Devrimci Karargah davası 30 Nisan'da görülecek

Devrimci Karargah davasında Hanefi Avcı, savunmasını diğer sanıklardan ayrı gerçekleştirdi. MİT'in etüt raporundan alıntılar yapan Hanefi Avcı savunmasında, SDP'nin Devrimci Karargah ile ilgisinin bulunmadığını açıkladı. Duruşmada tahliye olmadı, dava 30 Nisan'a ertelendi.
Salı, 07 Şubat 2012 00:40

Devrimci Karargah davasının 4. duruşmasında avukatlar ve sanıklar savunmalarını yaptı. Aralarında SDP yöneticileri ile Bilim ve Gelecek dergisi editörü Baha Okar'ın da bulunduğu davada mahkeme heyeti, bir önceki duruşmada diğer tutuklu sanıkların, Avcı ile birlikte yargılanmak istemediklerini belirttikleri için ilk önce eski emniyet müdürü Hanefi Avcı ve tutuksuz sanık olan Avcı’nın eşi Şenay Avcı’nın savunmalarını dinledi.

Beşiktaş Adliyesi 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya ilk kez katılan Şenay Avcı, iddianamedeki suçlamaların hukuka aykırı olduğunu ifade ederek, herhangi bir silahlı örgüte üye olmadığını söyledi. Avcı’nın ardından Şenay Avcı'nın avukatı Refik Ali Uçarcı, müvekkilinin önceki duruşmalara katılmadığını ifade ederek, ailesinin başına gelen bu durum karşısında ruhsal olarak etkilendiği için katılamadığını söyledi. Daha sonra mahkeme heyeti Avcı’nın savunmasını dinledi.

Avcı: "SDP'nin Devrimci Karargah ile ilgisi yok"
Hanefi Avcı savunmasında, MİT’in hazırladığı ve dosyaya eklenen etüt raporundan söz etti ve bu raporda, Devrimci Karargah örgütünün kim tarafından, nerede nasıl kurulduğunun anlatıldığını ifade etti. "O raporda gerçek Devrimci Karargah örgütünün yurt dışında bulunan yöneticilerinin yaptığı telefon, e-mail gibi görüşmeleri yer alıyor. Burada birlikte yargılandığımız Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖB) üyelerinin hiçbir görüşmesi bulunmuyor" diyen Avcı, iki kişi arasındaki MSN görüşmesini okuyarak bu konuşmadaki ifadelerle SDP ile Devrimci Karargah örgütü arasında ilişki kurmanın mümkün olmadığını belirtti. Devrimci Karargah'ın SDP ve TÖP gibi yapıları beğenmediğini ve pasiflikle suçladığını kaydeden Avcı, SDP gibi yapıların ise Devrimci Karargah'ı beğenmediğini ve dolayısı ile kendisi ve diğer sanıklarla Devrimci Karargah'ın hiçbir ilgisi bulunmadığını ifade etti. Ortada iki örgüt olduğunu ancak bu örgütlerden birinin illegal diğerinin legal olduğunu ifade eden Avcı, her iki örgütün birbiri ile karıştırılmaya çalışıldığını ifade etti. Avcı son olarak, "Tutukluluğum hukuki değildir. Bu hukuksuzluğa son verilmesini talep ediyorum" dedi.

