Küba’dan yılbaşı armağanı

Küba’dan yılbaşı armağanı

Akif Akalın
29/12/2018 Cumartesi

Küba 1959’dan beri her yıl olduğu gibi bu yıl da dünya emekçilerine “varlığıyla” yılbaşı armağanı veriyor, varlığıyla dünya emekçilerinin umutlarını diri tutuyor ve varlığıyla başka bir dünyanın olanaklı olduğunu kanıtlıyor.

Örneğin sağlık alanındaki iddialarımıza Küba sayesinde örnek gösterebiliyor, kanıt bulabiliyoruz. "Devlet, özel sektörden daha nitelikli, daha etkili sağlık hizmeti sunabilir" diyoruz, örneğimiz Küba... "Sağlıkta iyileşme için tedaviye değil, önleyiciliğe öncelik verilmeli" diyoruz, kanıtımız Küba... "Devlet bütçesinden herkese eşit ve ücretsiz sağlık hizmeti sunulabilir, evrensel kapsayıcılık sağlanabilir" diyoruz, örneğimiz ve kanıtımız yine Küba.

İŞTE KÜBA...     

Küba, 15 eyaleti ve 168 belediyesiyle 11,2 milyon kişinin yaşadığı küçük, fakat sağlıktaki başarılarıyla dev bir ada ülkesi. Sanayi devrimini neredeyse 150 yıl gecikmeyle yakalayabilmesine rağmen, nüfusunun yüzde 77’si kentsel alanlarda yaşıyor.

Küba dünyada bütçesinden sağlığa en çok pay ayıran ülkelerden biri; 2017 yılında 7 milyar peso veya kişi başına 626 peso harcamış. Fakat bunun karşılığını fazlasıyla alıyor:

Doğuşta beklenen yaşam süresinin artması nedeniyle giderek yaşlanan ülkede, 60 yaş ve üzerindekiler nüfusun beşte birini oluşturuyor. Nüfusun yüzde 1,61’i de 85 yaşında veya üzerinde. Bu oran her yıl artıyor.

Diyalektik bize yaşamın ancak ölümle birlikte var olabileceğini söylüyor. Küba’da da insanlar zamanı gelince ölüyor. Kübalılar en çok dolaşım sistemi hastalıkları (yüzde 37,9) ve ikinci sırada tümörler (yüzde 24,3) nedeniyle ölüyor. Bebek Ölüm Hızı binde 4’e ve Beş Yaş Altı Ölüm Hızı binde 5,5’a indirildi, fakat Anne Ölüm Hızı bu sene 2016 yılına göre yüzde 8,6 daha düşük olmasına rağmen (yüzbinde 38.3), çok daha aşağılarda olması gerekiyor.

Kaba doğum hızı binde 10,2. Doğurganlık hızı azalıyor. Fakat doğumların tamamına yakını (yüzde 99,9) sağlık kurumlarında gerçekleşiyor (2017’de 114.971 doğumdan 114.836’sı) ve canlı doğan bebeklerin binde 996’sı yaşamını sürdürebiliyor. Sosyalizmde doğumların yüzde 100’ü sağlık kurumlarında olmalı, bebeklerin binde 1.000’i yaşamalı derseniz, bir gün o da olacak…  

Küba’da bulaşıcı hastalıklar gündemden düşeli çok oldu. 14 bulaşıcı hastalık elimine edildi (hiç görülmüyor), 9 bulaşıcı hastalık yılda milyonda 1’den daha az görülüyor (yani toplum sağlığı sorunu olmaktan çıkmış) ve 5 bulaşıcı hastalık çok düşük düzeylerde görülüyor. Küba 29 bulaşıcı hastalık ve klinik durumdan 18’ini aşılama – bağışıklama ile kontrol altına almış. Dahası dünya üzerinde HIV ve frenginin anneden bebeğe geçmesini önleyerek Dünya Sağlık Örgütü’nden sertifika alan (2015 yılında) ülkelerden biri.

KÜBA’NIN SAĞLIK ALTYAPISI

Küba’nın 13 üniversitesinde 25 tıp, 4 diş hekimliği, 1 yüksek hemşirelik, 1 sağlık teknolojisi, 3 teknoloji ve hemşirelik, 15 sağlık bilimleri fakültesi, ayrıca Latin Amerika Tıp Fakültesi, Ulusal Halk Sağlığı Okulu ve tıp fakültesine hazırlık okulu, Ulusal Sağlık Sistemi’nin gereksindiği sağlık emekçilerini yetiştiriyor.

