"Demokratik açılım" sürüyor!

AKP'nin "demokratik açılım"ı tıkandı. Eylemlerde ve polis müdahalesinde şiddetin dozu giderek artıyor. Ülkenin dört yanında çatışmalar yaşanıyor. DTP hakkındaki kapatma davası öncesinde gerginlik tırmanıyor.

Demokratik Toplum Partisi (DTP) hakkındaki kapatma davasının görüleceği gün yaklaştıkça, sokaklar ısınıyor. Abdullah Öcalan'ın İmralı'daki koşullarını protesto eden binlerce Kürt dün de eylemdeydi. DTP'liler, Öcalan'a yönelik kötü muamelenin demokratik açılımda samimi olunmadığını gösterdiğini söylerken, iktidar açılımın bitmediğini iddia ediyor.

Sokaklar yangın yeri
DTP'liler, Abdullah Öcalan'ın cezaevi koşullarının giderek kötüleştiği gerekçesiyle dün birçok ilde eylem yaptı. Yürüyüş ve gösterileri engellenen DTP'liler ile polis arasında çatışmalar çıktı. Diyarbakır, Batman, Siirt, Nusaybin, Cizre, Ağrı, Urfa, Adana, Mersin, Şemdinli, Eruh, Hakkari, Kurtalan ile İstanbul'un çeşitli semtlerinde çıkan olaylarda, yüzlerce kişi gözaltına alındı, onlarca kişi yaralandı, bir üniversite öğrencisi hayatını kaybetti.

İstanbul Ümraniye'de Sağlık Bakanlığı'na ait iki araç ateşe verildi. Taksim'de DTP'liler tarafındanyapılan basın açıklaması sırasında, ellerinde Türk bayrağı olan bir grup, DTP'lileri protesto etti. İstanbul-Küçükçekmece'de yaklaşık 20 kişilik grup, satır ve sopalarla DTP İlçe Başkanlığı'na girmek istedi. Partililerin müdahalesiyle karşılaşan saldırganlar, kuru sıkı silahla rastgele ateş edip, spreylerle duvarlara üç hilal çizerek kaçtılar.

Eylemlerin olduğu illerin çoğunda esnaf kepenk indirirken, çatışmalar saatlerce sürdü. DTP'lilerin yürümelerine izin verilmeyen Diyarbakır'da polis ile parti yetkilileri arasında uzun süren görüşmeler sonuçsuz kaldı ve polis müdahale etti. Olaylar üzerine DTP adına açıklama yapan Aysel Tuğluk, "Demokratik bir eylem yapmak istedik, ancak izin verilmedi. Emniyet tahrik etti. Üç defa görüşmemize rağmen, izin vermediler. Kitlenin içinde olduğumuz halde gaz bombaları ile saldırdılar. Ara sokaklarda polis, adeta öldürürcesine kitleye saldırdı. Belediye başkanlarımıza saldırdı. En önemlisi ise, bu yürüyüşte plastik mermi kullanıldı. Bu mermilerden bir gazeteci de yaralandı" dedi.

Polis de "hazırlanmış"
Fırat Haber Ajansı'nın (ANF) haberine göre, polisler Hakkari'nin Dağgöl mahallesinde tekbir getirerek yürüyüş yaptı ve Kürtlere hakaret içeren sloganlar attı. Polisin perşembe günü Erciş'te gözatına alınan bazı DTP'lileri ilçedeki ülkücülere teslim ederek işkenceye maruz bıraktığını iddia eden ANF, polislerin olaylar sırasında Türk, Kırgız ve Afganların oturduğu mahallelere giderek, "Onlardan sakın korkmayın siz de kendinizi koruyun" anonsları yaptığını ileri sürdü.

Urfa'da DTP binası kundaklandı
Bölgede ve Türkiye'nin genelinde çatışmalar şiddetlenirken, Şanlıurfa'da DTP Karaköprü Belde Başkanlığı kimliği belirsiz kişilerce benzin dökülerek yakıldı. DTP Şanlıurfa Merkez İlçe Başkanı Mithat Karadağ, olayı kınayarak, "provokasyonlara pabuç bırakmayacaklarını" söyledi.

