Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Bir hafta türban bir hafta katsayı

Türban ve İmam Hatip Liseleri üzerinden yürütülen “mağduriyet” söylemi yine gündemde. Geçtiğimiz hafta Başbakan’ın eşi türbanla GATA'ya alınmamasından dolayı “mağdur”du bu hafta yine İHL mezunları.

Yayın Tarihi: 09.02.2010 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:04

Yüksek Öğretim Kurulu’nun üniversite sınavında katsayı uygulamasını kaldırmaktaki ısrarına karşılık Danıştay ikinci kez uygulamayı durdurma kararı aldı. Danıştay 8’inci Dairesi, İstanbul Barosu’nun açtığı dava sonucu, YÖK’ün, 17 Aralık 2009 tarihli, üniversiteye giriş sınavında genel ve meslek lisesi mezunları arasında 0.15 ve 0.13 olarak belirlediği “sembolik” katsayının yürütmesini durdurdu.

YÖK kararı “geçerli sebebe dayanmıyor”
Danıştay kararının gerekçesinde katsayının 0,15 ve 0,13 olarak belirlenmesinin “hukuken geçerli bir sebebe dayanmadığı, yargı kararlarının gereklerine aykırı olduğu, yargı kararlarını geçersiz kıldığı ve uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararlar oluşacağı” belirtilerek, daha önce uygulanan alan içi tercihlerde 0,8, alan dışı tercihlerde 0,3 katsayısının yargı kararlarıyla hukuka uygun bulunduğu kaydediliyor.

Danıştay: “katsayı kararı sınavı engellemez”
Danıştay kararında, YÖK’e katsayının 0,15 ve 0,13 olarak belirlenmesinin gerekçelerinin sorulduğu, ancak gelen yanıtın “bilimsel ve hukuken kabul edilebilir bir açıklama” olmadığı da ifade ediliyor. YÖK’ün katsayı ile ilgili yargı kararının bu seneki üniversite sınavlarını engelleyeceği iddiasına ise Danıştay, “Katsayı sınavlar sonucunda yerleştirmeye esas puanın hesaplanmasında dikkate alınacağından sınavlara başvurma ve sınavları engelleyici bir husus değildir” karşılığını verdi.

YÖK kararına göre başvuru uzatılabilir
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan Danıştay’ın kararının ardından yaptığı açıklamada 18 Ocak’ta başlayan Yükseköğretim Geçiş Sınavı (YGS) başvurularının, öngörüldüğü gibi 12 Şubat’a kadar devam edeceğini söyledi. YÖK’ün daha sonraki kararına göre sınava başvurmak isteyenler için ek süre tanınabileceğini kaydeden Yarımağan, sınavla ilgili olarak ise “Şu anda sınavın ertelenmesi konusunda kesin bir şey söyleyemiyorum. Ertelenmesi mutlaka gerekmeyebilir ama gerekebilir de. Gerekmeden de çözüm olabilir. Duruma bağlı” açıklamasını yaptı.

YÖK katsayı konusunda ısrarlı
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, şimdiye kadar yaptıkları ve Danıştay tarafından durdurulan düzenlemeleri (ilki 21 Temmuz 2009 tarihli) “İlk yaptığımız düzenleme tamamen başarıya dayanan mükemmel bir düzenlemeydi. Danıştay, yürütmeyi durdurma kararı verd. İkinci yaptığımız düzenlemede katsayı uygulamasını esas aldık, hem de Anayasa'nın 13. maddesine uygun olarak ölçülük ilkesini kullanarak hareket ettik” sözleriyle savunurken Danıştay’ın son kararından sonra da yeni bir düzenleme yapmak konusunda ısrarcı olacaklarını anlatan bir açıklama yaptı.

“Neler yapabiliriz? Bakacağız. Bazı arkadaşlarım kısa özetler verdiler. Yarın onlarla görüşeceğim. İstişare yaptıktan sonra yarın akşam ya da sonraki gün bir yol haritamız hakkında daha açıklayıcı ve doyurucu fikir vermiş olacağız” diye konuşan Özcan, “B, C, D, E, F…” şeklinde pek çok planları olduğunu da ekledi.

Özcan öğrencileri düşünüyormuş…
Özcan katsayı konusundaki bu yoğun ısrarını “Benim endişem öğrencilerin durumuyla ilgilidir”, “Öğrencilerimiz kesinlikle bu tür gelişmelerden etkilenmemeliler” sözleriyle açıkladı.

