Dershaneler kalkmıyor şekil değiştiriyor

Erdoğan geçenlerde yeniden “dershaneler kalkacak” dedi. Yıllık karı bir milyar dolar olarak tahmin edilen ve Gülen cemaatinin büyük bir ağırlığı olduğu bilinen dershane sektörü gerçekten ortadan kalkacak mı?
Cumartesi, 26 Haziran 2010 15:31

SBS, YGS, LYS, ÜDS, ALES… Türkiye’de öğretimin her aşaması “seçme sınavları” ile doldurulduğundan özel dershaneler “eğitim sistemi”nin bir parçası haline getirildi. Bir milyonun üzerinde öğrenci bu sınavlarda liseye ya da üniversiteye girebilmek için birbiriyle yarıştırılırken özel dershaneler çocuklarının eğitim almasını isteyen emekçilerin ve yoksulların başlıca sorunu oldu: “Nasıl etsek de çocuğu dershaneye göndersek”.

Geçtiğimiz ay Başbakan Tayip Erdoğan AKP İstanbul Milletvekili Halide İncekara’nın kızı ile “şakalaşırken”, küçük kızın SBS’ye hazırlandığını söylemesi üzerine “dershaneleri kaldıracağız, sınav sistemini de değiştireceğiz” diye konuştu. Basında “Erdoğan şaka yaptı” nitelemeleriyle yer alan haberin, ilginçtir ki, büyük dershane sahiplerine muazzam karlar getirdiği bilinen bu sektörde “infial” yarattığına dair bir belirti görülmedi. “Neden?” diye sorulduğunda iki yanıt akla geliyor: Sebep, iktidara geldiklerinden beri “sınav sistemini değiştireceğiz, dershaneleri kaldıracağız” diyen AKP’nin birincisini sık sık ikincisini de hiç yapmaması olabilir. Ya da “özel dershane sektörü”nün son yıllar içerisinde dershane odaklı olmaktan çıkarak, özel okullar ve üniversiteleri de kapsayan kocaman bir “özel eğitim” sektörü haline gelmiş olması ve “dershaneleri kaldıracağız” diyebilen AKP’nin eğitimin özelleştirilmesi konusunda gerçekte çok daha kararlı olması.

Özel okul sorunu özel dershane sorununu yutacak
Yani dershaneler kalksa da, “özel dershane sorunu” yerini çok daha büyük bir “özel okul” sorununa bırakacak. Bir işçi maaşının onlarca katı bir ücretle çocukların artık yuvadan itibaren gönderilmeye başlandığı özel okullar, yakın bir gelecekte üniversiteye girişin tek yolu haline gelecek gibi gözüküyor. Mevcut dershane zincirlerinin neredeyse tamamının özel okullar hatta özel üniversiteye sahip olması “dershaneler kalkacak” açıklamasının neden böylesine büyük ve karlı bir sektörde paniğe neden olmadığını da açıklıyor. Dershanelerin özel okullara dönüştürülmesinin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2010-2014 yılları için hazırladığı stratejik planında da yer aldığı belirtiliyor.

Özel dershane-özel okul-özel üniversite üçlüsü
Halihazırda mevcut büyük dershane zincirlerinin zaten ya özel okulları ya da özel üniversiteleri ulunuyor. Örneğin, Açı Dershaneleri'nin Açı Okulları, Bil Dershanelerinin Bilfen Kolejleri, Final Dershanesi’nin Final Okulları, Kavram Dershaneleri’nin Kavram Yüksekokulu, Uğur Dershanelerinin Bahçeşehir Koleji ve Bahçeşehir Üniversitesi var. Dershane sektörünün en önemli “öğelerinden” Fethullah Gülen cemaatinin ise yüzlerce dershanesinin yanı sıra bir o kadar da özel okulu olduğu bilinen bir gerçek.

