Sayfa yolu
Erdoğan'ın Ergin Saygun ziyareti: 'Paşam paşam sen kalk, ben yatam'
Yayın Tarihi: 14.02.2013 , 11:07 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:51
Başbakan Erdoğan'ın, "Balyoz Planı" davasında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan, ancak sağlık sorunları nedeniyle tahliyesine karar verilen ve kalp ameliyatı geçiren emekli Orgeneral Ergin Saygun'u hasta yatağında ziyaret etmesi ve elini tutarak samimi bir şekilde poz vermesi tartışma yarattı.
Bu görüntüler üzerine bir takım zevat "Türkiye normalleşiyor" naraları atmaya başlarken, "İşte özlenen manzara" lafları edilmeye başlandı. Bir fotoğraf üzerinden rejim tarifleri yapanlar da, cemaat karşısında AKP'yi cesaretlendirme stratejilerine hız verenler de görüldü.
Kısa süre içinde yapılan tartışmalar toplamda, bazılarının 10 yıllık AKP iktidarından gerekli dersi çıkamadığını da göstermiş oldu. soL Yazarı Can Soyer bugünkü yazısında bu ziyaret sonrası yapılan tartışmaları değerlendirdi ve Cemaat - AKP karşıtlığı üzerine yerleştirilen bir siyasal söylemin AKP'yi aklamaktan başka bir işe yaramayacağını ifade etti:
"...Her şeyden önce, AKP ile cemaat arasında var olan çekişmenin bu denli abartılmasının ne nesnel bir zemini, ne de kanıtlayıcı verileri olduğunu düşünüyorum. AKP ile cemaat arasında hiçbir sorun olmadığını, hatta böyle bir çekişmenin hiç olmadığını falan iddia ediyor değilim. Meselem, bu çekişmenin bir siyasal söylem olarak üretilmesine ve işlevlerine daha yakından bakmakla ilgili. Yoksa pürüzsüz bir uyum, sadece AKP ile cemaat arasında değil, burjuva siyasetinin hiçbir aktörü arasında mümkün değildir zaten. Dolayısıyla, çekişmeler, sürtüşmeler, itişmeler normal olanı ifade etmektedir, “şaşırtıcı” olanı değil.
Daha ötesi, alternatif ve bağımsız bir siyasal mücadele çizgisinin, asla söz konusu çatlağın içine doğru uzatılmaması gerektiğidir. Kendisini bu çatlağın içine yerleştiren, bu çatlakta bir canlanma ve güçlenme ihtimali gören, söz konusu çatlağı mevcut siyasal yapının zayıflatılmasına ya da yıkılmasına hizmet edecek bir mümbit toprak olarak değerlendiren her siyasal akım, kritik uğraklarda ezilmek zorunda kalacaktır. Ezilecektir, çünkü çatlağın tarafları, icabında çatlağı kapatmak konusunda da hayli mahirdirler ve kapanan çatlakta arada kalanlar kaçınılmaz olarak ezilecektir.
Ancak asıl önemli olan, medyanın bilinçli olarak şişirdiği, kimi muhaliflerin de utangaç bir hazla kapıldıkları bu çatlak edebiyatının, AKP’yi aklamaktan başka bir işe yaramamasıdır. AKP ile cemaat arasındaki çatlak ya da sürtüşme ya da mücadele konulu haberler ve yorumlar hep AKP’ye ve Erdoğan’a yazmakta, her seferinde bu ikiliden bir “iyi polis-kötü polis” uyarlaması türetilmektedir."
Can Soyer'in "Paşam, paşam, sen kalk ben yatam…" başlıklı yazısını okumak için tıklayınız.
(soL -Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.