Katsayının yarattığı eşitsizliklere dair “endişe” sahibi olan YÖK Başkanı’nın paralı eğitimin yarattığı eşitsizliklere dair ise herhangi bir endişe taşımadığı biliniyor. YÖK Başkanı sene başında üniversite öğrencilerinin büyük tepkisini çeken harçlara yapılan zamları savunmuş ve “Dünyanın hiçbir yerinde sıfır harç yok. Çin'de bile yüzde 25'ini öğrenci karşılıyor. Eğitim işi masraflı bir iştir. Buraya para harcanıyor. Ne olur velilerimiz de biraz elini taşın altına koysa çocuklarının eğitim kalitesinin artırılması için birazcık yardım etseler. Çocuklarınızı özel okula gönderiyorsunuz, milyarlarca lira veriyorsunuz. Dershaneye gönderiyorsunuz, milyarlar harcıyorsunuz. Hiç kimse konuşmuyor, ama üniversiteye gelince yüzde 8'lik zam yapıldığında dünya yıkılmış gibi gösteriliyor. Ben lise sondaki oğluma binlerce lira harcıyorum. Üniversitede okuyan büyük oğlumdan daha fazla para harcıyorum. Hiç sesim çıkmıyor” diye konuşmuştu.

Eşitsizlik nerede?
Kendisinin dershaneye ve özel okula harcadığı paralardan şikayetçi olmadığını söyleyen Özcan, böylelikle üniversiteye girişte asıl eşitsizliği sorgulamak bir yana bir çırpıda meşrulaştırıyor. Üniversiteye girişte “olmazsa olmaz” hale getirilen özel dershanelerin ücretleri 2.500TL’den başlayıp 16 bin liraya kadar çıkıyor. Kısacası katsayıdan önce dershane parasını ödeyebilenlerin çocukları üniversiteye girme hakkı kazanıyor.

Özgür-Der protesto edecek
Diğer yandan Danıştay’ın katsayı kararının “mağdurları” İmam Hatip Lisesi öğrencileri ve bu konudaki “hassasiyetleri” ile bilinen bazı dernekler hemen açıklama yaparak kararı kınadılar.

Kararın yargının “İslam düşmanlığını” gösterdiğini ileri süren Özgür-Der’in açıklamasında “Başta imam hatip liseleri öğrencileri olmak üzere tüm meslek liselilerin hakkının gasp edilmesine devam anlamı taşıyan bu karar, yargı bürokrasisinin İslam düşmanlığında sınır tanımadığının yeni bir örneğidir” ifadesine yer verildi. Özgür-Der “darbeci” olarak nitelendirdiği İstanbul Barosu önünde kararı protesto etmek üzere, bugün Taksim Meydanı’nda toplanacaklarını açıkladı.

ÖNDER millete havale etti
İmam-Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği (ÖNDER) Başkanı Hüseyin Korkut da kararla ilgili yaptığı açıklamada “Danıştay’ın katsayı konusunda verdiği ilk kararı da bu son kararı da hukuksuz buluyoruz. Millet çocuklarının öğrenimini ve geleceğini engelleme girişiminden başka bir şey olmayan bu kararı alan Danıştay’ı milletimize havale ediyoruz. Sınav süreci bu kadar daralmışken ve başvurular neredeyse bitmişken, yüz binlerce genci ilgilendiren bu kararın alınması sistemi tıkayacak bir hale getirmiştir. Danıştay, milletle inatlaşarak nereye varmak istiyor? Yürütmenin yerine mi geçmek istiyor?” diye konuştu.

Öğrenciler ne diyor?
İmam Hatip Lisesi mezunlarının üniversiteye girişini engellediği gerekçesi ile üzerinden bir “mağduriyet” söylemi geliştirilen katsayı uygulamasını ve lise öğrencilerinin asıl “mağduriyetlerini” meslek lisesi, Anadolu lisesi ve düz lise öğrencilerine sorduk. İşte aldığımız yanıtlar.

