soL nasıl yenilendi – 3: Bloglar

soL nasıl yenilendi – 3: Bloglar

Yiğit Günay
14/11/2014 Cuma

Portalımızın yenilenmesiyle birlikte, köşe yazarlarımızın yanına bir de bloglar eklendi.

Okurlarımızdan birçok soru geliyor, “Herkes blog açabiliyor mu, bloglarda nasıl yazacağız” gibi.

Öncelikle, niye böyle bir bölüm açmaya karar verdiğimizi anlatalım.

Aslına bakarsanız, soL Portal, kurulduğu zamandan beri çeşitli alanlara odaklanmış, buralara yönelik üretim yapan köşe yazarları yaratmaya çalışmıştı. “Dünya yazarları” ve “kent yazarları”, bu arayışın sonucuydu.

Fakat soL’un geldiği nokta, daha doğrusu, soL’un dokunabildiği, üretim yapabildiği alanların genişliği, artık köşe yazısı kalıbında devam etmemize pek imkan vermiyordu.

Bir örnek vereyim. soL’un en güçlü olduğu mecralardan biri, bilim haberciliği. Bilimsol, Türkiye medyasında bilim haberciliğinin dibe vurduğu bir dönemde, çok sayıda akademisyenin katkılarıyla, nitelikli bir üretim yapmaya başladı.

soL günlük gazeteyken düzenli bilim sayfamız ve bu sayfanın köşe yazarları vardı.

Gazetede her sayfanın bir başlığı olduğu ve söz konusu yazarlarımız bilim sayfalarında yazdıkları için, yazılarının çerçeveleri açıkça hissedilebiliyordu.

Ancak Portal’da, tüm yazılar “köşe yazıları” kategorisinde, hep birlikte sunulmak zorundaydı. Bu biçimsel zorunluluk, bilim yazarlarımız üzerinde, gündelik siyasetin baskısının hissedilmesine yol açıyordu.

Şöyle düşünün: Önceki gün ülkede bombalar patlamış, alt alta sıralanan ve birbirlerinden hiçbir biçimsel farkı olmayan yazıların dördü bu gelişmeye dair siyasi analizler sunarken, biri bambaşka bir bilimsel sorunu irdeliyor…

Dolayısıyla, birincisi, belli alanlarda ve çok nitelikli üretim yapan köşe yazarlarımızı gündelik siyasetin baskısından kurtarmak istiyorduk.

İkincisi, soL’un artık gündelik yaşamın “tali” sayılan –veya sanılan– alanlarında da üretim yapması gerekiyordu. Ülke gündemine damga vuran davalar elbette önemlidir – fakat avukatların çalışma koşullarını, yaşam biçimlerini, mesleki kısıtlarını anlamadan bunları da tam olarak anlayamazsınız. İdeolojik kuşatma yalnızca “büyük siyaset”te değil, yaşamımızın her mecrasında bizi boğuyor. Sosyalizm mücadelesi verecekseniz, tüm bunlara karşı topyekün bir mücadele vermek zorundasınız.

Bloglarımızı bu hedefle saptadık. Her bir blogumuz, belli bir alana yoğunlaşmış üretimde bulunacaklar.

Sanıyorum böylece soL’un bloglarının, diğer sitelerdeki bloglardan farkı daha rahat anlaşılıyor. Bizden daha önce blog mantığına geçen iki siteden örnek verelim: Radikal, isteyen herkese blog açtırarak, blogları tümüyle “deneyimsiz/önemsiz köşe yazarları mecraları” haline getirdi. Hürriyet’se “star köşe yazarı” mantığını bloga çevirdi: İstiyorlar ki Ertuğrul Özkök, Paris’te yediği yemeğin fotoğrafını paylaşsın, köşe yazarlarının gündelik yaşamı da takip edilsin, ilgi çeksin.

soL’daki blogların bunlardan önemli bir farkı daha var: Bloglarımız her zaman tek kişinin yazdığı yerler değil. Çoğu blogumuzun bir editörü var ve bu editörler, blogun ilgi alanında yapılan farklı üretimleri de buraya taşıyacaklar. Belki dikkatli okurlarımızın gözünden kaçmamıştır: Akif Akalın’ın editörlüğündeki Sınıfın Sağlığı blogumuzda dün Coşkun Canıvar’ın, Bilecik Bozüyük’teki seramik işçileri arasında giderek yaygınlaşan silikozis hastalığına dair bir yazısı yayımlandı.

Peki, soL’un dostları bu mecrada nasıl katkıda bulunabilirler?

Birincisi, Serbest Kürsü’müz yoluna devam ediyor: Her konuda okurlarımızdan gelen yazılara burada yer vermeyi sürdürüyoruz.

İkincisi, halihazırda var olan bir blogumuzda yayımlanabileceğini düşündüğünüz yazıları, söz konusu blogun editörüne iletebilirsiniz. Kısa zaman içinde, okurlarımızın doğrudan blogların editörlerine ulaşmasını sağlayan bir sistem geliştireceğiz. Bu olana kadar, önerilerinizi [email protected] adresine yollayabilirsiniz.

Üçüncüsü, yeni bir blog önerebilirsiniz: Bunun için blogun mecrası tam olarak belirlenmeli ve bu mecrada düzenli ve nitelikli üretim yapılabileceğine dair örnekler oluşturulmalı. soL ekibi bu önerileri de değerlendirecektir.

soL blogları, bir süre sonra bu ilgi alanlarında düşünce üretiminde önemli merkezler haline gelecek ve nitelikli birer okur toplamı yaratacak. Bloglarımızın sayısını da adım adım artıracağız. Bir süre sonra, soL’un şu an birer kategori olan alt sayfalarını da kendilerine ait birer anasayfaya sahip, üretimi daha da artmış bir hale getirmek istiyoruz. Buna ilk olarak bilim sayfamızdan başlayacağız. Bloglarımız da, soL Portal anasayfasının yanı sıra, ilişkili oldukları alt sayfaların birer parçası haline gelecekler.

soL bloglarının, soL’un siyasi ve ideolojik üretiminin kalitesini çok yükselteceğine inanıyoruz.