'Evet absürd ama gerçek şu ki..'

CPJ'nin "Türkiye'deki basın özgürlüğü krizi" başlıklı raporuna iktidar cephesinden "Türkiye'nin İran ve Eritre'den daha baskıcı olmasının absürd" olduğu yönünde eleştiri gelince, Komite "Türkiye'de o iki ülkeden daha çok gazeteci hapiste" şeklinde yanıt verdi.
Çarşamba, 31 Ekim 2012 08:50

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ)'nin "Türkiye’nin basın özgürlüğü krizi / Gazetecilerin hapsedildiği ve muhalefetin suç sayıldığı karanlık günler" başlığında hazırlanan rapora Adalet Bakanı Sadullah Ergin mektupla yanıt verdi. Ergin mektubunda "gazetecilerin tutuklanma sebeplerinin gazetecilik faaliyetleri olmadığı" iddiasını tekrarlayarak, Oda TV, KCK, Ergenekon gibi Türkiye'de gazetecilik faaliyetlerinden dolayı yargılanan çok sayıda gazeteciden "terörist" ithamı altında bahsetti.

İktidar cephesinden gelen bu yanıt üzerine Gazetecileri Koruma Komitesi Üyesi Joel Simon mevcut duruma ilişkin bir açıklama daha yaptı.

Simon, "Türkiye'nin İran ve Eritre'den daha baskıcı olmasının absürd olduğu" yönündeki eleştiriye, "Evet absürd. Objektif gerçek şu ki, Türkiye'de o iki ülkeden daha çok gazeteci hapiste" yanıtını verdi.

Simon, AKP iktidarını destekleyen gazeteciler tarafından yöneltilen "CPJ'nin Türkiye'ye dair siyasi bir ajandası var" şeklindeki eleştiriye de yanıt verdi. Bu ithamın doğru olmadığını ifade eden Joel Simon, tarafsız ve bağımsız olduklarını söyleyerek şöyle dedi:

"Geçmişe bakarsak, örgütümüz Türkiye'de en son 1990'lı yıllarda, yetkililer uyguladıkları geniş kapsamlı baskılar neticesinde 78 kadar gazeteciyi hapsettiklerinde faaldi. O zaman hapsedilen gazetecilerin pek çoğu dindar bir perspektiften yazıyorlar ve görüşlerinden dolayı zulme uğruyordu. Onları tutuklu gazeteciler listemize eklediğimizde -o zaman farklı bir hükumeti olan- Türkiye devleti ve medya yapılanmasının çoğunluğu tarafından sert şekilde eleştirilmiştik. Geri adım atmadık ve hapisteki gazetecilerin her birinin serbest bırakılması için mücadele ettik. Bugün de aynı prensiplerle hareket ediyoruz. Hiçbir gazeteci mesleğinden dolayı hapsedilmemeli."

"Türkiyeli araştırmacıların CPJ'yi kandırdığı" yönündeki suçlamaya yanıt
Yine aynı şekilde raporun hazırlanmasına katkıda bulunan "Türkiyeli araştırmacıların CPJ'yi kandırdığı" yönündeki suçlamaya da cevap veren Joel Simon, süreci titizlikle yürüttüklerini anlatarak, "Verileri araştırma ekibimiz sağladı ancak hapisteki gazetecililerin davalarının her birinin nasıl sınıflandırılacağına CPJ kadrosu karar verdi. Ana raporu derlemek için 2011 ve 2012 yıllarında CPJ kadrosundan üç bilgi toplama heyeti Türkiye'yi ziyaret etti düzinelerce gazeteci, analist ve avukatla görüşüldü. Rapor kurumsal bir çabanın ürünüdür ve İdari Müdür olarak içeriğine dair her türlü sorumluluğu üzerime alıyorum" dedi.

