'Chavez Fidel'den sonra daha çok okumaya başladı'

"Bu bir savaş, zamanla beraber kişiliksizliği uğurlamamız ve süpürmemiz adına verilen bir savaş. Bu nedenle enternasyonal dayanışmaya ihtiyacımız var."
Cumartesi, 03 Ekim 2009 10:30

Halkın Hukuk Bürosu tarafından Av. Fuat Erdoğan anısına düzenlenen “Özgürlük Mücadelesi ve Hukuk” başlıklı uluslararası sempozyuma Venezuela’dan katılan Av. Manuel Vadell toplantının 2. gününde “Emperyalist Saldırganlığın Hedefleri: Kara Listeler” başlıklı oturumda bir konuşma yaptı. Av. Manuel Vadell ile toplantı arasında kısa bir röportaj gerçekleştirdik.

soL: Hugo Chavez'in avukatlığını hangi dönemde yaptınız, o dönem kendisiyle ilgili görüşleriniz nasıldı?
Hiç bir dönemde Hugo Chavez’in avukatlığını yapmadım. Kendisine ilk hareketini örgütlediği 4 Şubat 1992’den bu yana eşlik etmekteyim. Oluşturduğumuz MVR 200 (El Movimiento Revolucionario 200) adlı harekette editör ve Disiplin Kurulu Başkanı olarak görev aldım ve bir çok sol yayını ve kitabı yayına hazırladım. Başkan Chavez’le hareketin ilk gününden bu yana iyi bir dostluk kurduk. Chavez’in iki yıl yattığı hapis sonrasında kendisi sürekli izlendiğinden çok gizli buluşuyorduk. O sıralar orduda O'na güvenenler gibi, ben de O’na çok güven duyuyordum.

Venezuela ve Chavez nasıl dönüşümler geçirdiler? Chavez'in eski bir asker olduğunu düşünürsek...
Hapis yattığı süre boyunca Chavez sol yayınları takip ediyordu. Zaten hapisten çıktıktan sonra ilk ziyaretini Küba’ya gerçekleştirdi ve Kumandan Fidel Castro ile görüştü. Bu görüşme Chavez’in ileride atacağı adımları etkileyen önemli bir görüşmeydi.

Bu görüşmenin mucizesi midir bilmem ama Chavez, Fidel’den sonra daha çok okumaya başladı (gülümsüyor). Şunu söyleyebilirim ki, tanıştığımız yıllarda sosyalizmden bahsetmiyordu. Ve seçimleri kazanamasaydı bahsedemeyecekti de. Seçimler aynı zamanda ordudaki güvenirliğini ve saygısını da artırdı. Kara, deniz ve hava kuvvetleri ayrı ayrı güvenlerini sundu seçimlerden sonra. Venezuela da bu uyumu öncesinde görmek zordu. Chavez de ben de samimiyetle söyleyebiliriz ki, ordu içerisinde uyum sağlamayan bir çok yapı bulunmaktaydı. Üstüne üstlük Chavez bir albaydı ve generallerden çok hoşlanmıyordu (kahkaha atıyor).

10 yıldır iktidardayız. 1999'da ülkeyi terk eden kimi generaller ülke içerisindeki başka generallerle birleşip 2002'de Chavez’i alıkoydular. Aynı generallerin ülkeyi tekrar terk etmesinin sebebi halk oldu. Halk iktidarı eline aldı.

Daha sonraki yıllarda yaşadığı hayal kırıklığından ders çıkartan Amerika Birleşik Devletleri, bu sefer ülkenin can damarı petrol rafinerilerinde grev düzenledi. Ülkeye yaşattığı ekonomik kayıp hesaplamalara göre 22 milyar dolar civarında oldu. Fakat geliştirdiğimiz stratejiler sayesinde bu krizi aşmayı becerdik. Tüm rafinerilerdeki yönetici kadroları değiştirdik. Bu defa OPEC'i, üretimi azaltmakla biz tehdit ettik. Petrolün varil başına fiyatının 100 doları aştığı günlerde, ABD dahil yoksul halklara ya ücretsiz ya çok düşük fiyattan petrol gönderdik.

