Başsavcı Engin: Yetkisizlik kararı spekülasyon

Darbe Günlükleri dosyasının yetkisizlik kararı verilerek Ankara’ya gönderilmesi tartışmalarının ardından Hanefi Avcı’yla ilgili dosyanın Devrimci Karargah Soruşturması’ndan ayrılması iddialarına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'den yanıt geldi.
Cumartesi, 30 Ekim 2010 15:44

Balyoz Soruşturması’nı yürüten Özel Yetkili Savcı Mehmet Ergül'ün, 26 Ekim’de, eski kuvvet komutanları İbrahim Fırtına, Aytaç Yalman ve Özden Örnek hakkında yürütülen ‘Darbe Günlükleri’nin Ergenekon’la bağlantılı olmadığına karar vermesinin ardından ilgili dosyayı, suça isnat edilen konuların işlendiği yer olan Ankara’ya göndermişti. Dosyanın Ankara'ya gönderilmesinin ardından başlayan tartışmalarda, yetkisizlik kararında başsavcı ya da başsavcı vekili imzası olmadığı için kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğu iddia edilmiş daha sonra da “Darbe Günlüklerinin, Ergenekon dosyasından ve Zekeriya Öz’den kaçırıldığı” öne sürülmüştü.

Yaşanan tartışmaların ardından dün de İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in Vekili Turan Çolakkadı’yı devreye sokarak Devrimci Karargah soruşturmasını yürüten Savcı Kadir Altınışık’tan Hanefi Avcı’nın dosyasını istettiği iddia edildi. İddiaya göre, Başsavcıvekili Çolakkadı, 1. sınıf emniyet müdürleri ile ilgili bir genelgeyi ileri sürerek sadece Hanefi Avcı’nın dosyasını istedi. Savcı Altınışık’ın kendisine sözlü olarak iletilen bu talebe “Alacaksanız dosyanın hepsini alın” diyerek dosyayı göndermedi.

Başsavcı iddiaları yalanladı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin iddialarla ilgili vatan gazetesine yaptığı açıklamada “Darbe Günlükleri hakkında verilen yetkisizlik kararı ve Hanefi Avcı dosyasıyla ilgili yapılan bizlere yönelik değerlendirmeler doğru olmayan spekülasyonlardır” dedi. Engin, “Örgütlü suçlar biriminde yapılan görevlendirmeler orada yetkili bulunan Cumhuriyet Başsavcıvekilimiz tarafından yapılır. Bu yetki kullanılırken mutlak süretle usul, yasa ve genelgeler ile iç çalışma talimatımızda belirtilen kurallara uygun hareket edilir. Onlarca ayrı konu ve olayla ilgili olan çok kapsamlı bu soruşturmaların birkaç Cumhuriyet savcısı şahsında kişiselleştirilmesi doğru değildir. Zira, bu soruşturmalarda Cumhuriyet Başsavcıvekili başta olmak üzere 13’ten fazla savcı arkadaşımız görev yapmış ve yapmaktadır. Bir, iki savcı dışında görev yapan diğer arkadaşlarımızın yaptığı işlemleri ve ayrıca, İstanbul örgütlü suçlar birimi ve dışında kalan diğer yargı kurumlarının ifa ettiği görevleri şüphe ile güvensizlik ile karşılamak va değerlendirmek ve bu görevlendirmeler ve hukuki işlemlerin altında başka anlamlar aramak son derece yanlıştır ve yakışıksızdır" ifadelerini kullandı.
(soL-Haber Merkezi)