Fetvalı demokrasi

Özgürlük palavralarıyla "faşizme karşı omuz omuza" sloganları atıp kimi solcularla birlikte "demokrasi cephesi" kuran tarikat gazeteleri yeniden bildik söylemlerine döndüler. Herkesi münafık ilan eden yayın organlarının düzeysizliği hayrete düşürüyor.
Cuma, 26 Eylül 2008 07:57

soL (HABER MERKEZİ) Ergenekon davası sürecinde kendilerine bol bol "demokrat" ve "liberal" sıfatlarını atfeden dinci medya, AKP yolsuzluklarının art arda ortaya çıkması üzerine, savunma telaşıyla gerçek kimliğini bir kez daha sergiledi. Yeni Şafak yazarı Hayrettin Karaman, fetva niteliğindeki köşe yazısında, Doğan Medya Grubu'na ait gazeteleri almanın Müslümanlar için "haram", boykotu desteklemenin ise "farz" olduğunu yazdı. Fethullah Gülen'in gazetesi Zaman, AKP'lilerin karıştığı yolsuzluklar hakkında belgeler açıklayan CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu'nun Tuncelili olmasını diline doladı. Zaman, Kılıçdaroğlu'na, 28 Şubat dolayısıyla şiddetle karşı oldukları Batı Çalışma Grubu'nun (BÇG) raporu üzerinden saldırdı.

Köşe yazısı değil fetva
Günlük gazetelerin tiraj raporları, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Doğan Grubu'na ait gazetelerin boykot edilmesi çağrısına itibar edilmediğini gösterirken, İlahiyatçı Hayrettin Karaman, fetvalarla boykota desteği artırmaya çalışıyor.

Yeni Şafak yazarı Karaman, kendisini Müslüman olarak tanımlayan insanların söz konusu gazeteleri boykot etmesini "farz", evlerine almasını ise "haram" olarak nitelendirdi. Fetvanın gerekçesi, söz konusu yayınların ahlak dışı, insafsız, vicdan sınırlarını aşan, ideolojik veya ekonomik menfaatine göre yayın yapmalarıydı!

Müslümanların evlerine bu çeşit gazeteleri sokmamak ve televizyonlarında uygunsuz kanalları açmamak, izlememek durumunda olduklarını buyuran Karaman, bunun basın özgürlüğüyle bağdaştığını da savundu. Karaman, boykota uymayanları tehditkar bir uslupla uyardı:

"Din deyince tüyleri ürperen, her gün dini hareketler, uygulamalar, örgütler ve hizmetler aleyhinde yayın yapan, işi gücü Kur'an Kursları, İmam Hatip Okulları, başörtüsü, tarikatlar, din hizmeti için kurulmuş dernekler ve vakıflarla uğraşmak olan, dedektif gibi bunları takip eden, yalan yanlış haberler yapan... gazeteleri ve kanalları evlerinize sokmayın, satın alarak ve reklam vererek desteklemeyin aksi halde manevi sorumluluğunuzun ağır olacağını unutmayın."

Tuncelili olmak suçu!
Fethullah Gülen'e ait olduğu bilinen Zaman gazetesi, AKP'lilerin yolsuzluklarını belgeleriyle açıklayan CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu'na, doğduğu yer olan Tunceli'yi öne çıkararak saldırdı.

TBMM Başkanı Köksal Toptan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "birbirlerine karşı sarf ettikleri sözler gerçekten inciticidir" derken, Zaman gazetesi Tuncelileri, Kürtleri ve Alevileri incitecek bir yayın yaptı.