AKP özel dershane sayısını ikiye katladı
Öte yandan “dershaneleri kaldıracağız” açıklamalarında bulunan AKP hükümeti döneminde dershane sayısı neredeyse ikiye katlanmış bulunuyor.Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de şu anda 4178 özel dershane bulunuyor. AKP’nin iktidara gelmesinden önce, 2001 yılında bu sayı 1864’tü. Dershanelerle ilgili çarpıcı bir diğer sayısal veri de, Türkiye’de dershane sayısının genel lise sayısından fazla oluşu. 4178 dershaneye karşılık, 3357 genel lise bulunuyor. AKP döneminde dershanelerin sayısındaki artış, doğal olarak dershaneye giden öğrenci sayısına da yansıyor: 2002’de dershaneye giden öğrenci sayısı 606.522 iken 2008 yılında bu rakam 1.122.861’e çıkmış. Dershanelerin yıllık geliri 1 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.

Cemaat dershaneleri ön planda
Dershane sektöründe son yıllarda en ön plana çıkan başlık “cemaat dershaneleri”. Bu artık herkesi bildiği bir sır. “Bu yıl da Türkiye birincisi cemaat dershanesinden çıkacak”, “cemaat dershanesi kazandırıyor”, “cemaat dershanesine mi gitsem?” bu alanda en sık duyulan sözlerden.

Cemaat dershanelerinin en bilinenleri FEM Dershanelerinin yalnızca İstanbul’da 47 şubesi bulunuyor. Türkiye’nin her ilinde şubesi bulunan FEM’in toplamdaki şube sayısı ise yaklaşık 140. Ancak cemaat dershaneleri FEM ile sınırlı değil. Cemaatin farklı illerde farklı isimlerle de dershane açtığı biliniyor. İzmir’deki Körfez Dershanesi, Ankara’da Maltepe Dershaneleri en bilinen örneklerden. Cemaat Dershaneleri Güvender adlı bir dernek çatısı altında toplanmış bulunuyor.

Her tür alternatif mevcut
Güvender’e alternatif olarak Final Dergisi Dershaneleri, Sınav Dergisi Dershaneleri, Uğur Dershaneleri’ni bünyesinde toplayan Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) ve Fen Bilimleri Dershanesi’nin başını çektiği Özel Dershaneler Birliği (Öz-De-Bir) adlı iki ayrı dershane birliği bulunuyor.

“Arkasında cemaat olmayan” dershane zincirleri de kendilerini bir de bu özellikleri ile pazarlıyorlar. Çocuğunuzu cemaat dershanesine göndermekten çekiniyorsanız “cumhuriyetçi” özellikleri ön plana çıkan Fen Bilimleri ya da Uğur Dershanesi’ne gönderebilirsiniz. Hatta bu dershaneler de cemaat dershanelerine özgü “kampa alma” uygulamasını kendi bünyelerinde gerçekleştirerek tam bir alternatif sunuyorlar. Örneğin Uğur dershanesi 2006 yılında cemaat dershanelerinin “ağabeyli ablalı ev kampları”na alternatif “5 yıldızlı otel konforunda” dershane kampı uygulaması başlatmıştı.

Uğur Dershanesi’nin de Türkiye genelindeki şube sayısı 150’ye yakın. Final Dergisi Dershanesi’nin toplam 201, Fen Bilimleri’nin 65 şubesi olduğu belirtiliyor.

Dershane kardeşliği
Diğer yandan bu karlı sektörde, işbirliğinin “ideolojik farklar”ın ötesine geçtiği görülüyor. Başbakan’ın “dershaneler kapatılacak” açıklamalarının ardından, Mayıs ayında, birbirine rakip üç dershane birliği, Güvender, Öz-De-Bir ve TÖDER bir araya gelerek Türkiye’deki sınav sistemi ve dershanelerin geleceği üzerine bir çalıştay düzenlediler ve hükümete izlenmesi gereken “sınav politikası” hakkında tavsiyelerde bulundular.

(soL-Haber Merkezi)