'Arınç için üç kez: Yaşa, Yaşa, Yaşa!'

Milliyet'teki köşesinde, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın son birkaç güne sığan ataklarının topladığı "takdir"e tercüman olan bir yazı kaleme alan Fikret Bila, Arınç'ı "kamu vicdanıyla örtüşen sert çıkışlar yapmak"la övdü. Bila, sönümlenen Aydın Doğan-Tayyip Erdoğan kavgasının itkisiyle, siyasi dengelerin yeniden şekillendirilebileceği varsayılan "Ankara gazeteciliği"nin AKP'nin dümen suyuna girmiş bir örneğini de sunmuş oldu.
Pazartesi, 25 Mayıs 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) Milliyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila, özellikle de Bülent Ecevit'in başbakanlığı döneminde "Başbakanlık Sözcüsü" gibi işleyen köşesini bu kez, kısa bir süre önce gerçekleştirilen revizyonla kabineye giren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a ayırdı. "Bülent Arınç'ın duruşu" adını taşıyan dünkü köşe yazısında, "bakanların büyük çoğunluğunun Başbakan'ın gözüne bakmadan konuşmadığı bir hükümet etme anlayışının hâkim olduğu bu dönemde, Arınç'ın çıkışları üzerinde durulmaya değer" diyen Bila, Bülent Arınç'ın, gündemdeki kimi gelişmeler karşısında aldığı tutumla kamu vicdanına tercüman olduğunu ileri sürdü.

"Laik değil ama bir duruşu var ki..."
"Bülent Arınç'la dünyaya aynı gözle bakmadığımızı söylemeye gerek yok. Özellikle laiklik konusundaki görüşlerimiz uyuşmaz" kaydını düşen Bila, inandığını eğip bükmeden söylediğini ileri sürerek övdüğü Arınç'ın, "yolsuzluklar karşısında gösterdiği duyarlılığı"yla, "vicdanından yükselen itirazları"yla ve "Başbakan'la ters düşer miyim" kaygısı taşımadan üç önemli konuda dillendirdiği eleştirilerle, hükümet içinde farklı bir duruşu olacağını şimdiden gösterdiğini söyledi.

Ha cesaret!... Mesele "Ergenekon" değil, "kamu vicdanı"...
Hükümet üyeleri bir yana, Türkan Saylan'ın cenaze törenine hükümetin üyeleri bir yana, Saylan'ın eğitime sunduğu katkılardan ötürü, özellikle Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun katılmayışına bir yazısında yönelttiği eleştiriyi Bülent Arınç'ın da seslendirmesinden hoşnutluğunu gizlemediği yazısında, "Sadece bakanların değil yazarların bile Türkan Saylan olayına girmemeye çalıştığı bir ortamda Arınç'ın bu eleştiride bulunması önemlidir. Arınç'ın bu eleştirisi kamu vicdanında yer bulmuştur" diyen Fikret Bila, Arınç'ın hareketini "Ergenekon" çağrışımının önünü kesecek bir dikkatlilikle tanımlamayı da ihmal etmedi.

Arınç'tan AKP'ye Deniz Feneri ve Zahit Akman "dersleri"
Fikret Bila'nın, Bülent Arınç'ın bakanlık görevine başladıktan sonra yaptığı açıklamalardan takdir topladığını ileri sürdüğü diğer ikisi de Deniz Feneri yolsuzluğu ve RTÜK Başkanı Zahit Akman'a ilişkin olanlardı.

"Arınç'ın, 'merhamet saikiyle insanlardan para toplayacaksınız, sonra o paraları iç edeceksiniz, suç olmaktan da öte, ahlak dışı bir davranıştır' sözleri de halkın belleğinde yer edecektir. Arınç, yolsuzluklar karşısında, 'sizden-bizden', 'yolsuzluğu yapan bizdense başka sizdense başka bakarım' ayırımı yapmayan bir yaklaşım sergilemiştir" diye yazan Bila, hükümete yakın kesimlerin özenle korumasına karşın Arınç'ın Deniz Feneri yolsuzluğuna yaklaşımını yine "kamu vicdanı"yla örtüştürdü.

Fikret Bila, "Arınç'ın RTÜK Başkan veya üyelerini görevden alma yetkisi yok. Arınç'ın, istifa çağrısı yapmış olması, yetkili olsaydı, görevden almakta tereddüt etmeyeceğine ilişkin bir karine sayılabilir. Etik açıdan bakıldığında Arınç'ın aldığı tutum doğrudur" sözleriyle, Arınç'ın RTÜK Başkanı Zahit Akman'ın istifa etmesini istediği için "idare-i maslahatçılık" yapmakla suçlanmasına gönlünün razı olmadığını gösterdi.

Bülent Arınç'ın Deniz Baykal'ın Deniz Feneri'nin "peşini bırakmaması"nı överek "yolsuzluğun, usulsüzlüğün, hortumculuğun partisi olmaz" ilkesiyle hareket ettiğini ve doğru bir tutum aldığını vurgulayan Fikret Bila, AKP'nin bugüne değin sergilediği yaklaşımın dostane bir eleştirisini de yapmış oldu.