2017 yılında tıp fakültelerinden 6.749 hekim, diş hekimliği fakültelerinden 1.902 diş hekimi, hemşirelik fakültesinden 309 yüksek hemşire, sağlık teknolojisi fakültesinden 175 sağlık teknisyeni mezun olarak beyaz önlüklülerin arasına katıldı.

75 Yüksek Tıp Eğitim Merkezi’ne sahip olan Küba’da, 12 araştırma enstitüsü ve 688 tıbbi kütüphane (sağlık bilgi merkezi) var. Ayrıca ülkedeki 150 hastanenin 143’ünde hemşirelik, tıp ve tıpta uzmanlık eğitimi, 450 polikliniğin 405’inde Kapsamlı Genel Tıp (Aile Hekimliği) uzmanlık eğitimi veriliyor. Bu kurumlarda tıp ve hemşirelik öğrencileri de staj yapıyorlar.

Küba’da birinci basamakta 10.869 aile hekimliği birimi, 450 poliklinik, 111 diş kliniği ve 131 doğumevi var. Kübalıların sağlık sorunlarının yüzde 80 kadarı bu basamakta çözülüyor.

Küba’nın 53’ü genel, 29’u cerrahi dal, 22’si çocuk, 19’u ruh sağlığı ve 12’si kadın-doğum hastanesi olmak üzere 135 hastanesi ve 8 farklı branşta 15 yan dal hastanesi (toplam 150 hastane), Ulusal Sağlık Sistemi’nin ikinci basamağını oluşturuyor. Sorunları birinci basamak olanaklarıyla çözülemeyenler, hastanelere sevk ediliyor.

Hastanelerin yüzde 17,3’ünde yatak sayısı 100’ün altında. Bunlar genellikle kırsal alanlardaki küçük hastaneler. Hastanelerin yüzde 64’ü 100 – 399 yataklı orta büyüklükteki şehir hastaneleri. Geriye kalan yüzde 18,7’lik bölümde yatak sayısı 400 ve üzerinde. Bunlar daha çok ikinci basamak hastanelerde çözülemeyen sorunların geldiği üçüncü basamak hastaneler.

Hastanelerde 46.851’i tıbbi ve 14.374’ü sosyal amaçlı olmak üzere 61.225 yatak var ve bin kişiye 5,4 hastane yatağı düşüyor.

Hastanelerin bünyesindeki 32’si çocuklar ve 74’ü erişkinler için olmak üzere 106 yoğun bakım birimi yanında, şehir merkezlerine uzak 120 belediye bölgesinde poliklinikler bünyesinde yoğun bakım birimleri kurulmuş.

Bu sistem yaşlı hastalar için 150 bakımevi, yaşlılar için sosyal amaçlı 287 bakımevi, 50 geriatri servisi ve 30 psikopedagoji merkeziyle destekleniyor. 29 da kan bankası var.

Umuyorum eksik bırakmadım, fakat eksik varsa lütfen tamamlayın, çok sevinirim.

TIBBİ HİZMETLER

Küba’da 2017 yılında 19.858.698’i acil birimlerde olmak üzere toplam 96.361.152 hekim ve 30.434.195 diş hekimi muayenesi yapıldı. Diğer bir ifadeyle Kübalılar yılda 8,6 kez hekimlere ve 2,7 kez diş hekimlerine olmak üzere, ortalama 11,3 kez muayene oldu.

Fakat korkmayın, bunların çoğu “sağlık gözetimi” çerçevesindeki “sağlıklı” kişilerin muayeneleri. Tıpkı check-up denen, insanları hastalıklardan korumak için yapılan, hastalıkların daha belirtileri ortaya çıkmadan yakalandığı muayeneler. Diğer yandan rakamlar hasta değil, muayene sayıları ve bir kişi birden fazla muayene olabilir. Son olarak hastanede muayene edilen vakaların büyük bölümü zaten birinci basamakta sorunu çözülemeyip, sevk edilmiş vakalar, yani aynı hasta hem birinci basamakta, hem de hastanede kayıtlı. Küba’da o kadar çok “hasta” yok!

Kaynak: http://files.sld.cu/dne/files/2018/04/Anuario-Electronico-Espa%C3%B1ol-2017-ed-2018.pdf

2017 yılında acil başvurular dışındaki 76.502.454 hekim muayenesinin 71.436.145’i birinci basamakta, 5.066.309’u hastanelerde gerçekleştirildi. 1.350.959 Kübalı hastanelerde yatarak tedavi oldu.