"Yargısız infazla ölen biri için yapılan eyleme katılmak suç değil"
Avcı’nın savunmasının ardından tutuklu ve tutuksuz sanıklar mahkemeye alındı. İlk olarak tutuksuz sanık Sultan Seçik Kubilay savunmasını yaptı. Örgüt üyesi olmak suçlaması ile hakkında dava açıldığını hatırlatan Kubilay, sosyalist olduğunu ve Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP)’nin dünya görüşünü benimsediğini söyledi. Yaklaşık 15 yaşından beri sosyalist bir insan olduğunu ve 20’li yaşlarından itibaren sosyalist bir gazetede geçici bir süre çalıştığını anlatan Seçik, kendisinin Devrimci Karargah davası ile yargılanmasının SDP’ye yönelik bir komplo olduğunu söyledi. Seçik, eşi ile birlikte yaşadıkları eve baskın yapan polislerin evde 63 bin mark buldukları ve evde silahlar buldukları yönündeki tutanakların dosyaya eklendiğini ancak zaman içinde bunların maddi hata olduğunun anlaşıldığını hatırlattı. Kendisine yönelik olarak Orhan Yılmazkaya ile ilgili olan bir basın açıklamasına katılmasının suç olarak ifade edildiğini anlatan Kubilay, bir sosyalist olarak yargısız infazla ölen biri ile ilgili basın açıklamasına katılmasının suç olmadığını söyledi.

"Dalgıç kostümü örgüt materyali"
Ulaş Bayraktaroğlu ile yaptığı bir telefon görüşmesinde Bayraktaroğlu’na, "Balık malzemeleri bende" dediğini ve bunun eylem malzemesi olarak iddianemeye girdiğini kaydeden Günay Kubilay, "Bayraktaroğlu’nun dalgıç olduğunu ve balık tuttuğunu herkes bilir. Ben de kendisine bize balık getir malzemelerin bende dedim" diye konuştu. Kubilay’ın savunmasının ardından sanık Necdet Öztürk’ün avukatı Salim Şen savunmasını yaptı. Öztürk’ün terör örgütü üyesi olduğu gerekçesi ile tutuklu bulunduğunu kaydeden Şen, dosyada bunu destekleyen hiçbir kanıt olmadığını söyledi. Şen’in ardından Osman Baha Okar’ın avukatı Mehmet Rahmi Kadıoğlu savunmasını yaptı. Kadıoğlu, savunmasında Emniyet Müdürlüğü’nün bir kanadı ile Hanefi Avcı arasındaki hesaplaşmaya müvekkilinin de kurban gittiğini söyledi. Kadıoğlu, son olarak müvekkilinin serbest bırakılmasını talep etti.

"Geleneksel pilav günleri suç unsuru"
Kadıoğlu’nun ardından Mehmet Kılıç’ın avukatı Mehmet Ali Altun savunmasını yaptı. İddialar olduğunu ancak kanıtlar olmadığını kaydeden Altun, "Abdullah Öcalan’ın çatı partisi önerisi ile ilgili olarak müvekkilim de suçlanıyor. Halbuki çatı partisi fikri sadece ona ait değildir. Bunu da iki dakikalık bir konuşmaya bağlıyorlar" dedi ve konuşmadan ilgili kesimleri mahkeme heyetine dinletti. Pilav gününde yapılan bu konuşmanın bir suç teşkil etmediğini belirten Altun, "Galatasaray Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi de pilav günü düzenliyor. Geleneksel pilav günleri nasıl suç oluyor?” diye sordu.

"Hanefi Avcı'nın tahliyesini talep ediyoruz"
Devrimci Karargah davasından tutuklu yargılanan Cemal Bozkurt, yaptığı savunmada, "Yeni yeni iddianameler birbirlerine eklenerek devam ediyor. Adalet dağıtıcı Türkiye Cumhuriyeti, savunmalara kulak tıkamış durumdadır biz de işlettiğiniz sistemi böyle ortaya dökeceğiz" dedi. Hanefi Avcı’yla birlikte yargılanmaya karşı olduklarını yineleyen Bozkurt, Hanefi Avcı’nın diğer sanıklar salona alınmadan savunma yapmasını eleştirerek, "Hanefi Avcı’nın salonda bulunmamasını değil, davadan çekilmesi yönünde talepte bulunmuştuk. Dava dosyasında bulunmasının devrimciliği kirlettiğini düşünüyoruz. Bu yüzden Hanefi Avcı’nın tahliyesini talep ediyoruz" diye konuştu.