"Türkiye'de 61 gazetecinin mesleklerinden dolayı hapiste olduklarını kesinleştirmiş bulunuyoruz"
Joel Simon, Türkiye'ye ilişkin bir önceki raporda yer alan tutuklu gazeteci sayısının 8 olarak belirtilmesi ile son raporda yer alan 61 gazetecinin mesleklerinden dolayı hapiste oldukları bilgisi arasındaki farka ilişkin yöneltilen eleştiriye de şöyle yanıt verdi:

"2011 yılının Aralık ayında CPJ 1985 yılından beri hazırlanıp senede bir yayımlanan hapishane sayımını yayımladı. Bu Türkiye üzerine özel bir rapor değil, dünya üzerindeki tüm ülkeleri kapsayan genel bir araştırmaydı. 22 Aralık 2001 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yazdığımız açık mektup vasıtasıyla Türkiye'de sayımda kesinleştirilenlerin dışında da [tutuklu] pek çok gazeteci olduğuna inandığımızı söyledik. Suçlananların gerçekten profesyonel gazeteciler olarak gerçekleştirdikleri faaliyetlerden dolayı mı hapsedildiklerini sistematik şekilde araştıracağımızı taahhüt ettik. Şu anda bu araştırmayı tamamlamış ve Türkiye'de 61 gazetecinin mesleklerinden dolayı hapiste olduklarını kesinleştirmiş bulunuyoruz. Bunun yanı sıra 15 ayrı davayı daha inceledik, ancak onları kesinleşmişler içerisinde sınıflandırmadık. Çünkü ya tutuklanan kişilerin gazetecilikten dolayı hapsedildiklerine dair yeterli bilgi yoktu ya da siyasi faaliyetlerinden dolayı hapsedilmiş olmaları ihtimali bulunuyordu. CPJ'in bir sonraki hapishane sayımı aralık ayında yayımlanacak."

"Tuhaf ama gerçek şu ki..."
Simon, "Türkiye'nin İran ve Eritre'den daha baskıcı olmasının absürd' olduğu yönündeki eleştiriye de 'Evet, absürd ve asla böyle bir şey iddia etmeyiz. Özenli bir araştırmaya dayanarak ilan ettiğimiz objektif gerçek şu ki, Türkiye'de o iki ülkeden daha çok gazeteci hapiste" yanıtını verdi.

Türkiye'nin basın özgürlüğüne yönelik tehditleri geniş olarak incelediklerini de ifade eden Simon, "raporun dilinin kaba ve aşağılayıcı" olduğu yönündeki suçlamayı ise, "Raporumuz eleştirel ama adil. Türkiye medyasının şu anda aşırı ölçüde baskıya maruz kaldığını ve düzinelerce gazetecinin mesleklerinden dolayı hapiste olduklarını, dolaysız ama ölçülü bir dille anlatıyoruz" diye yanıtladı.

Türkiye yetkililerinin mahkûmiyet sağlayacak yeterli delil olmayan davaları sona erdireceklerini ümit ettiklerini belirten Simon, gelecek ay için Ankara'da Türkiye'den yetkililerle buluşma talep ettiklerini de açıkladı.

BBC'ye göre sebep "katı yasalar"
Basına yönelik baskı hakkında İngiliz yayın kuruluşu BBC de dün geniş bir haber yayımladı. "Türkiye basını, devletten kaynaklanan baskıları hissetmeye devam ediyor" başlıklı haberde "Devlete muhalif olanları cezalandıran katı yasalar yüzünden Türkiye, herhangi başka bir ülkeden fazla gazeteciyi cezaevine gönderdi. Eleştirenler, devletin özgür ifadeyi bastırdığını söylerken hükümet, Kürt ayrılıkçılarının propagandasını kısıtladığını ifade ediyor" denildi.

"Ülke sosyal medya aracılığıyla alternatif haberlerde müthiş bir artışa tanık oluyor"
BBC, AB’nin Ankara’ya yönelik eleştirileri hakkında ise şunları yazdı:"Hükümet, hâlâ Türkiye’de medyanın özgür olduğunu söylüyor. Türkiye’nin Suriye rejimine yönelik sert tutumu, ana akım medyanın önemli bir bölümünde sert eleştirilere konu oluyor. Ülke, sosyal medya aracılığıyla alternatif haberlerde müthiş bir artışa tanık oluyor. Ancak birçok gazeteci için meslek giderek riskli bir uğraş haline geliyor. Kısa bir süre önce cezaevinden tahliye edilen Sayın [Nedim] Şener de iyimser değil.'

(soL- Haber Merkezi)