Kolesterolü düşürünce sorunlar bitiyor mu?

Kolesterolü düşürünce sorunlar bitiyor mu?

Akif Akalın
15/01/2018 Pazartesi

Kapitalist ülkelerde tıp eğitimi almış hekimler, hastalarına kalp ve damar hastalıklarına karşı korunmaları için, tansiyonlarına ve kolesterollerine dikkat etmelerini, sigarayı bırakmalarını söyler. Hatta hastalarının tansiyon ve kolesterol düzeyleri “normalin” üzerindeyse, çoğu kez çeşitli ilaçlarla “kontrol” altına almaya çalışır. Peki, bunlar sizi mesela olası bir kalp krizi veya inmeden korumak için yeterli mi?

Bilimsel araştırmalar “kapitalist tıbbın” önerilerinin kalp damar hastalıkları karşısında çok yetersiz kaldığını ortaya koyuyor.

12 ülkeden 21 araştırmacının imzasını taşıyan bir makalede, Avrupa’da “eğitim düzeyinin” koroner kalp hastalığı için “geleneksel” risk faktörleri kadar önemli bir risk faktörü olduğu belirtiliyor.(1) Diyelim ilaçlarla kolesterolü düşürdünüz, eğitimi ne yapacaksınız?

Varsayalım eğitim sorunu da bir şekilde çözülmüş olsun. Üniversite diploması günümüzde iş bulmaya yetiyor mu? Roeffls ve arkadaşlarına göre, eğer iş bulamazsanız, kalp hastalıklarından “ölme riskiniz” iş bulabilmiş olanlara nazaran “yüzde 63” daha yüksek.(2) Varsayalım tansiyonunuzu da kontrol altına aldılar… Aferin. Peki, iş de bulabilecekler mi?

Efendim? Doktorun işi insanlara iş bulmak değil, ilaç yazıp kolesterolü veya tansiyonu düşürmek mi? Tamam. Peki, hiç değilse hastasına “bak, ben senin kolesterolünü düşürdüm, tansiyonunu da kontrol altına aldım, ama bir de iş bulman lazım, yoksa kolesterolünü, tansiyonunu düşürmek bir işe yaramaz” demek de mi doktorun işi değil?

Aslında Barth ve arkadaşları tam da bu noktaya parmak basıyorlar ve “sosyal destek” yokluğunun da, koroner kalp hastalığı gelişmesi ve gidişatında çok önemli olduğunu söylüyorlar.(3) Sosyal destek de hekimin işi değil? Gerçekten mi? Aslında anımsıyorum da, bir zamanlar Sağlık Bakanlığı’nın adı, Sağlık ve “Sosyal Yardım” Bakanlığı idi. Bakanlığın adından “sosyal yardımı” kim çıkarttı?

Daha önce de birçok kez söyledik; “toplumcu tıp” bir uzmanlık alanı değildir. Her hekim, uzmanlık alanı ne olursa olsun, kapitalist tıp yerine toplumcu tıp uygulayabilir ve insanlara yardımcı olabilir. Bunun için yapması gereken tek şey, eğitimi sırasında gözlerine takılan “kapitalist tıp” gözlüğünü çıkartmak ve hastalarını yalnızca “biyolojik” değil, aynı zamanda “sosyal ve psikolojik” varlık olarak görmeye başlamaktır.

Toplumcu tıp uygulayan bir hekim, hastasına “sigarayı bırak” dediği kadar, “sağlığın sosyal belirleyicilerine dikkat et” demelidir. İki öneri de “eşit” düzeyde bilimsel ve tıbbidir. Hastasına yalnızca sigarayı bırakmasını söyleyen, fakat sağlığın sosyal belirleyicilerine hiç değinmeyen bir hekim, “eksik” hekimdir. Eksik hekim olmayalım, işimizi “tam” yapalım.


KAYNAKLAR

1. Veronesi G ve ark. Educational class inequalities in the incidence of coronary heart disease in Europe. Heart. 2016; 102(12): 958 – 65.

2. Roelfs DJ ve ark. Losing life and livelihood: a systematic review and meta-analysis of unemployment and all-cause mortality. Social Science and Medicine. 2011; 72(6): 840 – 54.

3. Barth J ve ark. Lack of social support in the etiology and the prognosis of coronary heart disease: a systematic review and meta-analysis. Psychosomatic Medicine. 2010; 72(3): 229 - 38.