CIA uzmanı Barkey uyardı: 'Türkiye ordusu tecrübesiz, bu işler oyun değil!'

Türkiye uzmanı Barkey’in, TSK’nın savaş tecrübesi olmadığını söylemesi ve Ankara’nın Suriye konusunda tek başına hareket etmemesi gerektiği konusundaki “uyarılarından” sonra TSK’nın Suriye’de “tampon bölge” veya“uçuşa yasak bölge” oluşturulması konusunda gücünün yetip yetmeyeceği tartışılıyor.
Salı, 16 Ekim 2012 16:17

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun iki ay önce “psikolojik sınır” olarak açıkladığı 100 bin mülteci sınırının dün aşılmasından sonra, Suriye’de “tampon bölge” veya “uçuşa yasak bölge” oluşturulması tartışmaları hız kazandı.

Dün CIA’nın Türkiye uzmanlarından, Lehigh Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Henri Barkey’in Radikal’e yaptığı açıklamalarda, Türkiye’nin savaş tecrübesi olmadığı, Suriye'ye tek başına giremeyeceği, tampon bölge ya da uçuşa yasak bölgenin kolay kolay oluşturulamayacağı ifadeleri tartışmalara neden oldu.

“Türkiye istese de Suriye’ye tek başına giremez”
Dün yaptığı açıklamada, Türkiye’nin sürekli olarak uçuşa yasak bölge oluşturulması konusunda ABD’ye baskı yaptığını ifade eden Barkey, Türkiye’nin istese de Suriye’ye tek başına giremeyeceğini belirtti.

“ABD neden yanaşmıyor?”
ABD’nin, Türkiye’nin uçuşa yasak bölge oluşturulması konusunda yaptığı çağrılara neden yanaşmadığını anlatan Barkey şunları söyledi:

Biz, yani Amerika niye buna yanaşmıyoruz. Amerika’nın bile o sistemi sindirmesi için yüzlerce uçak kaldırması lazım. İsrail’e karşı geliştirildiği için Suriye’nin uçaksavar sistemi gerçekten tahmin ettiğinizin çok üstündedir. Bana Washington’dan şöyle söylendi: “Evet Suriye’de bir no-fly zone yaratabiliriz ama bazı uçaklarımızı kesinlikle düşürürler.” Bu işleri kimse oyun sanmasın. ABD, tampon bölge yaratmanın ne kadar zor olacağını tecrübelerine dayanarak da biliyor… En önemli sebep tecrübesi olmaması. Türkiye en son ne zaman bir ülkeyle savaşa girdi? Türkiye ordusu NATO’nun ikinci büyük ordusu olabilir ama tecrübesiz.

"Türkiye tek başına hareket etmesin"
Barkey’in bu açıklamalarını değerlendiren bazı askeri kaynaklar, Türkiye’nin hava savunma sisteminin Suriye’ninkinden üstün olup olmadığı konusunda farklı görüşler dile getirseler de Türkiye’nin tampon bölge veya uçuşa yasak bölge oluşturulması konusunda tek başına hareket etmemesi gerektiği konusundan birleştiler.

Prof. Dr. Mesut Hakkı Çaşın, “Savaş politik hedeflerin devamıdır. Bir kere Türkiye savaş istemiyor. BM kararı olmadan tampon bölge oluşturmak Suriye’ye savaş açmak demektir. Türkiye BM kararı olmadan Suriye’ye girerse de uluslararası hukuk açısından suç işlemiş sayılır. Bunu yaptığı takdirde Türkiye’nin belini kırarlar” derken, Suriye’nin hava savunma sisteminin Türkiye’ninkinden üstün olduğunu ifade eden Doç. Dr. Atilla Sandıklı şunları kaydetti:

Etkin bir hava savunma sistemimiz yok. Suriye’nin orta ve uzun menzilli füzeleri var, bizim yok. Tampon bölge kolay değil. Bu nedenle Suriye’ye müdahalenin maliyeti çok yüksek olur. Suriye’ye girmek Türkiye açısından çok problemli olur.

Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu “tampon bölge” kavramının yanlış kullanıldığını, meselenin “güvenlikli bölge” ve “uçuşa yasak bölge” olduğunu söylerken, Türkiye’nin tek başına böyle bir girişimde bulunamayacağını ve uluslararası alanda böyle bir karar alınmadığını ifade etti.

Emekli Büyükelçi Uluç Özülker ise şu ifadeleri kullandı:

Bir ordunun savaş kabiliyeti o silahı kullanan insanla ölçülür. PKK nedeniyle Türk ordusu fevkelade eğitimli ordudur. Ama tabii işin diğer boyutu her savaş bir felakettir. PKK olayında bile şehit veriyorsunuz, olası bir savaşta şehit vermeyi göze almak gerekir. Üstelik şu anda Suriye’de bir iç savaş var ve Suriye ordusu da tecrübe kazanıyor. Ama bu bir savaşa taraftar olmak anlamına gelmez.

Türkiye’nin, Akçakale’ye top mermilerinin düşmesinin ardından Suriye’ye açtığı “adı koyulmamış” savaşı sınıra yığınak yaparak hızlandırması ve sürekli olarak gerilimi artıracak yönde açıklamalar yapması, ABD ve Batılı güçler tarafında da dikkatle izleniyor. Genel olarak yapılan açıklamalar Türkiye’nin “karşı saldırılarını” destekler nitelikte olsa da Türkiye’nin kendi başına hareket etmemesi konusunda uyarılar yapılıyor. Barkey'in açıklamaları da, bu uyarılar içindeki en açık olanlarından biri olarak değerlendiriliyor.