Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Aynı marka siyah çöp poşeti, aynı marka hard disk: İşte AKP’nin casusluk davası delilleri!

AKP iktidarında başlayan pek çok siyasi davada sahte delillerle birçok kişi cezaevlerine doldurulurken, Askeri Casusluk Davası kapsamında tutuklanan isimlerin başına gelenler ve deliller davanın nasıl bir kurgu olduğuna ilişkin ciddi veriler sunuyor.

Yayın Tarihi: 07.03.2013 , 22:12 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:52

CHP’li vekiller, Askeri Casusluk Davası olarak bilinen davanın Buca ve Aliağa’da kalan asker ve sivil sanıkları ile görüşdü.

Şakran Cezaevinde davanın kadın sanıklarından N.K., S.K. ve isminin açıklanmasını istemeyen ve dava dosyasında eskort kızlar listesinde ismi yer alan bir sanıkla, ayrıca Buca F1 Cezaevi'nde davanın bir numaralı sanığı olan Bilgin Özkaynak ile görüşüldüğü belirtilirken, yapılan tespitler delillerin gerçekliğine ilişkin birçok soru işareti uyandırdığı ifade edildi.

Aynı ebatta siyah poşet ve aynı marka ve modelde hard disk
Görüşülen sanıklardan N.K. ve S.K.’nın evlerine yapılan baskınla ilgili anlattıkları delillerin polisler tarafından nasıl bulunduğunu ve aramanın poşet bulunduktan sonra hemen sonlandırıldığını gösteriyor.

Baskın gününü anlatan S.K. olay gününe ilişkin şunları dile getiriyor:

Evimiz aranırken ne avukat vardı, ne de başka biri. Mutfakta duruyordum. Bir komiser sürekli benim yüzümü kendine çevirip, sırtımı mutfağa döndürüyordu. Ve beni lafa tutuyordu. Sonra uzun boylu iki polis mutfağa girip dolabın üstünden ‘komiserim bakın ne bulduk’ deyip siyah bir poşet gösterdi. İçinden çıkanları görünce şaşkına döndüm ve bu poşet bizim değil diye bağırdım. Hard disk, boş askeri kimlikler, 9 tane kan tüpü flash bellekler çıktı poşetten. Sonra öbür odalara girmediler bile ve evin başka hiçbir yerine bakmadan evi terk ettiler. Parmak izine bakın, benim bu hard diskin üzerinde parmak izim yok dedim. Savcıya da yalvardım. Parmak izi veya diğer şeyleri araştırmadılar. Aynı saatlerde işyerime de baskın yapmışlar. Bilgisayarıma formaliteden 5 dakika bakıp bırakmışlar. Bizim evdeki torbayı “elleri ile koymuş gibi“ bulunca ne evin başka bir yerine, ne şirket bilgisayarıma, ne babamların evine gidip bakmadılar bile. Siyah torbayı bulunca delil toplamayı bıraktılar.

5 aydır uğramadığı evden siyah torba
Davanın bir diğer sanığı N.K.’nın ifadeleri de benzer bir arama işlemi yaşandığını gösteriyor. Üstelik N.K.’nın durumu S.K.’dan daha farklı. N.K.’nın 5 aydır hiç uğramadığı evinden yine aynı marka siyah poşet ve hard disk bulunuyor. İşte N.K.’nın anlattıkları:

‘İzmir’de babamın yaşadığı evde mutfak dolabının üstünden siyah bir poşet içinde bir hard disk buluyorlar. Mutfak dolabının üstünden. Ben 5 aydır o eve gitmemişim. 5 ay önce gittiğimde koysam bile, bulunduğunda üstünde toz bile yok. Siyah torbayı bulunca aramaya son veriyorlar.’

Davanın 1 numaralı sanığı Bilgin Özkaynak da benzer şekilde siyah bir torba ve içinde bulunan delillerden söz ediyor.

İşte CHP’li heyetle görüşen sanıkların anlattıkları:

S.K.: Dönemin Foça kaymakamının kızı. 24 yaşında. Askeri Casusluk Davasının iddianamesinde, sözde casusluk, fuhuş ve şantaj çetesinin idari kadrosunda koordinatör olarak gösteriliyor. Lider kadrodaki 11 kişiden biri. Davanın 3 numaralı ismi. Babası, kaymakamlık görevinden dolayı, Nevşehir, Kayseri, Diyarbakır, Şırnak, Aydın ve Amasya’nın ilçelerinde görevler yapmış. Karşıyaka Anadolu lisesinde okumuş, Ege Üniversitesi Süt Ürünleri Bölümünü bitirmiş.

