Erdoğan'ın arkası sağlammış!

Gazze katliamına sessiz kalarak İsrail'i destekleyen ABD ve İngiltere, Başbakan Erdoğan gibi konuşmaya başladı. Erdoğan'ın Gürcistan'a yardım edip Gazze'de susmakla suçladığı Batılılar, İsrail'in Hamas'la masaya oturmasını bile istiyor.
Perşembe, 26 Şubat 2009 10:00

soL (HABER MERKEZİ) Başbakan Tayyip Erdoğan'ın İsrail'e yönelik eleştirileri, aynı 'sertlikte' olmasa da, ABD ve İngiltere tarafından da dile getirilmeye başlandı. İsrail'in Hamas'la masaya oturmasını isteyen ülkeler, Gazze'ye uygulanan ambargoyu hatırlayıverdiler. Eleştirilerin Erdoğan'ın sözleriyle yapılması da dikkat çekiyor.

Erdoğan İsrail hakkında neler diyordu?
Başbakan Erdoğan, İsrail'i, Gazze'de orantısız güç kullanmak, seçilmiş olan Hamas'ı tanımayarak Filistinliler'in iradesini yok saymak, insani yardımları engellemek ve barışı sabote etmekle suçluyordu. Yine Erdoğan, başta ABD ve İngiltere olmak üzere, Batı ülkelerinin Gürcistan'ın Güney Osetya'ya saldırmasıyla başlayan savaştaki hassasiyetlerini Gazze'ye göstermemekle suçluyordu. Türkiye ile İsrail arasında gerilim yaratan ve Davos'ta Başbakan'ın İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'le yaşadığı tartışmayla doruk noktasına ulaşan İsrail eleştirileri, ABD ve İngiltere tarafından da dile getirilmeye başlandı.

Sözcükler daha yumuşaksa da, amaç aynı
ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton, çarşamba günü yaptığı açıklamada, İsrail'i Gazze'ye yönelik insani yardımı engellemekle suçladı. İsrail'de şaşkınlık yaratan sözlerin, Clinton'un bölgeye gelecek hafta yapacağı ziyaret öncesinde sarfedilmesi dikkat çekti. Clinton'un salı günü İsrail'i de ziyaret edeceği söyleniyor. ABD yönetimi, Gazze'nin yeniden inşası için 900 milyon dolar yardımda bulunabileceğini açıkladı. Haaretz gazetesine konuşan ABD'li üst düzey bir yetkili, "İsrail, Gazze'deki insani koşulları iyileştirmek için yeterli çabayı göstermiyor" dedi. Vaşington'un görüşünün İsrail'in kendisinden bekleneni yerine getirmesi olduğunu söyleyen diplomatik kaynak, Clinton'un gösterdiği tavrın, ABD Devlet Başkanı Barack Obama'nın Ortadoğu özel temsilcisi George Mitchell'in salı günü başlayacak olan İsrail gezisinde de tekrarlanabileceğini söyledi.

İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, İsrail'in önündeki en iyi seçeneğin, Hamas ile masaya oturmak olduğunu söyledi. Reuters'e konuşan Miliband, El Fetih ve Hamas arasındaki görüşmelerin arabuluculuğunu yapan Mısır'ın bütün dünya adına hareket ettiğini söyledi.

Hamas'ın geri adımlarını cesaretlendiriyorlar
Miliband ve Clinton'un şaşırtan tavırlarının nedeni, önümüzdeki çarşamba günü Hamas ve El Fetih'in ulusal uzlaşı hükümetini ilan etmesi beklentisi. Kahire'de Mısır İstihbarat Şefi Ömer Şerif tarafından yürütülen görüşmelerde, rakip partilerin esir değişimi konusunda önemli adımlar attıkları ve bir uzlaşı hükümetine çok yakın oldukları söyleniyor. Fetih ve Hamas arasındaki esir değişimi konusunda uzlaşmaya varıldığını Kahire'de bulunan Hamas temsilcisi de doğruladı. Geçen hafta boyunca, El Fetih lideri Mahmut Abbas, Hamas'ın kuracakları hükümete katılmasının elzem olduğunu defalarca farklı platformlarda tekrarlamıştı. Hamas da, önceki çağrılara yönelik sert çıkışlarını bir kenara bırakmıştı.

Obama'nın Ortadoğu temsilcisi George Mitchell, uzlaşı hükümetinin en önemli mimarlarından biri. Gazze'ye yönelik yüklü miktarda yardım, ulusal birlik hükümeti gibi istekleri dillendiren Mitchell, bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulma vaktinin geldiğini de kaydetmişti. Mitchell, son durağı Ankara'da da başlattığı temasları, Hamas'ın ikna edilmesi üzerine kuruyor. Ankara'ya "Hamas'ı terörist eylemlere son vermeye ikna etmek durumundayız" mesajını ileten Mitchell, önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve ardından Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile görüştü.

Türkiye ile stratejik ortaklık güçlenecek
Mitchell'in temaslarıyla ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD'nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey de, Türkiye'nin hem bölge hem de dünya barışı için 'kritik önem'de olduğunu belirtirken, "Ortadoğu barışı başta olmak üzere bölgedeki tüm sorunlarla mücadele ederken, Türkiye'yle stratejik ortaklığımız daha da güçlenecek" dedi.

Gül ile Babacan'ın da Mitchell'e özellikle Ortadoğu barışı konusunda "Barış arayışlarında Hamas'la diyaloğu dışlamak doğru olmaz" mesajı verdikleri, Mitchell'in de bu mesaja "Hamas'ı terörist eylemlere son vermeye ikna etmek durumundayız" yanıtıyla karşılık verdiği öğrenildi.

Türkiye neden sert çıktı?

Türkiye'nin İsrail'e yönelik sert eleştirilerinin Batı'nın kendisine yüklediği Hamas ile mütabakat görevinden kaynaklandığı belirtiliyordu. Türkiye'nin sert eleştirilerine İsrail'in resmi hiçbir tepki vermemesi de bu yorumu güçlendiriyor. İsrail'in "en sert sağcısı" Benyamin Netenyahu da son günlerde yumuşayarak, 'Filistin Barışı'ndan söz etmeye başladı. Netenyahu, ABD'nin kaygılarının aksine, Filistin-İsrail barışını önemsediklerini ve bunun için ellerinden geleni yapacaklarını dile getirmeye başladı.

Gazze'yi hatırlayıverdiler
Liderler, gelecek hafta Gazze'nin yeniden imarı için bir bağış toplantısı düzenleyecek. Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın da katılacağı toplantıda, Gazze katliamına ses çıkarmayan ülkeler, kentteki "insani koşulların düzelmesi" için 1,5 milyar dolar civarında yardım toplamayı hedefliyor. Filistin temsilcileri ise yardımın 2,8 milyar dolar tutarında olması için faaliyet yürütüyorlar.