küba
Panele katılan öğrencilerin ilgisinden dolayı memnuniyetini belirten Dr. Osman Öztürk, öğrencilerden gelen sorularla alternatif sağlık sistemleri konusuna girdi ve bu kısımda Küba'ya oldukça yer verdi. Verilen sağlık hizmetleri açısından Küba'nın birçok gelişmiş Batı ülkesine fark attığını belirtti. Kapitalizm açısından sağlığın zor bir alan olduğunu söyleyen Öztürk, kapitalist sistemin sağlığı bir türlü istediği gibi ticaretleştiremediğini söyledi. "Sağlığın en önemli detayı koruyucu sağlık hizmetinin yaratılmasıdır" diyen Öztürk "Buradan ticarileşme ve kâr elde edilemediği için tedavi edici sağlık hizmetine para yatırılıyor. Kapitalizmin bu sorunu çözme ehliyeti yok. Çünkü bu ancak kamucu anlayışla mümkündür" diye konuştu.

Mezarda Emeklilik Yasası
Öztürk, sosyal güvenlik reformunun ardından artık çoğu kişinin emekli olma ihtimali olmadığını belirterek, emekli maaşlarının da düşürüldüğünü ifade etti. Şu anda yapılmak istenenin sağlıkta özel teşebbüsün oranını yüzde 15'ten yüzde 30'a çekmek ve bu sınırda kontrol etmek olduğunu söyleyen Öztürk ancak özel sektörün piyasacılığının kontrol tanımak istemediğini, bir kere başlanan liberal politikaların sonuna kadar devam ettirilmesini istediklerini kaydetti.