‘20 yaşında koskoca albayların nasıl koordinatörü olurum?’
‘Örgüt koordinatörüsün denilince gülüyorum ve şaşırıyorum. Ben 20 yaşımda koskoca albayların nasıl koordinatörü olurum? Güya bana bağlı olan sözde 16 kişinin, 12’si Jandarma Komutanlığı, 4’ü Deniz Kuvvetlerinde ve bu sözde bana bağlı 16 kişinin isimlerini bile duymadım. Bir kez olsun görmedim, telefonla konuşmadım, bir kez bile mesajlaşmadım. Dünyada olduklarından, böyle insanların yaşadıklarından haberim dahi yok. Hiçbiri ile irtibatım yok. Bilgin Özkaynağı ömrümde görmedim, telefonla konuşmadım, e-mail atmadım, varlığından bile haberim yoktu.

‘Leman Sam’a cezaevindeki sorunları söylediğim için TRT konserini izletmediler’
‘Cezaevindeki sorunları Cezaevine konsere gelen sanatçı Leman Sam’a söylediğim için, Adalet Bakanı TRT Sanatçıları ile konsere geldiğinde, benim konseri izlememe izin vermediler.’

‘İddianameyi görünce babam artık beni evlatlıktan reddeder dedim ama ailem benim arkamda durdu. Babam kaymakam olmasına rağmen, benim böyle kızım yok demedi. Bu hukuksuzluğun karşısında durdu. Foça’da bir demir çelik fabrikasında çalışırken tutuklandım. Babam 28 Şubatçılar tarafından Fettullahçı, irticacı, cemaate yakın kaymakam olarak fişlendi.’

‘Fotoğraf makinelerini görünce kamera şakası sandım’
‘Karşıyaka’da ablam ile kaldığım evden çıkarken 9 polis geldi. Fotoğraf makinelerini görünce önce kamera şakası sandım. Ne oluyor diye sorunca, bana gizlilik kararı var dediler. Bu seferde gizli kamera şakası sandım. Sonradan anladım ki başım büyük dertteymiş.’

‘Siyah torbayı elleri ile koymuş gibi buldular’
Evimiz aranırken ne avukat vardı, ne de başka biri. Mutfakta duruyordum. Bir komiser sürekli benim yüzümü kendine çevirip, sırtımı mutfağa döndürüyordu. Ve beni lafa tutuyordu. Sonra uzun boylu iki polis mutfağa girip dolabın üstünden ‘komiserim bakın ne bulduk’ deyip siyah bir poşet gösterdi. İçinden çıkanları görünce şaşkına döndüm ve bu poşet bizim değil diye bağırdım. Hard disk, boş askeri kimlikler, 9 tane kan tüpü flash bellekler çıktı poşetten. Sonra öbür odalara girmediler bile ve evin başka hiçbir yerine bakmadan evi terk ettiler. Parmak izine bakın, benim bu hard diskin üzerinde parmak izim yok dedim. Savcıya da yalvardım. Parmak izi veya diğer şeyleri araştırmadılar. Aynı saatlerde işyerime de baskın yapmışlar. Bilgisayarıma formaliteden 5 dakika bakıp bırakmışlar. Bizim evdeki torbayı “elleri ile koymuş gibi“ bulunca ne evin başka bir yerine, ne şirket bilgisayarıma, ne babamların evine gidip bakmadılar bile. Siyah torbayı bulunca delil toplamayı bıraktılar.

’20 yaşında terfiler yaptırıyormuşum!’
Geçmişte bir üst teğmen arkadaşım vardı. 3 yıl kadar önce. Şimdi bu davadan tutuklu o da. O zaman üst teğmendi. Biz Foça’daydık. Yine bu davadan tutuklu Koramiral Veysel Kösele ile benim babam Foça’da kaymakam olduğu için samimi görüşüyorduk. Benim kendisine ‘Veysel amca’ olarak hitap etmem, ona göre çok üst düzey rütbede olan erkek arkadaşıma komik geliyordu. Dinlemeye takılan bir telefon görüşmemizde arkadaşımın : ‘Veysel amcanı koramiral yaptınız, söyle beni de terfi ettirsin.’ diye şaka takılması iddianameye konu olmuş durumda. Ben daha o zaman 20 yaşındayım ve düşünün bu terfileri ben yapıyormuşum, bunların koordinatörü benmişim!

N.K.: 1990 İzmir doğumlu. Pamukkale Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünü kazanınca Denizli’ye gitmiş. Karaciğer hastası. Hepatit B hastalığı şu anda Siroza doğru ilerliyor. Kullandığı ilaç özel raporlu olduğu için ve raporunu babası evde bulamadığı için 10 aydır ilacını kullanamamaktadır. Sirozunun ilerlemesi ve karaciğer kanserine dönüşme riski bulunuyor. 4 kez karaciğerinden biyopsi yapılmış ve bu biyopsiye dayanarak verilen raporla kullandığı ilacı tutuklandığı günden beri kullanamamaktadır. Komisyon Aliağa Şakran Kadın Cezaevi Müdürü ve doktorunun bu konuda dikkatini çekmiş ve gerekli bilgileri yetkililere belirtmiştir.