AKP binasına molotoflu saldırı
Diyarbakır-Urfa Karayolu'nda bulunan AKP İl binasına da molotof kokteyl ve taşlarla saldırıldı. Binada maddi zarar oluşurken AKP Diyarbakır İl Başkanı "Belli ki bazı gruplar, demokratik açılım süreci ile bu halkın rahat nefes almasını daha çok özgürlük içinde yaşamasını istemiyor. Bu gruplar partimizi hedef almıştır. Biz partimizin bunu hak ettiği inancında değiliz. Partilerimiz taşlanabilir, kapı ve pencerelerimiz kırılabilir, yaralanabilir belki de öldürülebiliriz. Ama bu halkın mutluluğu ve huzuru için kanımızın son damlasına kadar 'inadına özgürlük' diyoruz. Demokratik açılım süreci sonuna kadar sürecek" dedi.

Açılım bitti, dava yakında!
Çatışmalar ve gerilim yükselirken, DTP hakkında açılan davanın görüşüleceği gün de yaklaşıyor. Dün, Mersin'de konuşan DTP Van Milletvekili Fatma Kurtulan, Anayasa Mahkemesi'nin 8 Aralık'ta görüşeceği DTP'nin kapatma davası için "Ne yapacaklarmış? Sekizimiz hakkında da yasaklama getirecek, grubu düşüreceklermiş. Hep beraber, 'hadi oradan' diyoruz onlara. Daha önce DEP ve HADEP kapatıldı. Ne oldu, güçlenerek yeniden geldik. Partimiz kapatılırsa, bir milletvekili arkadaşımıza dokunulursa, 'o Meclis sizin olsun' diyeceğiz. Hep beraber halkımızın arasında demokratik siyaseti geliştireceğiz. Biz Meclis’i çözüm yeri olarak gördük. Meclis’i bu dönem Kürtler çok önemsedi, 'Meclis’te demokratik çözüm gelişsin' dedi. Ama bunu ısrarla reddediyorsanız, o zaman yapacak hiçbir şeyimiz yok. Tekrar halkımızın arasına döneceğiz" dedi.

"Demokratik açılım"ı da değerlendiren Kurtulan, "AKP bir açılımdan bahsetti. Tüm Kürtler, 'bu açılımda samimilerse, Kürt sorununu demokratik çözümle özdeşleştireceklerse, her şeye varız' dedi. Ama gelinen süreçte görüldü ki bu açılımın aslı bir tasfiyeymiş" diye konuştu. Öcalan'ın sorunların çözümünde etkili olacağını iddia eden Kurtulan, ''Eğer demokratik bir süreçten bahsediyorsanız, bunun yolu diyalogdan geçiyor ve her şeyden önce Öcalan ile görüşmelisiniz'' önerisinde bulundu.

DTP'li belediye başkanları hakında soruşturma
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, önceki gün DTP Diyarbakır İl binası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasıyla ilgili görüntü dökümlerini Emniyet Müdürlüğü'nden istedi. DTP'li 98 belediye başkanı ve 10 il genel meclis başkanı adına hazırlanan basın bültenini okuyan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Abdullah Öcalan'ın İmralı'daki koşullarının sürekli ağırlaştırıldığını söylemiş ve "Çözüm, kimliğin Anayasa'da kabul edilmesidir. Kürt halkının siyasi ve kültürel haklarının tanınmasıdır. Adalet Bakanı koşulların yeterliliğini düşünüyorsa, Başbakan Erdoğan, Baykal ve Bahçeli 11 yıl değil sadece 11 gününü orada geçirsin, bakalım uygun mu? Sözüm ona iyileştirme yapılıyor. 12 metrekare 6 metrekareye indiriliyor. Allah aşkına kiminle dalga geçiyorsunuz" demişti.

Dava neler doğurur?
DTP'nin kapatılması istemiyle açılan davanın iddianamesinde, kapatma talebiyle birlikte Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, Sebahat Tuncel, Osman Özçelik, İbrahim Binici, Sevahir Bayındır ve Fatma Kurtulan'ın da aralarında bulunduğu 220 parti üyesi hakkında siyasi yasaklılık kararı verilmesi de isteniyor. Davadan bu yönde bir karar çıkarsa, DTP'nin Meclis'teki grubu düşecek. Ancak DTP'li vekiller, böyle bir durumda "sine-i millet"e döneceklerini açıkladılar. Bir kapatma ya da siyasi yasak çıkması durumunda DTP'li vekiller toplu olarak istifa edecekler. Bu istifaların bir başka önemi de, erken seçim olasılığını gündeme getirmesi. 21 DTP'li vekil ile birlikte bir vekil daha istifa ederse, Meclis sandalye sayısının yüzde beşinden fazlası boş kalacak ve bu durumda da ara seçim gündeme gelecek. Halen Meclis'te 6 boş sandalye bulunuyor. Ara seçim için 28 sandalyenin boşalması yeterli.

