Aksiyon özel okulların sesi oldu

Gülen cemaatinin yayın organlarından Aksiyon, gelecek dönem için kayıtların başladığı şu günlerde özel öğretim kurumlarını dertlerine derman olma çabasına girdi.
Salı, 28 Nisan 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) Fethullah Gülen cemaatinin dergisi Aksiyon son sayısının kapak konusunu özel öğretim kurumlarının yaşadığı krize ayırırken, cemaatin özel okulların sözcülüğünü üstlenmesi dikkat çekti. Gülen cemaatinin de Türkiye de birçok özel öğretim kurumu bulunurken, yazıda bu kurumların krizden çıkması için "devlet desteğinin" şart olduğu ifade edildi.

Özellikle Genelkurmay İlker Başbuğ'un geçtiğimiz günlerde yaptığı konuşmasıyla gazetelerde daha sık konuşulmaya başlayan Gülen cemaatinin yayın organlarından Aksiyon dergisi son sayısının kapağını özel okulların yaşadığı krize ayırdı. "Eğitimde 'özel' kriz" kapağıyla yayınlanan dergi bu sayısıyla yeni dönem kayıtlarının başladığı bir dönemde özel okulların sözcülüğüne soyundu. Dergide yer alan kapak dosyasında özel okulların krizle birlikte büyük sıkıntıya girdiği ifade edilirken, özel öğretim kurumlarının çeşitli temsilcilerine söz verilmiş. Yazıda "Yüzde 2'ler seviyesindeki özel okullaşma oranıyla dünyanın en devletçi ülkelerinden bile geri kalan Türkiye'deki özel öğretim kurumları devletten 'babalık' bekliyor" sözlerine yer verilirken, özel okulların çeşitli başlıklarda ÖTV ve KDV indirimine giden devletten beklentisinin "özel öğretime de destek vermesi" olduğu belirtiliyor.

"Aramızda tüccar yok"
Aksiyon dergisi yayınladığı yazıda, Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan'a söz verirken, Gülan'ın istedikleri desteğin gerekçelerini şu sözlerle ifade etmesi dikkat çekiyor: "Özel öğretim kurumlarının bu kadar öğrenciyi okutmadığını ve bu kadar personeli istihdam etmediğini düşünün. Bu çocukları devlet okutacaktı ve bu insanlar iş arayacaktı. Yani devletin sırtına bu kadar daha yük binecekti. Özel öğretim kurumları binlerce kişiye iş vererek ve devletin okutmakla yükümlü olduğu öğrencilere zemin hazırlayarak devletin sırtından önemli oranda yükü almaktadır." Gülen'in bu sözleriyle bu kurumları adeta kamusal hizmet veren yerler gibi sunması dikkat çekerken, Gülan okulların patronlarını da eğitim gönüllüleri olarak sunuyor: "Aramızda çoğunlukla eğitime gönül vermiş insanlar var. Yani tüccar yok. Kimse bu işten bol para kazanalım hevesinde değil. Bu sebeple eğitimden taviz vermektense okulu kapatmayı yeğleyecek çok sayıda insan var." Gülan yaptığı açıklamalarda "Biz öğretmen sayısını azaltamayız, eğitimde uyguladığımız sosyal etkinliklerden tasarruf yapamayız" sözlerine de yer verirken, bu sözlerin gerçeği yansıtmadığı, birçok özel okulun öğretmen sayısında, üstelikte dönem ortasında azaltmaya gittiği biliniyor.

Aksiyon dergisinin kapak dosyasında söz verdiği isimlerden biri de, özel öğretim alanında son yılların yükselen yıldızı, Bahçeşehir Üniversitesi'nin sahibi Enver Yücel olmuş. Aynı zamanda, Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği Başkanı olan Ercan, "Özel öğretim kurumları da kamusal hizmet yapan kurumlardır ve devletin yükünü almaktadır. Devlet, kamu kurumlarına gösterdiği kolaylıkları özel öğretim kurumlarına da göstermelidir. Bu her şeyden önce hakkaniyet ilkesinin bir sonucudur" sözleriyle, devletten daha fazlasını istiyor.

Bu işi de Ergenekoncular yapıyor!
Yayınlanan yazıda, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin de (TOBB) özel öğretim kurumlarının sıkıntılarını dile getiren bir rapor hazırladığını ifade eden dergi, TOBB Türkiye Eğitim Meclisi Başkanı Necdet Doğanata'nın açıklamalarına yer veriyor. Doğanata, Türkiye'de "özel öğretim kurumlarına ön yargıyla bakan bir zihniyet" olduğunu iddia ederken, "Bir zihniyet yapılanması Türkiye'de özel kurumlara ön yargılı bakıyor ve gelişmesini engelliyor. Bugün komünist ülkelerde bile bu yapı kalmadı ancak bugünkü yapısı itibarıyla Türkiye dünyadaki tek komünist ülke diyebiliriz" şeklinde sözlere yer veriyor. Bu sözleriyle, "Türkiye dünyadaki tek komünist ülke" komedisine katılan Doğanata'nın "Ergenekoncu suçlamalarını" andıran şu sözleri de dikkat çekiyor: "Dünyanın her tarafında devletin yükünü aldığı için bu kurumlara destek verilir ancak bizde böyle bir kanun değişikliği oldu, kıyamet koptu. Eşitliğe aykırı falan dediler fakat bu doğru değil. Maalesef Türkiye'de jakoben bir asilzade grubu var, bir zihniyet yapılanması var ve bunlar halkın çocuklarının iyi okullarda okumasını istemiyor." Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in birçok konuşmasında kendilerinin "özel öğretim kurumlarına en çok destek veren" hükümet olmakla övündüğü bilinirken, TOBB temsilcisi Doğanata'nın bu sözleri bir çarpıtmadan öteye gitmiyor.

Aksiyon'un yazısında söz verdiği isimlerden bir diğeri ise, Gülen cemaatinin dershaneleri olarak bilinen Güven Dersane Sahiplerinin derneğinin Başkan Yardımcısı Eyüp Kılcı olurken, Kılcı'nın okullarda açılan kursların haksız rekabete yol açtığını ifade etmesi dikkat çekiyor.

Aksiyon dergisi bu haftaki sayısını özel okulların krizine ayırırken, Milli Eğitim Bakanlığı'nın da özel okullara teşvik içeren bir paket hazırlığında olduğu ifade ediliyor. MEB'in hazırladığı "yüzde 8'lik KDV'nin yüzde 1'e indirilmesi ve yeni açılan okullar için Kurumlar Vergisi muafiyetinin 5 yıldan 10 çıkarılması gibi talepleri" içeren paketin aynı zamanda, çocuğunu özel okulda okutan velinin buna yönelik bankadan aldığı kredinin faizinin yüzde 50'sinin devlet tarafından karşılanmasını da içerdiği kaydediliyor.