N.K., bir gün annesinin ‘sen bir işlere karıştın herhalde, evimizi arıyorlar’ diyerek kendisine telefon açması ile kimliğini alıp karakola gittiğini ve bir yanlışlık var herhalde diyerek Polislere ne olduğunu sorduğunu belirtmiştir. İki saat Polis merkezinde uğraştıktan sonra, ‘seni burada tutacağız ve buradaki evinde aranacak’ denildiğini ifade etmiştir. N.K., şimdi 9 aydır kaçma şüphesi ile tutuklu.

‘5 aydır gitmediğim evden siyah torba ve hard disk buldular’
‘İzmir’de babamın yaşadığı evde mutfak dolabının üstünden siyah bir poşet içinde bir hard disk buluyorlar. Mutfak dolabının üstünden. Ben 5 aydır o eve gitmemişim. 5 ay önce gittiğimde koysam bile, bulunduğunda üstünde toz bile yok. Siyah torbayı bulunca aramaya son veriyorlar.’

‘Doğuştan kör babama tutanak imzalatmışlar’
Babama aramadan sonra tutanağı imzalamasını söylemişler. Babamda ‘ben bu tutanağı imzalayamam, doğru olmaz’ deyince, ‘bu dava fuhuş, şantaj, casusluk davası, sen imzala, sıkıntıya girmeyin.’ diyorlar. Babam da tutanağı imzalıyor. Benim babam doğuştan kör. Anadolu Engelliler Birliği Körler Derneği İzmir Şube Başkanı babam. Şimdi, bir dönem Saadet Partisinden milletvekili adayı olmuş babam, sürekli ‘böyle bir şeyi müslüman müslümana nasıl yapar’ diye hayıflanıyor.

‘Güya bu davada benim yönetimimde 63 asker varmış’
Bilgin Özkaynağı ömrümde görmedim. Ne telefon, ne e-mail, ne de SMS. Böyle bir iddianame nasıl olur? Güya benim yönetiminde, benim altımda albaylar varmış. Böyle bir şey nasıl olur. Ben askerleri çok seviyorum. Astsubaylarla bile konuşurken heyecanlanıyorum. Gazetelerin 1. sayfalarına yansıyan 2009’da çekilen fotoğrafım da, Urla Menteşte’de bir arkadaşım jest olsun diye askerleri çok sevdiğim için üniforma giydirmişti, o fotoğraf. Hatta o gün bana yalancı takdir belgesi bile verdi, esprisine. Bunların başıma dert olacağı aklımın ucundan geçmezdi. İddianamede altımda yazılı olan Kara Kuvvetlerinden 38, Hava Kuvvetlerinden 22, Jandarma’dan 3 toplamda 63 kişi var. Ben bunların 3-5 tanesini tanıyorum.

İsmini Açıklamak İstemeyen Tutuklu (Takma İsmi Merve): Balıkesir’in bir köyünde çiftçi anne ve babanın bir kızı olan tutuklu gece kulüplerinde çalıştığını belirtmiştir. Daha sonra Ankara ve İstanbul’da internetteki eskort siteleri üzerinden erkeklerle buluştuğunu inkar etmeyen davanın takma ismi Merve olan tutuklu sanığı, şartlar beni buraya itti’ demektedir.

‘Babam beni öldürse sorumlusu savcıdır’
‘Annenim, babamın hiçbir şeyden haberi yoktu. Ben illegal çalıştığım için başka yerde adresim yok, son ikamet adresim köy olarak görünüyor. Pandora diye bir bilgisayarda eskort kızlar listesinden ismim çıkmış. Köydeki evimi basmışlar. Ahıra kümse kadar aramışlar. Ararken de senin kız fuhuş çetesinin üyesi demişler. Babam üzüntüden akciğer kanseri oldu. Evi köyü terk ettiler. Perişan bir halde orada burada kalıyorlar. Babam beni öldürse sorumlusu Savcıdır. O beni normal bir işte çalışıyorum sanıyordu. Yaşlı babamı annemi mahvettiler. Listedeki bütün eskort kızların aileleri haberdar oldu. Hepsi komşularına, köylülerine rezil oldular. Çoğu çıkınca babam beni vurur diyor. Kadına şiddet, kadın cinayetlerinin önlenmesi deniyorsa biri bu savcının yaptıklarını önlensin. Her şey gizli bizim isimlerimiz açık. Babamın hiçbir şeyi yoktu, şimdi kanser oldu. O savcıya hakkımı helal etmem. Bu kızlardan birinin başına bir şey gelirse sorumlusu savcıdır.’

