AKP’den şeriat üniversitelerine diploma denkliği!

Yüksek Öğretim Denklik Yönetmeliği’nde sessiz sedasız yapılan değişiklikle, şeriat eğitimi veren yabancı üniversitelerden alınan diplomaların Türkiye’de de geçerli olmasının yolu açıldı.
Çarşamba, 10 Kasım 2010 10:58

AKP güdümündeki Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) yabancı üniversitelerin diplomalarına denklik kriterlerinde sessiz sedasız yaptığı değişikliğin arkasındaki hesap ortaya çıktı.

6 Kasım 2010 tarihli Resmi Gazete’de “Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği” yayımlandı. Bu yönetmelikle 11.5.2007 tarihinden bu yana uygulanan yönetmelik, yürürlükten kaldırıldı.

Ancak yürürlükten kaldırılan yönetmelik ile yeni yönetmelik karşılaştırıldığında, maddelerde değişiklik yapmak yerine neden yeni bir yönetmelik yayımlandığı ilk bakışta anlaşılamıyor. İki yönetmelik arasında çok az fark olması, çoğu kez eski yönetmeliğin maddeleri aynen yinelemesi dikkat çekiyor. Böyle durumlarda alışılmış olan yöntem yeni bir yönetmelik çıkarmak değil, uygulanan yönetmeliğin maddelerinde değişikliğe gidilmesi. Bugüne kadar uygulama bu yönde oldu. Nitekim 11.5.2007 tarihinde yürürlüğe giren Denklik Yönetmeliğinin çeşitli maddeleri sırasıyla 28.11.2007, 11.2.2009, 7.5.2009 ve 19.6.2010 tarihlerinde olmak üzere, tam dört kez değiştirildi.

Eski yönetmelikten hangi madde kaldırıldı?

Eski Sayıştay Denetçisi ve Devlet Denetleme Kurulu eski üyesi, aynı zamanda “Yüksek Öğretim Mevzuatı” kitabının yazarı A. Kadir Sev, bu yöntemin seçilmiş olmasının tek bir sebebi olabileceğini belirterek, şunları kaydetti: “Eğer, eski yönetmeliğin değiştirilmesiyle yetinilseydi 7.maddenin (a) bendindeki şu kuralın kaldırılmış olduğu dikkatlerden kaçmazdı. Çünkü bu kuralın yürürlükten kaldırılmış olduğu Yönetmeliğe işlenirdi:

a) Yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin programlarında programın müfredatı ile ilgisi olmayan ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Temel İlkeleri ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 4 üncü ve 5 inci maddelerinde belirtilen amaç ve ilkelerine aykırı dersler bulunması halinde, alınan diplomalara denklik verilmez.

Bu kural kaldırıldı. Yeni yönetmelikte ise benzer bir düzenleme yer almıyor. Böylelikle şeriat eğitimi verilen El – Ezher ve benzeri üniversitelerin diplomalarına denklik verilebilmesinin önündeki yasal engel, sessizce ortadan kaldırılmış oldu.”

Bu yönetmelik değişikliğiyle beraber YÖK, şeriat eğitimi veren üniversitelerin diplomalarına da denklik verebilecek. Böylece bu üniversitelerden mezun olan kişiler kamu kurum ve kuruluşlarına üniversite mezunu olarak atanabilecekler.

TRT’de Sefer Turan örneği
Kadir Sev, şeriat eğitimi veren üniversitelere denklik verilmesi meselesinin bir süredir üzerinde çalışılan bir konu olduğunu belirterek, Sefer Turan örneğini hatırlattı. Kanal 7’nin dış haberler koordinatörü iken TRT 7’nin başına getirilen Sefer Turan, Mısır’da şeriat eğitimi veren El-Ezher Üniversitesi’nden mezun.

TRT’de sayısız örneği bulunan kadrolaşma örneklerinden biri olan bu atama için yapılan eleştiriler karşısında TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin önce Turan’ın El-Ezher mezunu olduğunu reddetmiş, sonradan kabul etmek zorunda kalmıştı.

Turan’ın mezun olduğu El-Ezher Üniversitesi uygulamada olan yönetmeliğe göre YÖK tarafından tanınmadığı için, Turan'ın öğrenim durumu 'lise mezunu' olarak görünüyordu. Bunun üzerine AKP'ye yakınlığı ile bilinen TRT Genel Müdürü Şahin'in çabasıyla, TRT Personel Yönetmeliğinde, söz konusu kadroya atanabilmek için öngörülen yüksekokul öğrenimli olmak koşulu lise olarak değiştirildi.

Ancak bu ayak oyununa Danıştay dur dedi. Danıştay, yargı kararlarının etkisizleştirilmesinin amaçlandığı gerekçesiyle, bu değişikliği iptal etti.

Kadir Sev, konuyla ilgili “Şeriat eğitimi veren üniversitelerin diplomalarına denklik verilebilmesinin yolu açıldığına göre bu gibilerin kamu kurumlarına atanmalarının önlenebilmesi oldukça güç. Artık TRT’de başarılabilen hukuk mücadelesinin örneğine pek rastlamayacağız gibi” yorumunda bulundu.

Bundan sonraki süreci değerlendiren Sev şöyle dedi: “Anlaşıldığına göre kamu kurumlarında artık yalnızca ‘türbanlı’ değil çok sayıda ‘cüppeli’ personel ile muhatap olacağımız günler çok da uzak değil.”

(soL - Haber Merkezi)