(soL - Haber Merkezi)

Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun

Yorumlar - Bu habere 5 yorum yapıldı

"açılım"

demek ki buymuş:türklerle kürtlerin arasını açmak!serap öldü...aydın öldü...kardeşlik...kardeşlik de ölüyor korkarım ki!

Açılımdan ders çıkarmalıyız!

Açılımın emperyalizmin AKP ile birlikte kotardığı bir oyun olduğu daha başından belli idi. "Ayıdan post emperyalizmden dost" olmıyacağı, daha 1999 yılında emperyalizmin Apo'yu yakalayıp, paketleyip Türk hükümetine teslim etmesinden belli değil miydi? Bu emperyalizmin yeni oyunu da değildir. Aynı biçimde Saddam Hüseyin'i de İrana karşı 10 sene savaşta destekleyen emperyalizm sonunda onun da ülkesini işgal etmiş, kendisini de astırmıştır. Afganistan'da Taraki ve SSCB güçlerine karşı Pakistan'da "Talibanlar"ı örgütlendirip silahlandıran emperyalizm, şimdi de ona karşı 10 senedir amansız bir savaşı kendisi yürütmektedir. Türkiye'de tek işçi sınıfı ve tek emekçi halk vardır. Bunların yegane düşmanı emperyalizmdir; onun yerli ortakları ve siyasi temsilcileri olan AKP'dir. Etnik kökeni ne olursa olsun
tüm emekçiler kardeştir. Ancak birlik ve beraberlik içinde özgürlük, demokrasi ve sosyalizm yolunda başarılı olabilirler!

DTP bilmiyor muydu?

Şimdi DTP AKP'nin açılımı yüz üstü bıraktığını söylüyor, Abdullah öcalan'a göre açılım ABD oyunu... ne oldu bir ay önce bunu söyleyenlere ulusalcı demek modaydı! Ama sahi DTP bilmiyor muydu açılımın ne anlama geldiğini. bal gibi biliyorlardı, beklediler, kendilerine inisiyatif verilmeyince doğruları söylemeye başladılar. Ama doğru doğru zamanda doğru yerde söylenirse doğrudur!

Açılım dedikleri, halkların arasını açmakmış!

Aylar öncesinde, açılım lafı ortaya ilk atıldığında, yüzüne düzene dönmüş "sol" liberaller ve Kürt muhalefetinin egemenleri, AKP'ye bir kez daha kredi açmış ve sürecin bir parçası olmaktan duyacakları memnuniyeti sözcüklere dökmekte zorlanmışlardı.

Eleştiri okları ise TSK-MHP-CHP üçlüsüne yönelmişti. TSK'nın açılımı desteklediği birinci ağızdan açıklanmışken, vazife gereği MHP ve CHP'yle birlikte anılmıştı.

Şimdi bir kez daha AKP'ye ateş püskürüyor, Kürt halkını bir kez daha kandırdığının farkına varıyorlar, bir kez daha.

Kimse kusura bakmasın, Kürt halkıyla dalga geçiyorlar, bir kez daha.

Aynı zokayı kaç kez yutar bir halk hareketi?

Peki sizi uyaran devrimcilere "faşist" demenizi, derneklerini basmanızı nereye koymalı?

Varsın dilimizde tüy bitsin: Kürt hareketinin muhatabı Türk emekçi halkıdır.

DTP ve PKK, Türk emekçileri değil AKP'yi, ABD'yi, AB'yi muhatap görmeye devam ettikleri sürece Türkler arasındaki güvensizliği, öfkeyi, giderek oluşan nefreti değiştiremezler.

Sivilleşiyoruz ya, sivil savaşa gidiyoruz.

"Açılım" dedikleri, Türk ve Kürt halkının arasını açmakmış meğer!

plastik mermi kullanıldı *****

tamam ama dtp lilerde gazeteci ve kameraman'a tuğla fırlattı .olaya objektif bakın .illaki kürt diye hep haklı olacaklar diye bir kaide yok .şanlı urfada'da türk bayragi açanları ve bayrağı yuhaladılar .ne olacak şimdi .türk bayrağı açanlar "faşist" bayrağı yuhalayanlar"mazlum" açılımımın sol tafafı olmayalım .(yayaınlamayacağınızı bilerek yazıyorum) (rojin 2)..