'AKP’nin diplomalı şarlatanları'

28-30 Eylül tarihlerinde Emine Erdoğan ve Sare Davutoğlu'nun öncülüğünde İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fatih Üniversitesi ve Bezmialem Üniversitesi’nin katkılarıyla geçekleşecek olan "Kupa Terapisi" diğer adıyla Hacamat sempozyumuna ilişkin TKP’li Sağlıkçılar bir basın açıklaması yayınladı.
Perşembe, 27 Eylül 2012 12:33

28-30 Eylül tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezi’nde yapılacak olan “Kupa Terapisi” sempozyumuna ilişkin Türkiye Komünist Partili Sağlıkçılar bir basın açıklaması yayınladı.

Şarlatanlar ve hekimlerin mücadelesi eskiye dayanıyor
“Şarlatan kelimesi kendi bilgi ve niteliklerini veya mallarını överek karşısındakini kandıran, dolandıran kimse anlamına gelir. Tıp alanındaki özelleşmiş anlamı ise eğitimi ve/veya diploması olmaksızın bilimsel olmayan tedaviler uygulayan ve/veya hekimlik mesleğini kötüye kullanarak hastaları aldatan kimseler” şeklinde başlayan açıklamada, yazılı kaynaklara bakılığında 12. yüzyıldan itibaren şarlatanlar ve onlarla mücadele eden hekimlerin var olduğuna değinildi.

"Şarlatanlık suçtur"
TKP’li Sağlıkçıların açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Dikkat çeken önemli bir nokta ise, şarlatanların çoğunun kilise menşeli oluşu ve mistik tedavilerle ünlenmeleri, onlarla mücadele eden hekimlerinse dönemin aydın ve ilerici bilim insanları olmasıdır.

Şarlatanlık Türk Ceza Kanunu’na ve Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği’ne göre de suçtur.

Ülkemiz 1980’den itibaren giderek daha da şiddetlenen ve ne yazık ki kurumsallaşan bir gericilik dönemi yaşamaktadır, benzer gerici dalganın tüm dünyaya hakim olduğu bilgisinden hareketle, bilimin de bu gerici hava içinde nefessiz bırakıldığını söylemek yanlış olmaz. Hal böyle iken, diplomalı ve eğitimli şarlatanlar ve yeltendikleri sözde tedavi edici uygulamalara karşı her zamankinden çok dikkatli ve mücadeleci bir tutum sergilemek, biz aydın ve ilerici sağlıkçıların tarihsel bir sorumluluğu olmalıdır."

Sağlık alanında gericiliğin adı: Kupa terapisi
"Bunun en yakın örneği, NHI İstanbul Doğal Sağlık Enstitüsü, British Cupping Society (BCS) ve Sade Hayat Derneği tarafından, 28-30 Eylül tarihleri arasında Emine Erdoğan ve Dışişleri bakanın eşi Sare Davutoğlu’nun himayelerinde, düzenlenecek olan Uluslararası Kupa Terapisi Sempozyumu’dur.

Bilimsel niteliğe sahip olmaktan uzak alternatif tıp adı verilen uygulamaların ünlendirilmesi ve tıp fakültesi müfredatına dahil edilmeye çalışılması çabaları sürerken, belirgin derecede gericilikle iç içe olan kupa terapisi sempozyumuna da ana akım medyada genişçe yer verilmiş, özellikle ev kadınlarının televizyon başında olduğu sabah saatlerinde yapılan programlarda diplomalı şarlatanlar konuşturulmuş ve halkın zihni bulandırılmıştır. Hacamat ve kupa terapisi şarlatanlığı diğer ülkelerde de gerici kesim ve kuruluşlarının savunduğu, uyguladığı ve sattığı, diğer sözde tedavi edici uygulamalara kıyasla gericilikle daha iç içe olduğu görülen, dolayısıyla daha dikkatle üzerinde durulması gereken bir sorundur iktidarın kilit temsilcilerinin bu sempozyuma bu denli ilgi göstermesi tam da bu nedenle tesadüf değildir. Sağlığın metalaştırılmasını esas eksenine oturtmuş olan AKP’nin sağlıkta dönüşüm programı, yukarıda saydığımız ve tüketime dayalı uygulamalarla kendisini güçlendirirken, sağlık alanına gericiliği de hızla nüfuz ettirerek bu neo-liberal dönüşümün kendi içinde ikincil ve öznel sayılabilecek gerici dönüşümünü de sağlamaktadır."

"Aydın ve ilerici sağlıkçılar gericiliğe sessiz kalmaz"
"Yakın zamanda şahit olduğumuz sezaryen ve kürtaj kısıtlamaları, hastane imamları ile sözde psikolojik destek, sözde tedavi edici bilimsel niteliği olmayan alternatif tedavilerin meşrulaştırılması gibi bilimsellikten ve toplumcu tıptan uzak uygulamaların tümü sağlık hizmetinde ve tıp biliminde gericileşmeye birer örnek oluşturmaktadır. İktidar, tüm iktidar araçlarını kullanarak, gericiliği bu denli örgütlemiş ve siyasallaştırmış iken, önümüzdeki günlerde yeni şarlatanların ve benzeri gerici uygulama ve girişimlerin ardı arkası kesilmeyeceğini öngörmek de ne yazık ki yanlış olmaz.

Aydın ve ilerici sağlıkçılar, tıp bilimine nüfuz ettirilmeye çalışılan gericiliğe karşı sessiz kalmamalıdır.

Tarihsel sorumluluğumuz gereği bu şarlatanlığı mahkum etmeli ve bilimin doğrularını halkımızla paylaşmalıyız. AKP’nin, emeğimize olduğu kadar aklımıza da düşman olan piyasacı ve gerici sağlıkta dönüşümünü durdurmalıyız."

(soL - Haber Merkezi)