"Adli makamlar utanmalıdır"
Bozkurt, Van depreminin ardından Tekirdağ F tipinden diğer devrimci tutuklularla birlikte yardım kampanyası yaptıklarını duyurmak için bir çok yayın kuruluşuna faks çektiklerini ve faks çekilen Türkiye Gerçeği dergisi yazarı Mehmet Güneş’in bu gerekçeyle Devrimci Karargah davasından tutuklanmasını değerlendirdi. Bozkurt, bu tutuklamayı, "Devlet suç üretti" şeklinde yorumlayarak, "Bizlere de verilmek istenen mesaj, dışarıda kurumlarla iletişime geçmeyin tehdididir" dedi. Bozkurt, aynı operasyonla, aralarında öğrencilerin de olduğu tutuklamalarda savcının, “Duruşmaya neden gittiniz?” şeklinde sorular yönelterek tutuklamaların yaşandığını ifade ederek, "Adli makamlar utanmalıdır" diye konuştu. Bozkurt, mahkeme heyetine, "15 Şubat komplosu" olarak tanımlanan Abdullah Öcalan’ın tutuklandığı güne atıfta bulunduğu bir dilekçe sunarak, "15 Şubat'ı lanetliyoruz" dedi.

"Hanefi Avcı bana işkence yaptı, özür diledi"
Bozkurt’un konuşmasının ardından diğer tutuklu yargılanan Necdet Kılıç söz aldı. Kılıç, mahkeme heyetine avukatının da gösterdiği görüntülerle, Mersin pilav gününde yaptığı konuşma ile Öcalan’ın talimatları yönünde hareket ettiği suçlamalarını eleştirdi. Kılıç, “Bu bir komplo davasıdır. Emniyet içinde hesaplaşmadan ötürü biz kurban edildik. Benim yaptığım konuşmayla Öcalan ne alaka? Hanefi Avcı bana işkence yaptı özür diledi. İstanbul Emniyeti de gelip benden özür dileyecek” dedi.

"İddianameden çok polis fezlekesi"
Tuncay Yılmaz da yaptığı savunmada, Devrimci Karargah örgütü ile ilgili tek bir bağlantısının olmadığını, delil diye kullanılan bütün belgelerin Toplumsal Özgürlük Girişimi’nin yönetim kurulu raporundan oluştuğunu ifade ederek, “Bu iddianameden çok polis fezlekesi” dedi. “Bana bu zamana kadar tek bir soru soruldu. Demokrasi için birlik hareketinin Öcalan’ın talimatıyla kurulup kurulmadığı soruldu” diyen Yılmaz, "eğer suçlanıyorsa kendisine Devrimci Karargah ile ilgili soru sorulması gerektiğini" vurgulayarak tahliyesini talep etti.

Savcının tutukluluk istemine sanıklardan tepki
Savunmaların ardından savcı duruşma hakkında görüşünü açıkladı. Savcı Salim Duran, suç mahiyetinin değişmemesi nedeniyle tutukluluk hallerinin devamı yönünde görüş bildirdi. Savcının tutukluluk hallerine devam yönünde açıkladığı görüşe bazı sanıklar, “Sizde hiç kafa, hiç namus yok mu? Bu insanları mağdur ediyorsunuz, utanmıyor musunuz?” şeklinde tepki gösterdi.

Tahliye yok, Bozkurt'a da suç duyurusu
Duruşmaya verilen aranın ardından ara karar açıklandı. Tüm sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların olması nedeniyle tutukluluk hallerinin devamı yönünde karar verildi. Ayrıca tutuklu yargılanan Cemal Bozkurt'un mahkeme heyetine Öcalan'a ilişkin verdiği dilekçe ve savcıyla yaşadığı tartışmadan ötürü hakkında suç duyurusunda bulunacağı bildirildi. Duruşma 30 Nisan 2012 tarihine ertelendi.

(soL - İstanbul)