Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Edirne'deki linç girişimine takip

Çağdaş Hukukçular Derneği, İçişleri Bakanlığı'nı göreve çağırarak, "Edirne'nin günlerdir zorbalara ve linç gösterilerine teslim edildiği"ni belirtti ve müdahalede bulunulmasını istedi.

Yayın Tarihi: 06.01.2010 , 10:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Çağdaş Hukukçular Derneği, geçtiğimiz günlerde Edirne'de meydana gelen faşist saldırı ve linç girişimi olayları ile ilgili olarak, dün İçişleri Bakanlığı'na çağrıda bulundu. Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkan Yardımcısı Münip Ermiş adıyla İçişleri Bakanlığı'na yapılan çağrıda, "Edirne'nin günlerdir zorbalara ve linç gösterilerine teslim edildiği" ifade edildi.

Edirne'deki linç gösterilerinin ardından benzer olayların Erzincan ve Kars'ta da sahne aldığı belirtilirken, "sizler de çok iyi biliyorsunuz ki, bu rezilliğin tek nedeni yasa gereği emriniz altında bulunan Emniyetin ve Jandarmanın hoşgörü zırhı altında 'mahallenin çocuğu' muamelesi gören bu serseri güruhun devlet tarafından desteklendikleri inancı ile hareket etmeleridir" denildi.

Edirne'de yaşanan olaylardan sorumlu olan mülki idarenin İçişleri Bakanlığı taşra teşkilatına bağlı olduğuna vurgu yapılan çağrıda, "Anayasa ve AİHS (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) amir hükümlerini askıya alarak mülki-idari bir yetersizlik örneği olmanın yanı sıra, bugün üçüncü gününe giren açık ve ağır ihmalinin kabul edilebilmesi mümkün değildir" denildi ve İçişleri Bakanlığı'nın idari denetim mekanizmasını işleterek soruna derhal doğrudan müdahale etmesi istendi.

İki olasılık: Ya linç organize ediyor ya da yönetemiyorlar
Basın açıklaması yapmak üzere Edirne'ye gelmeye çalışan veya zaten bu kentte bulunan demokratik kitle örgütü üye, yönetici ve temsilcilerinin linç tehdidi altında açıklamalarını gerçekleştirememeleri, kente girememeleri, saldırıya uğramaları ve kent sınırında bekletilmelerinin, eğer bizzat mülki amirler ile kolluk kuvvetleri tarafından organize edilmiyorsa, mülki idare fonksiyonunun ortadan kalkmasına ve "yönetememe"ye işaret ettiği kaydedildi.

"Özgürlükleri sınırlamak değil, yöneticileri denetlemek esas olmalı"
"Benim görevli bulunduğum kentte herhangi bir sosyal, siyasal, kültürel etkinlik linç tehdidi nedeniyle yapılamaz" diyen vali, emniyet müdürü ve jandarma komutanının artık kentin asayişinde sorumluluk alamayacak kadar zaafa düştüğüne dikkat çekilen çağrıda, "Anayasanın yürürlükte olmadığı, örgütlenme, toplanma, açık hava toplantısı veya basın açıklaması yapma haklarının askıya alındığı, kişi güvenliğinin sağlanamadığı bir kentin artık Valiye değil Sıkıyönetim Komutanına ihtiyacı olur ki, sadece yönetememe zaafı nedeniyle özgürlüklerin sınırlanmasını değil, mülki amirlerin denetlenmesini istemek hepimizin hakkıdır" denildi.

"Mülki amirler 'vatandaş tepkisi' adı altında linç organize ediyor"
Çağrının devamında şu ifadelere yer verildi:

"Halkın güvenliğini sağlayamayanların , sokakları serseri ve çapulculara teslim ettikten sonra özgürlüklerini kullanmak isteyenlere karşı kentin kapısını kapatanların halen daha o makamları işgal etmeleri, bu ülke yurttaşlarının bir kente sokulmaması kabul edilemez.

"Bir basın açıklamasının 'yaparsanız linç olur' diye yaptırılmaması kabul edilemez.

"Mülki amirlerin 'vatandaş tepkisi' adı altında kişi güvenliğini ortadan kaldıran linç girişimlerini organize etmeleri, teşvik etmeleri veya göz yummaları kabul edilemez.

"Bakanlığınız taşra teşkilatına bağlı mülki amirliğin ve kolluğun bu meseledeki zaafının Bakanlığınızca derhal ortadan kaldırılmasını diliyoruz.

"Mülkiye, polis ve jandarma müfettişleri aracılığıyla, suiistimal, 'acz' ve 'yönetememe'ye dönüşmüş ihmalin soruşturulmasını talep ediyoruz.

"Kişi hak ve özgürlüklerinin, toplanma, ifade ve seyahat özgürlüklerinin güvence altına alınmasını istiyoruz.

"Taşra teşkilatınızın ya hukuka uygun davranmaya niyeti bulunmaması yahut yetersizlik nedeniyle felce uğramış olmasını göz önünde bulundurularak bu hususları bakanlığınızdan ve bizzat sizden istiyoruz.

"Aksi takdirde, bugün ülkenin bir kentinde kabul görüp normalleştirilen 'linç kültürü' yarın ülkenin tamamına yayılır ve bir kentte yönetemediği krizi ülke çapında yönetemeyeceği zaten ortada bulunan mülki idarenin varlık nedeni ortadan kalkar."

Başbakan ve İçişleri Bakanı hakkında suç duyurusu
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi üyesi bir grup avukat da, Edirne'deki protesto eylemine ilişkin Başbakan Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın da aralarında yer aldığı 11 kişi hakkında dün İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.