"Çocuklarınıza Alara, Sanem ismini koymayın Macit, Kevser koyun"

Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk ailerden çocuklarına Kuran’dan isim verirken “dikkatli olmalarını” istedi. Çocuklara konulan kimi isimlerin mekruh olduğunu iddia eden Öztürk, çocuklara Macit ve Kevser’in yanı sıra “İslam büyüklerinin” isminin koyulmasını önerdi.
Pazartesi, 08 Ekim 2012 16:54

Samsun Müftüsü Yrd. Doç. Dr. Öztürk, çocuğa isim vermenin kültürel, sosyal ve dini açıdan önemli bir konu olduğunu söyledi, çocuklara verilebilecek ve verilemeyecek isimler konusunda fetva verdi.

“Allah'tan başka ilah mı olur?”
Pek çok ailenin Kuran’da geçen isimleri çocuklarına vermek istediklerini söyleyen Öztürk, Kuran'da geçen her kelimenin isim olarak konulamayacağını ileri sürdü.

Günümüzde yaygın olan ve Kuran'da geçtiği için konulan çok sayıda ismin anlamının yanlış olarak bilindiğini, gerçek anlamlarının ise isim olarak verilemeyeceğini söyleyen Öztürk, ailelere “uzman kişilere danışma çağrısı" yaptı.

Öztürk, şöyle konuştu:

“Aileler çocuklarına Kuran'dan isim koymak isterken ismin anlamına çok dikkat etmeliler. Mesela Sanem ismi çocuğa verilmemeli, Sanem, put demektir, Aleyna sıkça duyduğumuz bir isim ama anlamı üstümüze bela, sıkıntı aksın demektir. Kuran'da geçen her kelimenin isim olmayacağı bilinmelidir. Kuran-ı Kerim'de geçen her kelime 'Bu Kuran'da geçiyor isim olur’ mantığıyla çocuklara verilmemelidir. Kuran'da geçen kelimelerin anlamı iyi bilinmelidir. Kezban ismi Kuran'da geçiyor diye veriliyor. Oysa Kezban yalancı demektir. Çocuğa bu ismi koyarsanız, 'yalancı, yalancı' diye çağırmak zorunda kalırsınız. Aleyna 'üstümüze bela sıkıntı aksın', Bekir, 'deve yavrusu' demektir. Hz. Ebubekir'in ismi Abdullah'tır Ebubekir lakabıdır. Bu husus karıştırılmamalıdır. Rumeysa 'gözü çapaklı kadın' demektir. Hüreyre, 'kedicik' demektir. Kayra eski Türk mitolojisinde 'tanrı' demektir, Allah'tan başka ilah mı olur? Çocuğa tanrı ismi konulmamalıdır. Melis, Yunan mitolojisinde 'tanrıça' demektir, şişman ve tembel anlamlarına da gelir. Erçin 'ücret' anlamına gelir. Bir insanın ücreti olamaz.”

Samet, Bade, Alara mekruh
Dinen mekruh sayılan isimlerin de olduğunu iddia eden Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Resul, Nebi, Cebrail, Azrail, Mikail, İsrafil isimleri konulmamalı, hoş değil. Samet ismi, hiç kimseye muhtaç olmayan demektir. Bu sadece Allah'a mahsus bir durumdur, isim olarak kullanılamaz. Gülsüm gariban, zavallı kimsesiz anlamındadır. Julide Farsça'da dağınık, perişan demektir. Cennet bahçesi olarak bilinen İrem ise Allah'ın gazabına uğrayan sahte cennettir. Bade ismi içki demektir. Hannas ismi şeytanın ismi. Alara, Rosa, İlayda bunlar İslam isimleri değil gayrimüslim isimleridir ve çocuklara konulmamalıdır. Anlamı kötü olan, anlamsız şeyler de çocuklara isim olarak konulmamalıdır.”

“İsimler Allah’a kulluğu ifade etmeli”
Yrd. Doç. Dr. Öztürk, “İsim her dilden olabilir. Yeter ki anlamı güzel olsun, yaşadığı toplum ve kültüre yabancı olmasın” dedi.

Barış, Mert, Özgür, Sevgi gibi isimlerin kullanılabileceğini, aynı şekilde Kerim, Macit, Zeynep, Hasan, Abdullah, Kevser, Abdurrahman gibi isimlerin çocuklara verilmesinde bir sakınca görmediğini söyleyen Öztürk, isimlerde Allah'a kulluğun ifade edilmesi gerektiğini ileri sürdü. Çocuklara İslam büyüklerinin isminin verilmesini öneren Öztürk, halk arasında yaygın olan Fatma, Ayşe, Ahmet, Mehmet, Muhammet, Mustafa, Zeynep gibi isimlerin de çocuklara verilebileceğini söyledi.

(soL-Haber Merkezi)