Bilgin Özkaynak: Sağ tarafı felçli. Koltuk değnekleri ile yürüyebiliyor. Sağ ayağı hiç tutmuyor. Merdivenleri elle çıkıyor, tuvalette elle kalkıyor. Sağlığından dolayı başvuruda bulunduğu tutuksuz yargılanma talebi reddedilmiş. 28 Şubat’ta da 6 ay 25 gün içeride yatmış.

‘28 Şubat’ta içeri alındım, şimdi cumhuriyet mitingleri finansörü oldum’
Nasıl iş anlamadım. 28 Şubat’ta beni alıyorlar. O dönemde 14 parça gemimi kaybettim. İstanbul’un En büyük akaryakıt zinciri benimdi, onu kaybettim. Şimdi, bana Cumhuriyet mitinglerinin finansörü diyorlar. Cumhuriyet mitinglerini düzenleyen iki kanat vardı. Çağdaş Yaşamcılar ve Tuncay Özkan. İkisi ile de aramın bozuk olduğunu herkes bilir. Gidin sorun Tuncay Özkan’a. Bu mitinglere 1 TL bile para vermedim.

‘AKP’nin elindeki İstanbul Deniz Ticaret Odası benden rahatsız’
AKP’nin elindeki İstanbul Deniz Ticaret Odası benden çok rahatsız. En son Türkiye’de en büyük lift (gemileri kaldıran vinç) 400 ton ile bendeydi ve 1000 tonluk yeni bir lift ısmarlamıştım. O gün Akdeniz’in dengeleri değişti. Beni çok uyardılar çok büyüyorsun diye. Bazı AKP’ye çok yakın armatörler ayağını denk al dediler. Benden çok rahatsız oldular. En sonunda da başıma bu geldi. 8 kez müebbetle yargılanıyorum.

‘Arama sırasında koca tüfeğin ruhsatını sormadılar’
Arama sırasında evimde duştaydım. 15-20 kişi banyoya daldı. Salonda 40, her katta 25 kişi vardı. Baktım evin arandığı falan yok. Örneğin yatağın altına bakıyorlar ama göstermelik. Çünkü yatağın altında koca tüfek var ruhsatını soran yok. Oğlumun tabancası var ama ruhsatını soran yok. Evde gizli bölme varmış dediler. Yok onu su tankı için kazdırdık, oraya su tankı koyduk dedim. peki deyip döndüler. Ben ellerinde olduğum halde, bensiz Sapanca’daki evime gittiler 20 kişi ile. Orada da Hard disk ve flash diskler bulmuşlar. Siyah bir torbanın içinde. Pandoradan çıka çıka bir sürü askerin ismi ile TC Kimlik Nosu çıktı. Bir de Balıkesir’deki bir Askeri Birliğinin kap-kacak envanteri çıktı. İddianameye göre de Güneydoğu’daki karakolların adreslerini PKK’ya satacakmışım. Google Maps’den bakınca zaten bütün hepsi çıkıyor. Çıktılarını alıp hakime vereceğim.

‘Ekarte etmek istedikleri subayları eskort kızlarla ilişkilendirmeye çalışıyorlar’
Babam İnönü’nün şoförü idi, annem de Kurtuluş Savaşında maske fabrikasında çalışmış. Çifte vatandaşım. (Kanada-Türk) Ben ne N.K.’yı ne S.K.’yı ne de eskort kızları tanırım. Birileri bir yerden eskort kızlar listesi bulmuş. Bu davada şimdi nerede başarılı, üst düzey, terfi bekleyen ekarte etmek istedikleri subay varsa, bu kızlarla ilişkilendirmişler. Ordu’da her birimden, her kuvvetten başarılı kim varsa bu davada toplamışlar. Hepsi kritik görevlerdeki isimler, birçoğu üst düzey isimler, başarılılar, gelecekleri parlak isimler bunlar. Ortak özellikleri her kuvvetten, her rütbeden, her görevden, her uzmanlık alanından, her sınıftan eşit ve özenle seçilmiş olmaları. Ödüller, takdirnameler, şerit rozetlere layık görülen, yönettikleri birlikler silahlı kuvvetlerinin en başarılı birlikleri olarak seçilmiş, katıldıkları uluslararası eğitimlerde derece almış bu askerler dönemlerini de dereceler ile bitirmişler. Yani anlayacağınız şimdi bu davada sanık olan bu isimler Türk ordusunun parlayan yıldızları, gözbebekleri. Bu planın içinde bana da sivil kanat olmak gibi bir rol düştü . anlayacağınız bir taşla iki kuş vuruyorlar. ‘

(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.