Berkcan, Ankara - Yıldırım Beyazıt Endüstri Meslek Lisesi
Bugün meslek lisesinde okuyan bir öğrencinin haftada 3 günü stajda geçiyor, aynı zamanda son sınıf öğrencisi olduğu için ÖSS’ye de hazırlanmak zorunda. Haftada 3 gününü kuruş para almadan stajda geçiren bir öğrenciye önünüzü açtık mezun olunca istediğiniz bölüme gidebileceksiniz diyorlar. Düşünsenize haftada 3 gününü stajda 2 gününü okulda (meslek dersleri ağırlıklı) geçiren bir öğrenci nasıl üniversiteyi kazanabilir? Tabi babası patron olursa kazanır. Ama ülkemizde meslek liselerine giden öğrencilerin ailelerini, patron değil patronların yanında 600 TL maaş ile çalışan emekçilerin oluşturduğunu biliyoruz. Onlar bu yüzden kazanamazlar ÖSS’yi çünkü okuldan çıktıktan sonra dershaneye gidecek yol paraları bile olmuyor çoğunun cebinde. Hadi bir şekilde gitti dershaneye kazandı üniversiteyi…Harç parası bir geliyor, ev geliriyle aynı oranda. Peki bu çocuğun üniversiteye gitmesi mümkün mü?

Onların kimin önünü açtığı belli: cemaat evlerinde ağabeylerinden ablalarından birebir kurs gören imam hatip öğrencileri. Bu değişiklik anca onlara yarar çünkü okuldan sonra dershaneye nasıl gideceğim diye düşünme ihtiyaçları yok. Söylediğim gibi onların ağabeyleri ve ablaları var ve meslek liseli öğrencilere de bunları dayatıyorlar.

Can Memiş, İstanbul- Cağaloğlu Anadolu Lisesi
Başlarda ben de katsayıların eşitlenmesinin doğru olabileceğini düşünüyordum. Ama kafam karışıktı, ne de olsa işin arkasında AKP vardı. Bir yığın açılımda olduğu gibi bunda da bir sorun çıkacaktı. Ya da çözüm olamayacaktı, ki öyle oldu. Tüm bu yapılanların meslek liselerine değil imam hatiplilere yarar sağladığı görüldü. Zaten bu katsayıları destekleyen bir meslek liseli de çıkmadı. Sadece İmam hatipliler ve mezunları bu işe sevinmişti. Danıştay’ın kararına da tek tepki gösteren onlardı zaten. Meslek liseleriyle imam hatip liselerinin aynı kategoriye alınması da ayrı bir gariplik.

Öğrencilere, ‘motivasyonlarını bozmasınlar’ diyen Yusuf Ziya Özcan, bizim kaygımızın onlardan dolayı olduğunu bilmelidir. Gelecek kaygısı taşıyan, okullarımızda durmadan para toplanan, cehaletin ve cemaatlerin pençesinde yetişen bizlerin motivasyonları onlar sayesinde bozuk. Bize ‘endişelenmeyin’ diyor kendisi, bu mümkün mü? YÖK var olduğu sürece, katsayılar kalkmadığı sürece, öğrencilere tüccar mantığıyla bakıldığı sürece, gericilik bu kadar yayıldığı sürece biz endişeliyiz. On binlerce insana iş imkanı sunamayan ama nasıl oluyorsa imam hatiplilerin kendi istekleri dışında işsiz kalmadığı bir ülkede ben endişeliyim. İmam hatip liseli kız öğrencilere, İETT tarafından özel otobüs tahsis ediliyor. Ya meslek liselilere, ya diğer liselilere? Bu mudur adalet? Ya da onların adaletten anladıkları bu mudur?

Can Semercioğlu, lise öğrencisi
YÖK'ün katsayı konusundaki bu ısrarı ve tavrı AKP'nin tavrıdır. Bu tavır konusunda Türkiye'nin geleceği ve biz gençler adına çok endişeli olmakla beraber, katsayının kaldırılmasıyla birlikte zaten başını alıp giden cemaatleşme, liselerimizde, üniversitelerimizde artık doruk noktasına ulaşacak. Ancak ortada öylesine derin handikaplar var ki, katsayı kararı bunun çok küçük bir yanını oluşturuyor.

Öncelikle liseler dini eğitimin değil, bilimsel ve çağdaş bir eğitimin verilmesi gereken kurumlardır. Aynı şekilde bu liselerden mezun olan kızlar hiçbir şekilde meslek edinememektedir. Bu açıdan bakıldığında katsayı sorununa getirilen çözümün ne kadar da cemaatkâr bir tutum olduğu görülecektir. Aslında bunu "sorun" diye nitelemek doğru değil. Nitekim meslek lisesi öğrencileri ve düz lise öğrencileri üniversiteye girme yarışına bir adım geriden başlamış oluyorlar. Bunların yanına meslek liselilerin yoksul ve emekçi çocukları olduğu ve düz liselerdeki niteliksiz eğitim eklendiğinde bu liselerde okuyan öğrencilerin üniversiteye girme hayalleri kalmamış oluyor.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.