BÇG raporu, Zaman'ın kozu oldu!
Zaman gazetesinde Habib Güler imzası ve "BÇG raporlarından çıktı, CHP'nin yıldızı oldu" başlığıyla yayımlanan portrede, şu ifadeler kullanıldı: "Dersim isyanı ile meşhur Tunceli'de doğan Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'da iktisat eğitiminin ardından hesap uzmanı olarak Maliye'ye girdi. 20 yıl içinde SSK Genel Müdürlüğü'ne kadar çıktı, 7 yıl bu görevi yürüttü. Ardından İş Bankası Yönetim Kurulu üyeliğine getirildi. 2002'de de CHP'den milletvekili oldu. Geçen yasama döneminde TBMM Plan Bütçe Komisyonu üyesi olarak teknik boyutta siyaset yapmak zorunda kaldı. 22 Temmuz seçimlerinden sonra CHP grup başkanvekilliğine seçildi. Bürokrasideki çevresiyle istediği belgelere kolaylıkla ulaşma avantajını kullanıyor.

"Ancak Kılıçdaroğlu'nun bugüne kadar ortaya attığı hiçbir iddia yargı kararına dayanmıyor. Özellikle Dengir Fırat'ın uyuşturucu kaçakçısı olduğunu iddia etmesi 28 Şubat döneminde on binlerce insanı fişleyen BÇG'nin kendisiyle ilgili raporlarını akıllara getirdi. BÇG'nin raporunda Kılıçdaroğlu'nun SSK genel müdürlüğü yaptığı sırada 'Kürtçü-bölücü' faaliyetler içinde olduğu ileri sürülüyordu. Rapora göre, SSK'ya aldığı 10 bine yakın kişinin tamamı Alevi veya Kürt kökenliydi. İşe aldığı 100'den fazla kişi PKK ve TKLP terör örgütleri üyeliği yapıyordu."

Zaman gazetesinin, Batı Çalışma Grubu'nun (BÇG) raporunu kullanarak, Kılıçdaroğlu'nun Kürt ve Alevi kökenlilere yakınlığı iması ve "TKLP" gibi izine rastlanamayan örgütlerle ilişkideki bu kişilere iş verdiği iddiası, özellikle de Tunceli'yi, Dersim isyanına dayanan bir "sakıncalılık"la anması, tepkilere yol açtı.

"Faşizm özlemi içindeler"
Gazetenin üslubunun kendilerini derinden yaraladığını söyleyen Tunceli Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Özkan Tacar, "Kılıçdaroğlu, Dersimlilere yakışır bir biçimde hukuksuzluğun üstüne gitmektedir. Bunu 70 yıl önce de yaptık, şimdi yapılan da doğrudur" dedi. AKP'nin gazetesi olarak nitelendirdiği Zaman'ın "faşizm özlemi içinde olan iktidarın sözcülüğüne" soyunmamasını isteyen Tacar, "Aleviler, Dersimliler, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde geri kalmayacaktır. Biz 1938'de de haksızlığa direndik, şimdi de direneceğiz" diyerek, TUDEF olarak konunun üzerine gideceklerini belirtti.

DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, Kemal Kılıçdaroğlu üzerinden Dersimlilere, Alevilere ve Kürtlere saldırıldığını söyledi. "Dersim'in resmi ideolojinin gözünde hâlâ suçlu olduğunu biliyoruz. Ancak kendisine resmi ideoloji dışı bir misyon biçtiğinin propagandasını yapan, AKP'nin yayın organı konumundaki Zaman'ın bunu dile getirmesi de, aslında bize, AKP'nin de resmi ideolojiyle aynı söyleme sahip olduğunu göstermektedir." Halis, "demek ki, Dersimliler, Aleviler, işe girerken fişlenmektedir. İktidarın sözcüsü konumundaki gazete de bunu iyi bulmakta, onaylamaktadır" dedi.

İslamcı basının ahlak ilkeleri
Vakit gazetesi yazarı Serdar Arseven "Ben Isırırım Ama Köpeklerin Yalamasına Bile Müsaade Etmem" başlıklı yazısında, İslamcı basının yayın ilkelerini önceden duyurmuştu. Arseven, gündemdeki rüşvet iddiaları için, kendi haber etiğini şöyle açıklamıştı: "Önyargılıyım. İtham Müslüman'a yönelikse 'iftira' derim, kâfire yönelikse 'doğru' derim!"