Başrolde Vali Güler

Son yıllarda, 1 Mayıs'ların en çok konuşan ve tartışılan ismi İstanbul Valisi Muammer Güler oldu. 1 Mayıs'lar öncesinde yaptığı konuşmalarla ortamı geren ve terörize eden Güler, 1 Mayıs'ların ertesinde yaptığı konuşmalarla da şiddeti meşrulaştırmaya çalışıyor.
Cuma, 01 Mayıs 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) İstanbul Valisi Muammer Güler yine 1 Mayıs tartışmasının merkezinde yer alıyor. Sendikaların, Taksim'e çıkacaklarını açıklamalarının hemen ardından basına demeçler vermeye başlayan Güler, önceki 1 Mayıs'lardaki kadar sert bir üslüp kullanmaktan kaçındı.

"Siz bilirsiniz"
2007 1 Mayıs'ında sendikaların Taksim'e çıkacaklarını açıklamalarının ardından buna izin vermeyeceklerini söyleyen Güler, "Kanunsuz toplantıya gelen kişiler kendilerinin güvenlik güçleri tarafından dağıtılacağını da göze almalılar ve böylesine bir eyleme sebebiyet vermek amacıyla buraya geldikleri için doğacak sonuçlardan kendileri sorumludurlar" demişti.

2007 1 Mayıs'ından önce yaptığı tüm açıklamalarda sendika ve örgütleri açıkça tehdit eden Güler, bi hafta öncesinden ortamın terörize olmasını sağlamıştı.

İstanbul'un yarısının felç edildiği, otobüslere İstanbul'a giremeden saldırıldığı ve onlarca basın mensubunun dövülüp tartaklandığı 2007 1 Mayıs'ında yüzlerce kişi gözaltına alındı.

Alınan "önlemlerin" Taksim ile sınırlı olmadığı 2007 yılında yaşananların ardından Muammer Güler, "bazı münferit vakaların" yaşanmış olabileceğini söyledi. Yaşananların sorumlularının belirleneceğini ve cezalandırılacağını söyleyen Güler'in bu vaadleri boş çıktı.

Yasal hakkını kullananlar hakkında suç duyurusu
2007 yılındaki 1 Mayıs tartışmalarının ardından 2008 yılında başrolü Başbakan Erdoğan'a kaptıran Güler, zaman zaman yaptığı açıklamalarla ortamı germeyi sürdürdü. Başbakan'ın yaptığı "ayaklar baş olursa..." açıklaması 2008 yılıdaki 1 Mayıs tartışmalarının gündemine ambargo koyduğu için Güler'in kimi açıklamaları yeterince duyulmadı.

Bu açıklamalar arasında en ilginç olanı "Taksim'de 1 Mayıs'ta toplantı yapılması mümkün değildir. Taksim'de kutlamak içim başvuru yapan yetkililere suç duyurusunda bulunduk. Taksim ulaşım noktalarının merkezi, turizim açısından odak bir yer olduğu için orada kutlama yapılması mümkün değildir" sözleriydi. Yasal haklarını kulanıp kutlama için başvuranlar hakkında suç duyurusunda bulunan Güler, Taksim'e çıkmak isteyenlere polislerin müdahale edeceğini de söyledi.

Yaptığı her basın açıklamasında görevinin sınırlarını zorlayan Güler, 2008 yılında herkesin kendi sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söylemiş ve "Kanunun bana verdiği yetkileri uyguluyorum. 1 Mayıs kimsenin tekelinde değildir. Türk işçisini sadece bir sendika temsil etmemektedir" demişti.

2008 yılında DİSK binasına saldırılması ve Şişli Etfal Hastanesi'ne gaz bombası atılması olaylarını değerlendiren Güler, bu olaylarda sorumluluğu olanların cezalandırılacağını söyledi. Daha sonraki açıklamasında hastaneye gaz bombası atılmadığını "sadece düştüğünü" söyleyen Güler, DİSK binasına saldırılması konusunda ise hiçbir şey söylemedi.

Numaralı kask
ÖDP Binasına baskın, Cumhuriyet gazetesine saldırılması, kaldırımda oturan kadının kafasına tekme atılması, acil servislere gaz bombası atılması, turistlerin dövülmesi, Masis Kürkçügil'e tokat atılması gibi olaylar kamuoyunda önemli tartışmalara neden oldu. Bu eleştiriler karşısında kendisini korumaya çalışan Emniyet ve Valilik, polislerin kask taktığı için tanınamadığını bu nedenle de sorumluların belirlenemediğini belirttiler. 2007 yılından beri polislere numaralı kask kullandırma "projesi" tartışılırken bir türlü uygulamaya konmadı.

Güler'in ekürisi Cerrah
1 Mayıs tartışmalarında İstanbul yönetimi adına öne çıkan isim Vali Muammer Güler olurken İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, polisin müdahalelerinin ne kadar "ölçülü" olduğunu kanıtlamaya çalıştı. Geçtiğimiz iki yıl boyunca 1 Mayıs'ların en çok tartışılan kavramının "orantılı güç" olmasının sorumlusu Celalettin Carrah'tı.