Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP Kıbrıs'ı cemaatleştiriyor

Kıbrıs'ta açılan Kuran kursları tartışmalara neden olurken buna karşı çıkan sendikalar AKP'nin oynadığı role dikkat çekiyor. Türkiye'de sosyal hayatı cemaatleştiren AKP, adada da benzer bir yol izliyor.

Yayın Tarihi: 08.08.2009 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Kuzey Kıbrıs'ta açılan Kuran kursları bir süredir adanın gündemini işgal ediyor. AKP'nin adayı kendisine göre yeniden yapılandırmasının en önemli araçlarından biri olan Kuran kursları son birkaç yıldır çeşitli biçimlerde deneniyordu. Bu yıl Kuzey Kıbrıs Eğitim Bakanlığı ile Din İşleri Başkanlığı arasında, okullarda "dini bilgiler kursu" başlatılması konusunu imzalanan protokol sonrasında bazı okullarda Kuran kursları verilmeye başlandı. Bu uygulamaya karşı çıkan sendika parti ve dernekler "Türkleştirme, tarihi unutturma ve hafızasızlaştırma yöntemlerinden sonra şimdi de Sünni Müslümanlaştırma tehlikesiyle karşı karşıyayız" diyor. Bu durum sendikalar ve meslek örgütleri tarafından protesto edilirken bazı okullardaki kursların "dini bilgiler kursu" değil Kuran kursu olduğu kanıtlandı. 1974 sonrasında Türkiye'den yerleştirilenler dışındaki Kıbrıslılar için oldukça yabancı olan bu uygulama AKP'nin adayı da kontrol altına almasının bir aracı olarak değerlendiriliyor.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), geçtiğimiz günlerde Değirmenlik İlkokulu'ndaki kursu yerinde denetleyip bu kursun bir Kuran kursu olarak kullanıldığını ortaya koymuştu. Bu baskının ardından bir açıklama yapan sendika, "UBP'nin AKP'ye şirin görünme adına onay verdiği fakat tamamen Kur'an kursu olarak işlev gören bu kursların çocuklarımız üzerinde empoze edici bir anlayışla verildiği gerçeği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Çeşitli yaş gruplarına dahil yaklaşık 40 öğrencinin bir sınıfta ellerinde Arapça yazılmış Kur'an, birkaç kız çocuğunun başı bağlı şekilde kurs aldıkları tespit edilmiştir" demişti.

"Kıbrıs'ın laik kafaları"
Ülkemizdeki önemli gündemlerde yaptığı provokasyonlarla gündeme gelen Vakit gazetesi bu tartışmaya da müdahale etti.

"Kıbrıslı laik kafaları"nın yayınladıkları bildiriler ile İslam'a ve Müslümanlara ağır hakaretler yağdırdıklarını iddia eden Vakit, "Kıbrıs'ın laikçileri, 1950 öncesi CHP'nin tek parti zihniyetinin iktidarda olduğu dönemdeki gibi köylerde Kur'an öğretenlerin peşine düştüler" dedi. Kuran kurslarının nasıl bir işlevi olduğunu ve ada halkı için böylesi bir uygulamanın ne anlama geldiğini gizlemeye çalışan Vakit gazetesi yaşananları dine saldırı olarak duyurmayı tercih etti. Adadaki laik anlayış ile açıkça çelişen ve AKP'nin kontrolünü arttırmak anlamına gelen Kuran kurslarını masum göstermeye çalışan Vakit, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Din Görevlileri Sendikası Genel Başkanı Mehmet Dere'nin açıklamalarına da yer verdi. Dere, "Milli dini ve Manevi" değerlerle alay edildiğini iddia etti.

AKP'nin sistematik saldırısı
Kuran kursları 2007 yılından beri yoğun bir şekilde tartışılıyor. 2007 yılında KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı tarafından yayınlanan bir genelge, yaz tatilinde okullarda Kuran kursu açılmasının önünü açan bir genelgeyayınlamıştı. Bu genelgeye göre Türkiye'den gelece din öğretmenleri Kurs verecekti.

2008 yılında 400 Kıbrıs'lı çocuk Türkiye'deki Kuran kurslarında KKTC makamlarının bilgisi dışında eğitim görmüştü. Basına da yansıyan bu durum tartışmalara neden olurken, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, bu durumdan Kuran kurslarının bir ihtiyaç olduğu sonucunu çıkarmıştı.

Din İşleri Dairesi
Daha önceki yapılanma yerine 2004 yılında CTP-DP hükümeti tarafından kurulan KKTC Din İşleri Dairesi, adadaki dini yaşama yönelik önemli bir kurumsal müdahale anlamına geliyor. Bu kurumun basına ise adanın yerlileri değil sonradan adaya yerleşenler geçiriliyor. 1974'ten sonra adaya yerleştirilenlerin bu kurumun başına geçirildiği bilinirken bu isimler ile AKP arasındaki yakınlık gözlerden kaçmıyor. Kurumun şimdiki başkanı YusunSuiçmez, ihtiyaç olmadığı halde Türkiye'nin finansmanıyla 7 cami daha yapmayı ve Lefkoşa’nın merkezine Müslüman kültürünü yansıtacak olan bir büyük cami inşa etmeyi planlıyor.

Kıbrıs'ta din
soL yazarlarından Emine Tahsin, geçtiğimiz haftalarda kaleme aldığı "Kur'an kursları ile ne oluyor?" başlıklı yazıda adanın yaşamında dinin nasıl bir yer tuttuğunu ve kursların Kıbrıslılar için ne anlama geldiğini yazmıştı. Bir Kıbrıslı Türk için Kur’an kursunun oldukça dışsal bir olgu olduğuna dikkat çeken Tahsin, "Kıbrıslı Türklerin dini algılayışı ve de günlük yaşamda din olgusunun Türkiye’ye göre farklılıklar içeriyor. Genel olarak, Şii-Sunni ayırımının ne olduğunu bilmeyen, “dini görevleri” belli özel günlerin ötesine pek taşımayan, ilköğretimde din dersinin zorunlu olmadığı bir toplamdan bahsediyoruz" demişti.
(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.