Sayfa yolu
Erdoğan bir kez daha Suriye'yi NATO saldırısı ile tehdit etti
Yayın Tarihi: 07.05.2012 , 16:55 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:33
Dün Kilis'te Suriyeli mültecilerin kaldığı kampları ziyaret eden Başbakan Erdoğan, İtalya'da yapılacak NATO zirvesi öncesinde İtalyan Corriere della Serra gazetesine röportaj verdi. 2 hafta sonra yapılacak NATO zirvesi öncesinde Erdoğan bir kez daha Suriye'yi NATO müdahalesi ile tehdit etti. Erdoğan, cezaevlerinde bulunan gazeteciler ile ilgili kara propaganda yapmayı da ihmal etmedi. Geçtiğimiz gün partisinin bir mitinginde "tek devlet, tek millet, tek bayrak" söylemine "tek din" ifadesini de ekleyen Erdoğan, laiklik üzerine de konuştu.
Corriere della Serra gazetesi röportajı "Erdoğan: NATO'dan Suriye'ye askeri müdahale istemeye hazırım" başlığı ile yayımladı.
TRT Haber'de röportajın tamamına yer verildi.
"Askeri seçeneği ciddi olarak düşünüyor musunuz?" sorusuna Erdoğan "Şu ana kadar Suriye’ye karşı sabırlı olduk ama hükümet hata yapmaya devam ederse bu artık 5. maddede zikredildiği gibi NATO’nun meselesi haline gelir" dedi. Kofi Annan'ın sözcüsünün Annan Planını'nın zorluklara ve bir takım aksaklıklara rağmen uygulandığını belirtmesine rağmen, Erdoğan barış değil savaş istediğini göstererek, "Annan'a verdiği sözlerin hiçbirini tutmadı" dedi.
Erdoğan şöyle konuştu:
"Esad rejimi sona erdi. 10 bin ölü, Türkiye’ye sığınmış 25 bin, Ürdün’e sığınmış 100 bin mülteci var. Eğer bir devlet kendi halkına baskı uygular, onlara topla, tankla saldırırsa, yüz binlerce insan ülkeyi bırakıp kaçarsa adalet bunun neresinde? Biz Suriye ile 900 kilometrelik bir sınırı paylaşıyoruz. Ve her zaman önemli arkadaşlık ilişkilerimiz oldu. Maalesef Esad güvenimize saygı göstermedi. Tunus’ta bir şeyler değişmeye başladığı zaman biz kendisini uyardık. Ona doğru yolu seç, bırak siyasi partiler doğsun, özgürlük yolunu aç, siyasi tutukluları serbest bırak dedik. Ama artık durum çok vahim. Şu ana kadar Suriye’ye karşı sabırlı olduk ama hükümet hata yapmaya devam ederse bu artık 5. maddede zikredildiği gibi NATO’nun meselesi haline gelir. Esad Annan’a verdiği sözlerin hiçbirini tutmadı. Cinayetler devam ediyor. Güvenlik Konseyi olaylara daha ciddi yaklaşmak zorunda. AB gözlemci olarak kalmamalı. Askeri bir müdahale düşünüyor muyum? Bu sadece Türkiye’nin meselesi değil. Güvenlik Konseyi’nin ve Arap Birliği’nin somut adımlar atması lazım”.
Meydanlarda "tek din" diye bağıran Erdoğan'dan laiklik değerlendirmeleri
Geçtiğimiz gün partisinin mitinginde "tek devlet, tek millet, tek bayrak" söylemine "tek din" ifadesini de ekleyerek ülkede devlet eliyle dinselleşmenin dikte edildiğini itiraf eden Erdoğan şöyle konuştu:
"Laik bir devlet din özgürlüğünü ayrı tutmaz. Laiklik tüm inançlara aynı mesafede durur. Halbuki Türkiye’de bu, eğitim haklarına da zarar verecek şekilde, Müslümanlara baskı aracı olarak kullanılmış. Biz tüm dinlere aynı hakkı garanti altına alıyoruz."
Gazeteciler konusunda kara propagandaya devam
"Türkiye’de yüzden fazla gazeteci hapiste. Bu rakam ifade özgürlüğünü garanti altına alan demokratik bir ülke için biraz fazla değil mi?" sorusuna ise Erdoğan bildik kara propaganda yöntemleri ile yanıt verdi ve cezaevlerindeki gazetecileri "terörist" olmakla itham etti:
"Rakam yanlış, burada gerçek gazeteciler söz konusu değil. Bu kişilerin %90’ı yazdıklarından dolayı değil, terörist faaliyetlere dahil oldukları için hapisteler. Kısa bir süre önce İngiltere’de 50 gazeteci tutuklandı ama kimse ağzını açıp bir şey demedi. Türkiye’de olunca yaygara kopuyor! Bunlar sadece propaganda. Ben okuduğum bir şiir yüzünden mahkumiyet almış biri olarak fikir özgürlüğüne her şeyden daha fazla önem veriyorum. Benim için fikir özgürlüğü dokunulamaz bir hak."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.