"Bir kısım yargı"

AKP yanlısı gazete ve köşe yazarları Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yargılanması doğrultusunda hüküm veren Sincan 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi yargıcı Osman Kaçmaz'ı hedefe yerleştiren bir kampanya başlattılar. Mahkemenin kararı ie ilgili olarak YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu da yeniden hedef tahtasında.
Cuma, 22 Mayıs 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) Ergenekon Soruşturması'nda savcının hukuksuz uygulamaları eleştirildiğinde "yargının bağımsızlığı"ndan dem vuran AKP yanlısı gazete ve köşe yazarları, Sincan 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün "Kayıp Trilyon" davası dolayısıyla "özel evrakta sahtecilik" nedeniyle yargılanabileceğine hükmetmesi karşısında "bazı yargıçlara" karşı kampanya başlattılar. Kararı alan Sincan 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi yargıcı Osman Kaçmaz'ın yanı sıra YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu da yeniden hedef tahtasına yerleştirildi.

"Yargıcın dokunulmazlığı kaldırılsın"
Zaman Gazetesi yazarı Mümtaz'er Türköne, Abdullah Gül'ün "sahtecilikten" yargılanması kararını alan Sincan 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi yargıcını doğrudan hedef gösteren bir yazı yazdı. Türköne dünkü köşe yazısında kararı alan yargıcın " 'cumhurbaşkanı yargılanabilir' şeklinde bir şahsi rey ihsas etmiş olduğunu" ve "bu kararın arkasındaki niyetin sorgulanması gerektiğini" ileri sürerek yargıcın dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyecek kadar ileri gitti ve yazısını "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın şahsında Türk devletinin ve anayasal kurumlarının uluslararası alanda itibarına zarar veren bu yargıcın, TCK'nın 302-308 maddeleri arasındaki suçlardan yargılanabilmesi için 'yargıç dokunulmazlığının kaldırılmasını" talep ediyorum' diye sonlandırdı.

Türköne yazısında bağımsızlığının kaldırılmasını istediği yargıçla ilgili şöyle bir portre çizdi: "Yaptığı işi monoton ve tüketici bulan bir yargıcı göz önüne getirin. Yaşı ilerledikçe yanlış bir meslek seçtiğine daha fazla inanıyor. Bir dans yıldızı veya bir tiyatrocu olmayı hayal ettiği gençlik yıllarını, sabahları koyun sürülerinin evinin önünden geçtiği taşra kasabalarında geçirmiş. Hayaller tükenmiş ama hâlâ yargıcın yüreğinde bir umut var. Bir yolunu bulup bu sıkıcı hayattan sıyrılabilir, toplumun ilgi ve hayranlıkla izlediği bir yıldız olabilir. Mahkemenin kaleminde görev alan bir kâtip ve hizmetli yerine büyük sayılara hükmedebilir. En önemlisi kendisine artık saygı bile göstermeyen eşinin ve çocuklarının gözünde yeniden önemli biri olabilir. Vicdanları dışında hiçbir merciye ve arzuya boyun eğmeyen yargıçları tenzih ederek soralım: Yaptığı işin monotonluğuna rağmen bir yıldız olma hayalinden vazgeçmeyen, üstelik işine de saygısı olmayan bir yargıç pekala mümkün olabilir, öyle değil mi? Politikada yıldız olmayı kafasına koyan bir yargıçtan söz ediyoruz. Karşınıza mesleğinin şeref ve itibarını ikbal arayışları için harcayacak bir yargıç portresi çıkmıyor mu?"

"İllegal YARSAV üyesi kuşkusu"
Zaman Gazetesi ve bazı haber siteleri de mahkeme kararı ile ilgili haberlerinde hakim Osman Kaçmaz'ın Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) üyesi olmasına özellikle dikkat çektiler. Zaman Gazetesi'nde Osman Kaçmaz ile ilgili olarak YARSAV üyesi olmasının yanı sıra "yargıcın verdiği ve temyize götürülen kararların büyük bölümü Yargıtay Ceza Daireleri tarafından bozulduğu" gibi ayrıntılara da yer verildi.

Bir taşla iki kuş
Samanyolu haber sitesi Osman Kaçmaz'ın YARSAV üyeliğini "bir taşla iki kuş vurma"nın fırsatı olarak görerek YARSAV Başkanı Eminağaoğlu'na karşı yürüttü kampanya ile bu bilgiyi brileştirdi ve "Cumhurbaşkanı Gül hakkındaki tartışmalı kararın sahibi hakimin YARSAV üyesi olduğunun anlaşılması YARSAV başkanı Eminağaoğlu'nu panikletti" şeklinde ifadeler kullandı. Eminağaoğlu'nun panikleme göstergesi de, Osman Kaçmaz'ın aldığı kararın hukuken doğruluğunu savunan yazılı bir açıklama yapması oldu.

"Komplu'nun arkasındaki isim Eminağaoğlu!"
Vakit Gazetesi'nin internet sitesi ise "fırsat bu fırsat" diyerek YARSAV Başkanı Eminağaoğlu'nun da Abdullah Gül'e karşı düzenlenen "yargı komplosu" ile olan bağlantılarını ortaya çıkaratan "yeni iddialar" ortaya attı. Gazetenin diğer pek çok dinci ve AKP yanlısı yayın organında da aynen yayınlanan haberine göre "YARSAV Başkanı Eminağaoğlu ve emekli Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Heinrich Böll Vakfı yöneticisi Dr. Jur Engelhardt ve yanındaki beş kişilik Alman hukukçu ekibinin bulunduğu Ankara'da bir otel odasındaki toplantıda, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün nasıl yargılattırılabileceği konusunu görüştüler". Haberde ayrıntılı dökümüne yer verilen görüşme ile ilgili bilginin kaynağı "Alman istihbaratında uzun yıllar çalışmış Talip Doğan Karlıbel".

Karlıbel'e göre Eminağaoğlu Heinrich Böll Vakfı yöneticisi Dr. Jur Engelhardt'a şöyle diyor: "Efendim bizim "Apo'yu" (Abdullah Gül'ü kastediyor) yargılamamız biraz zor, ancak basını arkamıza alırsak o zaman belki Hem Almanya ya hem de AB Ülkelerine, "Bakın Türkiye de Hukuk işlemektedir, Cumhurbaşkanını bile yargılıyorlar" gibisinden bir görünüm veririz. Sizce bu tip girişimimiz Almanya ve AB devletlerinde ters anlanabilir mi?". Engelhardt ise Eminağaoğlu'na şöyle cevap veriyor: "Yok yanlış anlaşılmaz. Çünkü Bu Hükümete ve o Hükümetten gelen bir Cumhurbaşkanının yargılanmasına biz Almanlar çok sıcak bakarız. Çünkü İslamlaşma ve Şeriatlaşma temelinde kurulmuş bir partinin yetkililerinin yargılanmalarına biz tam destek veririz".