Chavez bir lider olarak fazla “yalnız” görünüyor, bu bir yanlış algılama mı, siz yakınında olan biri olarak bir “ekip”-parti eksikliği konusunda nasıl değerlendirmeler yapabilirsiniz...
Bizim de partimiz var: PSUV. 28 milyonluk Venezuela'da 7 milyon kişi üye olmayı kabul etti. Yapısal olarak iyi inşa edildiğini söyleyemem. Fakat bir konuda hatalıyız. 7 milyon kişi ile ilgili bir problemimiz var. İdeolojiyi iyi okuyamıyoruz ve benimsetemiyoruz. Ve ideoloji olmadan sosyalizmi inşa etmeniz mümkün değil.

Venezuela'da geleneksel biçimde bir devrim olmadı, ama devrimci dönüşümler yaşanıyor. Fakat, özellikle bürokrasi ve devlet kademelerinde eski kadrolarla çalışıyorsunuz, buralarda yaşanan zorluklar nelerdir?

Kesinlikle sosyalist ideolojiye sahip değiller ve PSUV olarak bu aydınlığı taşımakla uğraşmaktayız büyük bir coşkuyla. Bu bir savaş, zamanla beraber kişiliksizliği uğurlamamız ve süpürmemiz adına verilen bir savaş.

Bu nedenle enternasyonal dayanışmaya ihtiyacımız var. Bu dayanışma oluşturmaya çalıştığımız sağlam ideolojiye katkı sunacaktır. İdeolojimizi daha iyi bir seviyeye taşıyacak ve devrimi hükümet içerisinde oluşabilecek sapmalardan koruyacaktır.

Devlet ve ordu içindeki eski dönemin ABD kontrolündeki yapıları nasıl tasfiye edildi? Ya da tam olarak edildi mi?
Kısaca şu örneği vereyim: Venezuela politikası Amerikan Büyükelçiliği'nde kararlaştırılıyordu. İlk petrol endüstrimizin beyni olan teknolojiye varıncaya dek. Petrol Venezuela'daydı fakat bunu ancak onlar çıkartıyordu. Artık petrolü Venezuela çıkartıyor.

Venezuela'daki dönüşümde “hukuk”un yeri nedir? Önce kimi hukuki düzenlemeler yapıp yol almayı mı tercih ediyorsunuz, yoksa değişim kendi hukukunu yaratıyor mu? Biliyoruz ki, Latin Amerika'daki halkçı iktidarların gerçekleştirdikleri dönüşümlerde, ki Venezuela'yı izliyorlar, Anayasa değişiklikleri hep önemli bir aşama oldu

Başkanın seçimleri kazandığının hemen ertesinde ilk işi ulusal meclise, yeni bir anayasa oluşturmak için çağrı yapmak oldu. Bu görüşmelerde bulunduğumdan dolayı da ayrıca onur duymaktayım, ileri bir bir anayasa oluşturmaktan. Çok konuşulan bu anayasada gözden kaçmaması gereken gücün adaletten bağımsız olmayacağıdır. İşte bu bizi gerçekleştirdiğimiz iki önemli reform için motive etti ve pratik olarak gerçekleştirdiğimiz tüm diğer reformlar için de motive etmekte.

Kolombiya ile yaşadığınız son krizi bir hukukçu gözüyle değerlendirmenizi isteyebilir miyiz...
Kolombiya 'nın özgürlük mücadelesi başladığından bu yana Simon Bolivar Kolombiya'da oligarklara karşı savaş yürüttü. General Santander bu mücadeleyi sürdürdü. İşte onların savaştıkları oligarşi hâlâ sürmekte ve iktidarda.

Fakat şu da bilinmeli ki, buna karşı olan siyaset de hâlâ devam etmekte ve gözden yitmedi... Bugün Amerika Birleşik Devletleri, Kolombiya üzerinden çok büyük olasılıkla Hugo Chavez ve hükümetine karşı bir harekat düzenleyecektir. Kolombiya'daki yedi askeri üs bunu açıklar niteliktedir. Buna karşılık ise, Venezuela barış üslerini kuruyor. Hugo Chavez şunun altını çiziyor: Devrimimiz barış içindir, aynı zamanda silahlıdır da. Ülke sınırlarımız dahiline yapılacak olan her sızma hareketine karşı hazırlıklıyız.