Birinci basamaktaki 71.436.145 muayeneden 58.786.123’ini Kapsamlı Genel Tıp (Aile Hekimliği) uzmanları, diğerlerini birinci basamakta görevli diğer uzmanlar (dahiliye, pediatri, kadın-doğum vb) gerçekleştirdi.

19.858.698 acil başvurunun 12.222.499’u birinci basamak kurumlara, 7.636.199’u hastanelere yapıldı.

Diğer bir ifadeyle acil başvurular dışındaki muayenelerin yüzde 93,4’ü ve acil müdahalelerin yüzde 61,5’i birinci basmakta (aile hekimliği – hemşireliği ofisleri ve poliklinikler) yapılıyor. Birinci basmakta ayaktan muayenelerin yüzde 82,3’ünü aile hekimliği uzmanları, 17,7’sini diğer uzmanlar gerçekleştiriyor.

Aile hekimliği uzmanları, gerçekleştirdikleri 58.786.123 muayenenin 18.769.756’sını sahada, ev ziyaretlerinde yaptılar.

Kaynak: https://data.unicef.org/resources/state-worlds-children-2017-statistical-tables/

Burada altı özellikle çizilmesi gereken nokta, Küba’da sağlık sorunlarının birinci basamakta çözülebilmesi nedeniyle, hastanelere yalnızca durumları hastane olanakları gerektiren hastaların gitmesidir. Böylece yalnızca hastanelerin rahatlaması, sağlık harcamalarında tasarruf (hastane hizmetleri daha pahalıdır) sağlanmakla kalınmamakta, aynı zamanda uzman hekimlerin çalışmalarından çok daha yüksek verim alınabilmektedir. Bunu bir örnekle açıklayalım:

Küba’da 779 Deri ve Zührevi Hastalıklar (Dermatoloji) uzmanı bulunmaktadır. Dermatoloji uzmanları 2017 yılında 762.599 muayene yapmışlardır. Buradan bir dermatoloji uzmanının 2017 yılı içinde 979 hasta bakmış olduğunu hesaplayabiliriz. Küba’da bir dematologun 1 yılda yaptığı 979 muayeneyi, Türkiye’de günde ortalama 50 hasta bakan bir dermatolog, neredeyse 1 ayda yapmaktadır. Aradaki nitelik farkını siz düşünün…

Bu durum, Küba’da birinci basamakta görevli hekimlerin, Türkiye’de insanların dermatoloji uzmanlarına başvurduğu 10 sorundan 8 veya 9’unu çözebilmesi ve yalnızca 1 veya 2 tane, gerçekten dermatoloji uzmanının görmesi gereken sedef hastalığı ya da maliğn melanom gibi durumları sevk etmesi sayesinde gerçekleşmektedir. Böylece Küba’da dermatologlar, günde ortalama 4 – 5 hasta muayene etmekte, aile hekiminin çözebileceği sorunlara ayıracakları zamanı, gerçekten “uzmanlıklarına” gereksinimi olanlara ayırabilmektedir. Bu örnek “bütün” uzmanlık alanları için geçerli.

Benzer şekilde acil durumların yüzde 61,5’ine birinci basmakta müdahale edilebildiği için (örneğin gözüne yabancı cisim kaçan bir Kübalı, Türkiye’de olduğu gibi hastane aciline gitmek zorunda kalmıyor), hastane acil servisleri çoklu yaralanmalı trafik kazaları veya kalp krizi gibi daha ciddi durumlara daha fazla zaman ayırabiliyorlar.

Dikkatinizi çekmiştir, Küba’da “pratisyen” hekim, yani tıp fakültesini bitirdikten sonra bir alanda uzmanlık eğitimi almamış hekimler yok. Bütün hekimler 6 yıllık temel tıp eğitiminden sonra Kapsamlı Genel Tıp (Aile Hekimliği) veya diğer alanlardan birinde 4 – 6 yıl uzmanlık eğitimi de yaptığı için tıp eğitimi en az 10 yıl sürüyor. Yeri gelmişken biraz da sağlık emekçileri üzerine bilgi aktaralım.

