Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Dışişleri 'iman'a mı geliyor?

Kadrolaşmaya fazla açık olmayan Dışişleri Bakanlığı'na ilişkin bir tasarıyla, bir yandan AKP'nin "imanlı" genç kadrolarına alan açılacak bir yandan da dış politikanın iç siyasetin yardımına koşması sağlanacak.

Yayın Tarihi: 11.01.2010 , 15:43 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Dışişleri Bakanlığı Kanunu'nda değişiklik yapılmasını öngören bir yasa taslağı hazırlandı. Bakanlığın faaliyetlerinin kamuoyuna anlatılması planı "içeri"ye yönelik bir "açılım" olarak yorumlanırken, Bakanlık personelinin sayısının artırılması, çeşitlendirilmesi ve önemli pozisyonlarda "gençleştirme"ye gidilmesi de AKP hükümetinin kadrolaşma çalışmalarının yeni bir adımı olarak görülüyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın TBMM dışından atadığı Ahmet Davutoğlu'nun yönetimindeki Dışişleri Bakanlığı'nın yeniden yapılandırılması sürecinde, atama kriterlerinin AKP'nin ihtiyaçlarına göre düzenleneceği düşünülürken, Dışişleri'ndeki Mülkiye geleneğinin son kalıntılarının da böylelikle ortadan kaldırılacağı öngörülüyor.

Dışişleri'nin yerel yönetimlere, üniversitelere, halka prezantasyonu
Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinde açıklanan "Dışişleri Bakanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik" tasarısının hazırlanma gerekçesinde, "dış politikanın sadece yabancı muhataplar nezdinde yürütülen bir etkinlik olmaktan çıkarılarak içerideki kamuoyuna da etkili biçimde aktarılması"nın hedeflendiği, kamuoyunun dış politikaya gerekli desteği vermesi yönünde de çalışmalar yapılacağı duyuruldu.

Dışişleri sitesinde "Dışişleri Bakanlığı'nda Yeniden Yapılandırma Çalışmaları" başlıklı bilgi notuyla duyurulan taslakta, Bakanlığın "meslek memuru" statüsündeki çalışanlarının il valiliklerinde staj yaparak, yerel idareleri ve idarecileri tanımalarının sağlanacağı belirtilerek, "çeşitli illere periyodik ziyaretler düzenlenmesi, yerel yöneticilerle, bölge milletvekilleriyle, sanayi ve ticaret odalarıyla, üniversitelerle ve yerel halkla doğrudan temasların yoğunlaştırılması amacıyla kapsamlı programlar yapılması öngörülmektedir" denildi.

Kadrolaşmada yeni bir eşik mi?
Tasarının, en son ABD Büyükelçisi Nabi Şensoy'un istifasının Dışişleri Bakanı ile varolan uyumsuzlukla açıklanması nedeniyle, AKP'nin, kritik olanlardan başlayarak Dışişleri'nin tüm kademelerinde "uyumlu" personel ihtiyacına denk düştüğü tahmin ediliyor.

"Meslek memurluğu" ve "idari memurluk" görev tanımlarının gözden geçirilerek yeniden yapılandırılması da yeni tasarının kapsamında yer alıyor.

493 idari, 970 meslek memurunun görev yaptığı Bakanlık'ta, ihtiyaca cevap vermekten uzak olduğu belirtilen memur sayısının artırılacağı ve farklı disiplinlerden de personel istihdam edileceği belirtildi. Meslek memurluğu giriş sınavına katılabilmek için mezuniyeti kabul edilen üniversite bölümlerinin çeşitlendirilmesi de dikkat çekiyor.

Meslekte altıncı yılını dolduran genç diplomatlara başkonsolosluk ve büyükelçilik yolunu açacak olan tasarı ile birlikte, "idari memurluk" sınıfı da temsile yetkili bir hale dönüştürülecek ve bu sınıftan kadrolar, idari görevin yanı sıra konsolosluk da yapabilecek.

Yeni Osmanlıcılığın gerekleri yerine getirilecek
Dışişleri Bakanlığı'nın yeniden yapılandırılmasıyla ilişkili olarak Bakanlık personeline verilecek dil eğitiminin kapsamı ise, Yeni Osmanlıcılığın dış politika ihtiyaçlarına yönelik olması nedeniyle özellikle dikkat çekiyor.

Dışişleri sitesindeki bilgi notunda, atandıkları ülkenin dilini konuşabilen personel sayılarının umut verici olmadığı ifade edilirken, "2007 yılından bu yana gerek merkezde, gerek yurtdışında belli sayıda personelimize dil öğrenimi görmeleri için düzenlemeler yapılmıştır. Bununla birlikte, ülkemiz için önem taşıyan bazı dillerin eğitiminde bugün gelinen nokta ihtiyacı karşılamaktan uzaktır" denildi.

Rusça, ve Çince'nin yanı sıra, Arapça, Farsça ve Balkan dilleri eğitimlerinin öncelikli kabul edilmesi ve dil öğrenimini tamamlayan personele çeşitli olanaklar sağlanacak olmasının, dış politikanın yoğunlaştığı bölgelere ilişkin planlarla paralelliği gözden kaçmadı.

AKP, Ali Babacan döneminde de kadrolaşmıştı
Ahmet Davutoğlu'ndan önce Dışişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Ali Babacan'ın da, Bakanlığın kendi iç atama mekanizmasına uygun davranmayarak, Kafkasya Dairesi'nin genel müdür ve genel müdür yardımcılığı makamları başta olmak üzere birçok departmandaki pozisyonu, "güvenebileceği" isim arayışı gerekçesiyle bir yılı aşkın bir süre boş bırakması, AKP'nin kadrolaşma faaliyetlerine örnek olarak gündeme gelmişti.

Yine Babacan dönemi Dışişleri'nde, tayin bekleyen bazı diplomatların AKP'lilerin yanında içki almayı tercih etmediği, Cuma namazına gidenlerin sayısında da ciddi artış yaşandığı söyleniyordu.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.