Baykal: Yargıyı mıncıklama

CHP lideri Deniz Baykal grup toplantısında AKP'ye seslenerek "Elini Silahlı Kuvvetler'in içinden çek, yargıyı da mıncıklama" dedi. Baykal, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e de yasayı veto etmesi gerektiği yönünde mesaj gönderdi.
Salı, 30 Haziran 2009 18:55

soL (HABER MERKEZİ) Deniz Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Askere sivil yargı yolunu açan Türk Ceza Kanunu değişikliğine tepki gösteren CHP lideri Deniz Baykal grup toplantısında "Elini Silahlı Kuvvetler'in içinden çek, yargıyı da mıncıklama" dedi.

Türkiye'nin bir paradoksun, çelişkinin içinde olduğunu savunan Baykal, toplumun temel ilgi konularının ekonomik sorunlar olmasına karşın, siyasetin bu konulardan tamamen koptuğunu ileri sürdü.

Emekli aylıklarının kabul edilebilir düzeye çıkarılmasının toplumun huzuru ve geleceğe olan güveni açısından büyük önem taşıdığını belirten Baykal, emeklilerin alacaklarının derhal ödenmesinin, bu kesimin sosyal açıdan daha rahat bir yaşama kovuşturulması için harekete geçilmesinin gerekliliğini vurguladı.

Baykal, bugün açıklanan büyüme hızı rakamlarının Türkiye'nin ekonomik durumuyla ilgili acı gerçeği ortaya koyduğunu savunarak "Türkiye'nin 2009 yılının ilk üç ayındaki küçülme oranı, daralma oranı, tarihi bir rekor düzeyindedir. Bu küçülme oranı çok yüksek bir orandır. Bu oran, 2001 yılında yaşanan daralmadan daha yüksektir. Yani Türkiye'nin yaşadığı en büyük krizlerden biri olan 2001 yılıyla mukayese edildiği zaman bunun çok daha yüksek bir daralmayı ortaya koyduğuna tanık oluyoruz. Bir tarihi rekor konumundadır" dedi.

Dışarıdan sermaye gelişinin durduğunu, bunun da bütçe açığını yükselttiğini anlatan Baykal, yalnızca yabancı sermayeye dayandırılan bir ekonomi anlayışının yanlış olduğunu ifade etti.

Baykal, "Eylül ayından itibaren Türk parasının değeri üzerinde, faiz oranları üzerinde ve kur üzerinde bu tablo çok ciddi ve olumsuz etkiler yapacaktır. Bütçe açığı vermekle iş orada bitmiyor. Bütçe açığı senin mali durumunu sarsmaya başlıyor. O mali durumunun sarsılmasını yabancı para girişiyle kapatamayınca bu durum daha ağır şekilde kendini hissettiriyor. Çıkış yolu açık Türkiye'nin kaynaklarını daha geniş ölçüde seferber ederek, iç tasarrufları olabildiğince yukarı çekerek, el parasıyla değil, kendi kaynağıyla daha çok kalkınmaya kaynak ayırır hale gelmesidir. Türkiye bunu mutlaka gerçekleştirmek zorundadır. Bu kriz aslında vesile olmalıdır. Bugün geldiğimiz noktada, açıklanan rakamlar hepimizi izlenmekte olan politikanın yanlışları konusunda düşündürmelidir" diye konuştu.