Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP sermayeyi ‘uçurdu’: Kamu özel ortaklığı yasalaştı

TBMM Genel Kurulu'nda dün kabul edilerek yasalaşan yeni kanuna göre artık AKP hükümeti ile sermayenin işbirliği yasal. Sağlığın piyasalaşmasında atılan bu yeni adımla artık “sağlık” daha kârlı.

Yayın Tarihi: 22.02.2013 , 17:12 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:51

Yandaş medyanın “Sağlığı uçuracak tasarı yasalaştı” şeklinde verdiği haber, söz konusu yasayla artık bir sektör olarak sağlığın ulusal ve uluslararası sermaye için daha da kârlı bir alan haline geldiği anlamını taşıyor.

Kamuoyunun, muhalefet milletvekillerinin ve özellikle doktorların itirazlarına rağmen Kamu Özel İşbirliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması Hakkında Kanun Tasarısı TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

Adına uygun bir biçimde AKP hükümeti ile sermayenin açıkça işbirliği yapacağını duyurduğu bu yasa ile artık bir bütün olarak sağlık piyasanın insafına bırakılırken ve sağlık hizmeti alan da veren de büyük zarar görürken, sermaye ise yandaş medyanın deyimiyle “uçacak.”

Gözünü tamamen para hırsı bürümüş ve 2020 yılında 80 trilyon dolar gelir elde etmeyi planlayan AKP hükümetinin yeni Sağlık Bakanı Müezzinoğlu ise, kamu özel ortaklığıyla yapılacak sağlık tesislerinin ihalesinin yüksek tirajlı 2 gazete, Resmi Gazete ve uluslararası yüksek tirajlı bir gazetede duyurulacağını büyük bir gururla söyledi. İçeride muhalefet milletvekillerinin dışarıda ise sağlık emekçilerinin eleştirilerine kulak asmayan Bakan Mehmet Müezzinoğlu, bu yolla uluslararası sermayeyi ihalelere davet etmeyi planlıyor.

Aktan: “Tam bir kapitülasyon”
Kanun tasarısının yasalaşmasından önce eleştirilerini dile getiren Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan, bu yasa ile şehir hastanelerinin kurulmasına başlanacağını, yurttaşın birçok sağlık hizmetinin bedelini cebinden karşılayacağını belirtmişti. Aktan, “Türkiye’ye yabancı sermaye girişi bununla başlamış olacak. Kamu hastaneleri yabancı sermaye gruplarına 25-49 yıllık anlaşmalarla kiralanacak. Bu tam bir kapitülasyondur” olduğunu ifade etmişti.

Prof. Özdemir Aktan, Türkiye’de sağlık harcamalarının giderek arttığını, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sağlık hizmetlerinin yüzde 50’sini sağladığının, SGK’nın kamu özel ortaklığı ile birçok ödemeden çekileceğinin, sağlığın da tamamen özelleşeceğinin altını çizti.

AKP iktidarında ilaca ve doktora ulaşımın kolaylaştığını, hastaların bir torba tetkik ile hastanelerde dolaştığını ancak hastalara teşhis koyacak sorumlu hekimlerin bulunamadığını belirten Aktan, söz konusu modelle yurttaşların sorunlarının katlanacağına dikkat çekti.

Sağlık Bakanlığı’nın yeni sistem ile sağlıktan tamamen çekileceğini vurgulayan Aktan, “Yasa ile bir şirket gelecek, o hastaneyi yapacak, işletecek, devlet de buna karşılık bir kira ödeyecek. Bu hastanenin ek sağlık hizmetleri, yemeği, güvenliği, temizliği, kafeteryaları da ihaleye verilecek şirkette olacak. Bu da yetmezmiş gibi hastanelerin boşalttığı yerler de bu şirketlere verilecek, istenilen bölümler ihaleye çıkarılacak” şeklinde konuştu.

Öte yandan sermayeyi en fazla cezbeden yerlerin İstanbul hastaneleri olduğuna dikkat çeken Aktan, “Örneğin Şişli Etfal Hastanesi Şişli’nin, Taksim İlkyardım Hastanesi Taksim’in göbeğinde. Haydarpaşa Numune Hastanesi Haydarpaşa Port projesi içinde düşünülen yerler arasında. Buralar İstanbul’un en kıymetli yerleri arasında geliyor. Yasa ile birlikte hepsi yok olacak” dedi.

AKP’den sermayeye müthiş kıyak: Yasa neler getiriyor?
Söz konusu yasaya göre, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları, kamu özel ortaklığıyla, Hazine'nin özel mülkiyetindeki taşınmazlar üzerinde sağlık tesisi yaptırabilecek ve bu tesisleri sabit yatırım dönemi hariç 30 yıla kadar kiralayabilecek. Dolayısıyla Sağlık Bakanlığı kendi binalarında şirketlerin kiracısı olacak. Ayrıca kâr amacıyla bu işe giren firmaların kredilerine ve bunların türevlerine Hazine garantisi verildiği gibi bir de KDV’den ve harçlardan muaf tutuluyor.

Mali yıl içinde taahhüt edilecek borç üstleniminin limiti, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile belirlenecek. Bakanlar Kurulu, limiti bir katına kadar artırmaya yetkili olacak.

Giderin kaydı için gerekli olan ödenek, Maliye Bakanlığı bütçesinde yer alan yedek ödenek tertibinden karşılanacak. Müsteşarlık tarafından gerçekleştirilen üstlenim tutarları devlet dış borcu olarak kaydedilecek.

Dış borcun tahsisi yapılabilen idareler dışında kalan idarelerin yürüttüğü projelerden kaynaklanan borç üstlenimlerinde, ilgili idare Hazine Müsteşarlığı'na üstlenilen tutarda borçlandırılacak.

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'na bağlı 2. ve 3. basamak sağlık tesislerinin bağış, faiz ve kira gelirleri ek ödeme dağıtımında kullanılamayacak. Bu birimlerde görevli personele yapılacak ek ödeme toplamı, ilgili birimin cari yıldaki hizmet bedelinden ayrı olarak faturalandırılan ilaç ve her türlü tıbbi sarf malzemesi gelirlerinin yüzde 45'ini, döner sermaye gelirlerinin yüzde 50'sini aşamayacak. Yani sınırlandırılan döner sermaye havuzu ile sağlık emekçilerinin geliri azalacak.

(soL- Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.