Ergenekon’dan mektup ve rapor var

Ergenekon davasında dün 2002 yılında MİT’e yollanan ve Tuncay Güney’in polisteki ifadesinin kayıtlarının yer aldığı isimsiz ihbar mektubu mahkeme tarafından avukatlara dağıtıldı. Makine Kimya Endüstrisi de Poyrazköy’deki arazide bulunan silah ve mühimmatlarla ilgili raporunda bunların TSK’ya verilmiş silahlar olduğunu açıkladı.
Salı, 09 Haziran 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) MİT'e 2002 yılında gönderildiği ileri sürülen ve bir polisin ağzından yazılmış olan isimsiz bir ihbar mektubu ve mektupla beraber bulunan Tuncay Güney'in polisteki ifadesinin kayıtlarını içerdiği söylenen 6 adet CD, MİT tarafından Ergenekon Davası'nın görüldüğü İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti. Mahkeme mektup ve CD'leri sanık avukatlarına da dağıttı.

MİT'in söz konusu mektup ve CD'leri almasının ardından Başbakanlık ve Genelkurmay Başkanlığı'na bilgi vermiş olduğu belirtiliyor. Mektubu yazan kişi Tuncay Güney'in gözaltına alındığı sırada verdiği ve "Ergenekon yapılanmasını" anlattığı ifadenin kayıtlarını almış olduğunu belirterek şöyle diyor: "Daha önce Tuncay denen herifin gözaltına alındığında elde edilen bilgisayar yedeklerinin CD'sini almıştım. Ergenekon diye bir şeyden bahsediyor. Ama ne hikmetse kimse bu mesele ile uğraşamıyor"

Mektubu yazmadan önce çok düşündüğünü söyleyen şahıs "sonucu itibariyle devletin menfaati söz konusu olduğundan yapılmasında bir sakınca görmediğini" ifade ederek yazdığı mektupta mevcut kolluk güçleri yapılanmasındaki "zihniyeti" de eleştiriyor: "Ülke geleceğine şekil vermek isteyen ve bunu ülke ve millet menfaati için yaptığını iddia eden, bunu istemeyen millet mensupları varsa onları da cahillikle suçlayarak bu insanların kendileri için iyi olanı seçemeyecekleri gibi bir sav ile kısacası "Benim için ama bana rağmen" hareket eden bir zihniyet var".

Mektubu yazan kişi ihbar ettiği yapılanmayı şöyle tarif ediyor: "Bu zihniyet, asker kimliğini de kullanarak kendi etrafında belli sivil menfaat odakları oluşturmuşlar, bu çerçevede devlet için millet için diyerek birbirlerini besliyorlar", "Bunlar açısından birinci nokta Türk olmak. İlginç bir yapılanmaları var. Alevi kesim ile ciddi temas halindeler. Bir tarafında Veli Küçük, diğer tarafında Sedat Peker. Bir tarafta Deniz Kuvvetleri ile ciddi diyaloglar var, diğer taraftan Jandarmanın organize ettiği siteyi Sedat Peker sahipleniyor".

Son gözaltılarda TSK mensupları serbest bırakıldı avukat tutuklandı

Ergenekon operasyonu kapsamında beş gün önce gözaltına alınan ve aralarında muvazzaf subaylar ve TSK'da çalışan memurların da bulunduğu kişilerden altısı dün mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Serbest bırakılanların bir muvazzaf subay, bir muvazzaf astsubay ve dört sivil memur olduğu belirtiliyor. Aynı gün gözaltına alınan Ergenekon davasında tutuklu yargılanan emekli Albay Levent Göktaş'ın avukatı Serdar Öztürk ise tutuklandı.

Tutuklanan avukattan komplo iddiası
Avukat Serdar Öztürk mahkemedeki ifadesinde, avukatlığını yaptığı Levent Göktaş'ın ofisinde yine Ergenekon kapsamında yapılan aramada bulunan bir DVD'nin polis tarafından konulduğunu tespit ettiklerini iddia etti. Bir savcının havalimanında gizlice çekilmiş görüntülerinin olduğunu belirtilen DVD görüntülerini çeken kişinin, havalimanındaki güvenlik kameralarına yakalanmış olduğunu söyleyen Öztürk, Göktaş'ın bürosuna bu DVD'yi koyan polisin adını ve resmini tespit ettiklerini belirtti. Öztürk bu bilgilerle Ankara Savcılığı'na dilekçe ile başvuruda bulunduğunu ve bu olaydan iki gün sonra kendi bürosunda polisin arama yaptığını ve gözaltına alındığını kaydetti.

Poyrazköy'den çıkan silahlar TSK'ya aitmiş
Beş gün önce Ergenekon kapsamında yapılan operasyonların Poyrazköy'de İstek Vakfı'na ait bir arazide ele geçirilen silah ve mühimmatla ilgili olduğu öne sürülmüştü. Dün Ergenekon operasyonu ile ilgili gündeme gelen bir diğer gelişme de bu arazide bulunan silah ve mühimmatın kime ait olduğu ile ilgili Makine Kimya Endüstrisi'nin hazırladığı raporun açıklanması oldu.

Rapora göre Porazköy'de bulunan lav silahları ve el bombalarının büyük çoğunluğu TSK'ya teslim edilmiş silah ve mühimmat. Silahların ve el bombalarının bir kısmının Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri'ne bir kısmının da Jandarma'ya teslim edilmiş olduğu belirtiliyor.

Raporda arazide bulunan el bombalarının bir kısmının da NATO anlaşmaları kapsamında yurt dışından alınmış olduğuna dikkat çekiliyor. NATO aracılığı ile alınan silahların kayıtlarının ise Savunma Bakanlığı ve TSK tarafından tutulduğu bilgisi veriliyor.

Poyrazköy'deki arazide bulunan silahlarla ilgili Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, daha önce bir açıklama yaparak burada bulunan 45 adet silahın hiçbirinin TSK envaterine ait olmadığını ileri sürmüştü.