'Sınıfın Sağlığı' blogu beşinci yılına girerken...

'Sınıfın Sağlığı' blogu beşinci yılına girerken...

Akif Akalın
10/11/2018 Cumartesi

Yayın hayatına 10 Kasım 2014’te “Sağlığın toplumsal belirleyicilerinden, sınıfsal belirleyicilerine doğru” başlıklı makaleyle başlayan Sınıfın Sağlığı blogu, bugün dört yılı arkasında bıraktı ve beşinci yılına giriyor.

Birlikte geçirdiğimiz dört yıla baktığımızda, bugüne kadar sizlerle 247 makaleyle, diğer bir deyişle ortalama haftada 1,2 kez buluştuğumuzu görüyoruz. Bu yolculuğumuzda Kurtuluş Ovalı, Fahri Arslan, Uğur İşlek, Ebru Basa, Selçuk Görmez, Seval Birdal, Başak Dönertaş, Eylem Yentürk, Coşkun Canıvar, Bediye Savaş, Çağlayan Üçpınar, Ezgi Eren ve Ünal Karakaş olmak üzere toplam 13 yazar arkadaşımız makaleleriyle ve çevirileriyle bizimle birlikte oldu.

Sınıfın Sağlığı blogunda makale, derleme yazılar ve çeviriler ile Sağlıkta Memnuniyet (3), Küba’nın Devrimci Uluslararası Tıp Hayali (2), Biyoteknolojiye Toplumcu Yaklaşım (6), 149 Numaralı Ev (2), Bir Zamanlar Sovyetler Birliği (4), Latin Amerika’da Militan Toplumcu Tıp (4) ve halen 4 bölümü yayınlanıp devam etmekte olan Alma Ata’dan Astana’ya başlıklı dizi yazılarımız yer aldı.

2015 yılında yayınlanan bir değerlendirme yazımızda, Sınıfın Sağlığı’nın toplumda ve aydınlar arasında sağlıkta “sınıf” bakışını yaygınlaştırmayı, sağlığa “sınıf mücadelesi” perspektifinden yaklaşmayı amaçladığını belirtmiştik. Dört yıl boyunca Sınıfın Sağlığı’nda, tıp ve sağlığa ilişkin çeşitli konuları diyalektik – maddeci bir yaklaşımla ele almaya, tıbba ve sağlığa sınıf perspektifiyle yaklaşmaya çalıştık. Okurlarımıza sosyalist ülkelerin sağlık alanındaki deneyimlerini aktarmaya, sağlığa ve hastalığa toplumcu pencereden bakmaya gayret ettik.

İşçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin konular birinci önceliğimiz oldu. Sosyalist ülkelerin işçi sağlığı alandaki deneyim ve yaklaşımlarını tartışan yazılarımız büyük ilgi gördü. Makalelerimizin bir kısmı, çeşitli sendikaların ve işçi sağlığı örgütlerinin yayınlarında yayınlandı. Böylece 2017’ye girerken okurlarımıza verdiğimiz sözü yerine getirmiş olduk.

Yine 2017’ye girerken, sağlığı toplumcu yaklaşımla tartışmak için “sağlıkçı” olmak gerekmediğini belirtmiş ve sağlıkçı olmayan dostlarımızı Sınıfın Sağlığı’na yazmaya davet etmiştik. Ne yazık ki bu konuda başarılı olamadık, fakat umudumuzu yitirmedik. Günün birinde, bir emekçinin işyerindeki sağlık koşullarını tartışan ve öneriler sunan bir makalesinin Sınıfın Sağlığı’nda yayınlandığını göreceğimize inanıyoruz.

Blogumuza ilginizin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini umuyoruz. Birlikte nice yıllara…