SAĞLIK EMEKÇİLERİ

Küba’da 492,366 sağlık emekçisi var. Diğer bir ifadeyle çalışabilir nüfusun yüzde 7’si sağlık emekçisi. Bilindiği gibi sosyalist ülkelerde sağlık daha çok kadınların kariyer yaptığı bir alan. Sağlık emekçilerinin yüzde 71’i kadınlardan oluşuyor.

Küba’da 128 kişiye bir hemşire düşüyor. 87.637 hemşirenin 63.738’i yüksek hemşire, 23.642’si teknik hemşire ve 257’si temel hemşire. Hemşirelerin yüzde 88,2’si kadın.

23 farklı alanda uzmanlaşan 61.232 sağlık teknisyeninin yüzde 74,9’u kadın.

122 kişiye 1 hekim düşüyor. Hekimlerin yüzde 63’ü kadın. 92.084 hekimden 68.881’i uzman, 22.663’ü asistan ve 540’ı pratisyen hekim.

68.881 uzman hekimden 30.970’i (yüzde 45) Kapsamlı Genel Tıp (Aile Hekimliği) uzmanı ve bunlardan 13.131’i ülkenin her yerine yayılmış 10.869 Aile hekimliği – hemşireliği birimlerinde (consultorio) görevli. Yurt dışı görevlere de daha çok Kapsamlı Genel Tıp uzmanları gidiyor.

Kapsamlı Genel Tıp uzmanları dışındaki 37.911 uzmanın 12.673’ü dahiliye, genel cerrahi, pediatri ve kadın-doğum uzmanı, 1.955’i göz hastalıkları, 1.701’i anestezi, 1.463’ü ortopedi, 1.243’ü psikiyatri, 1.053’ü fizik tedavi ve rehabilitasyon ve 1.010’u hijyen ve epidemiyoloji uzmanı. Diğer 16.813 hekim de 23’ü temel ve 32’si klinik olmak üzere 55 ayrı branşta uzmanlaşmış.

2017 yılında 10.351 Kapsamlı Genel Tıp (Aile Hekimliği), 711 kadın-doğum, 654 dahiliye, 582 pediatri, 2.063 cerrahi branşlarda, 563 diğer klinik branşlarda, 1.222 temel bilimlerde, 320 halk sağlığı (227 hijyen ve epidemiyoloji, 57 sağlık yönetimi ve 36 biyoistatistik) alanında uzmanlık eğitimi alan asistan var.    

18.675 diş hekimi var, yüzde 72,6’sı kadın ve 602 kişiye bir diş hekimi düşüyor. Diş hekimlerinin 9.822’si uzman, 4.067’si asistan ve 4.876’sı genel diş hekimi. Uzman diş hekimlerinin 7.834’ü Kapsamlı Genel Diş hekimliği uzmanı, 577’si protez, 476’sı ortodonti, 388’i çene cerrahisi, 367’si periodontoloji uzmanı. Diğer 180 uzman diş hekimi de, 10 farklı temel bilimler alanında görev yapıyor.

İşte bunlar Küba’nın 2019 yılına girerken bize sunduğu armağanlar. Biz de bu armağanlara layık olabilmek için 2019 yılında bir “sağlık okuryazarlığı eğitimi” programı hazırlıyoruz.

BİR ARMAĞAN DA BİZDEN!

2017 yılında Türkiye’de hekimler 720 milyon muayene yapmış. Diğer bir deyişle günde neredeyse 2 milyon muayene gerçekleşmiş. Maalesef bunlar arasında Küba’daki gibi “sağlıklı” bireylerin muayeneleri çok az. O halde nüfusumuzu 80 milyon kabul edersek, neredeyse her gün her 40 kişiden biri, bir sağlık sorunu için hekim kapısındaymış diyebiliriz. Peki, kimler bu “40 kişiden biri” arasında?

Hastalıklar ve ölüm toplum içinde eşit mi dağılıyor? Kimin sağlıklı, kimin hasta olacağını, kimin daha uzun yaşarken, kimin erkenden ölmesini neler belirliyor? Neden bazıları hastanenin yolunu bilmezken, diğerlerinin ömrü hastane köşelerinde geçiyor?

Sağlık Okuryazarlığı Programı’nda bu sorulara yanıtlar arayacak, sağlığın gerçekten ne olduğunu, sağlığımızı nelerin belirlediğini ve sağlık politikalarının sağlık üzerindeki rolünü öğreneceğiz.  Programın duyurusunu Ocak sonuna doğru yapmayı planlıyoruz.

İyi seneler.