Elif Şafak biseksüellerden özür dilesin

Elif Şafak biseksüellerden özür dilesin

Tunca Özlen
16/10/2017 Pazartesi

Elif Şafak’ın Kaliforniya Monterey'de düzenlenen TED isimli konferansta yaptığı konuşmanın ilgili bölümü Türkçeye şöyle çevrildi: “Ben her zaman azınlık hakları konusunu yüksek sesle açıktan konuşan ve üzerinde etraflıca yazan biri oldum. Kadın hakları, LGBT hakları. Fakat bu konuşma hakkında düşünceler içinde iken, peşi sıra gelecek karalanma, alay, nefret ve damgalanmadan çok korktuğum için biseksüel olduğumu hiçbir zaman kamuya açık alanda söyleme cesaretini göstermediğimin farkına vardım.”

Ana akım medyada, “Elif Şafak biseksüel olduğunu itiraf etti!” gibi başlıklarla kendine yer bulan konuşma, LGBT hareketinde sürmekte olan bir tartışmanın kapısını araladı. Herkesin heteroseksüel olduğu varsayılan bir toplumda biseksüel olarak açılan Elif Şafak’a sahip mi çıkılmalı, yoksa bir zamanlar AKP iktidarını desteklediği için Elif Şafak ikiyüzlü olmakla mı suçlanmalı?

LGBT aktivistlerinin büyük bölümü ilkini tercih ederek Şafak’a desteklerini sunmak için birbirleriyle yarışa girdiler. Söylenenler çoğunlukla Şafak’ın tutumunu olumlamaktan ziyade, kendisine yöneltilen eleştirileri “bifobi” yani biseksüel düşmanlığı olarak yaftalamak üzerine kurulu. Onlara göre biseksüel olduğunu kamuoyunun önünde açıklama cesareti göstermiş bir kadın yazara yöneltilen bu tip eleştiriler, tam da bu konuşmanın akabinde gündeme getirildiği için as olarak Şafak’ın cinsel kimliğini hedef almaktadır. (1) Geçmişte ne yapmış olursa olsun, gün Şafak’ın yanında durma ve cesaretini alkışlama günüdür!

Cinsel yönelimleri nedeniyle yok sayılan, baskı gören, aşağılanan LGBT'lerin açılması olağan koşullarda cesarettir, onurlu bir davranıştır, politik bir başkaldırıdır. Cinsel kimlikleri nedeniyle saldırıya uğrayan ve aşağılanan LGBT'lerin büyük çoğunluğu çözümü gizlenmekte görüyor.​ Oysa LGBT'ler görünür oldukça özgürleşebilirler. Bu yüzden mümkünse tüm LGBT'ler açılmalı, hiç kimse gizli bir yaşamı sürdürmenin yükünü omuzlarında taşımamalıdır.

Açılmak, itildiğimiz yalnızlık ve görünmezlik dolabından çıkmaktır. Açılmak​​, LGBT olsun olmasın yakınlarımızın, dostlarımızın, yoldaşlarımızın desteğini kazanmaktır. Açılmak, cinsel çeşitliliğin zengin doğasını ortaya koyarak açılmanın kendisini sıradanlaştırmaktır. Her yönüyle açılmak, politik bir eylemdir.

Elif Şafak da biseksüel olarak açıldıysa, fena mıdır yani?

Roman piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda sık sık imaj değiştiren Elif Şafak’ın son konuşmasıyla neyi hedeflediğini, prim yapmaya mı çalıştığını veya gerçekten görünürlük sağlamak için biseksüel olarak açıldığını asla tam olarak bilemeyiz. Elif Şafak geçmişte bize edebi çizgisi ve siyasi ilkeleri hakkında fikir sahibi olmamız için yeterli malzemeyi sundu, biz de buna bakarız.

Erdoğan’ın suretinde somutlaşan yeni rejimin inşa sürecine meşruiyet üreten mekanizmanın doğrudan bir parçası olan Elif Şafak'ın biseksüel olarak açılması, cüret değil sahtekârlıktır. Elif Şafak, yeni rejim LGBT'lerin hayatını cehenneme çevirirken sustu. Havuz medyası her gün LGBT’lere nefret kusarken sustu. Onur Yürüyüşleri bir bir yasaklanır, LGBT aktivistleri gözaltına alınırken sustu. Ülkede kadın cinayetlerinde, çocuk istismarında, işçi ölümlerinde her gün yeni bir rekora imza atılırken sustu.

Biseksüel olarak açılması, Elif Şafak’a LGBT’ler adına konuşma hakkı, bizleri temsil etme ehliyeti vermeyecek. Eşcinsel, biseksüel veya trans olmakla, LGBT hakları için mücadele etmek ve bedel ödemek aynı düzlemde yer almaz. Öyle ki, Onur Yürüyüşü’nde bizimle beraber yürüyen heteroseksüeller, bizlerle aynı kimliği taşıdığı halde susmayı tercih edenlerden çok daya yakındır, dosttur, yoldaştır.

Nasıl ki saray soytarısı Bülent Ersoy'u siyasi gerekçelerle eleştirmek transfobi değilse, ucuz romanların yazarı Elif Şafak'ı eleştirmek de bifobi değildir. Sormak gerek: İnsanlar cinsel kimliklerinden mi ibarettir? LGBT'ler cinsel kimlikleri haricindeki konularda da eleştiriden muaf tutulmak zorunda mıdır?

The Guardian'a verdiği bir röportajda Kürt sorunu, Ermeni meselesi ve Avrupa Birliği’ne yaklaşımda AKP’nin başlarda olumlu adımlar attığını ancak sonrasında kendisinin değil AKP’nin değiştiğini iddia eden Elif Şafak sahtekârdır. AKP iktidarı ve Erdoğan 15 yıldır belirli bir hedefe yönelik son derece kararlı bir politika izliyor. Hedef Cumhuriyet’in ilerici yönlerinin, laikliğin, hukukun, kamuculuğun, bağımsızlık fikrinin son zerresine kadar tasfiyesidir. Elif Şafak gibi liberaller en keskin manevraları yaparken iktidara yardımcı olmuş, toplumun bu dönüşüme onay vermesi için gerekli meşruiyeti üretmek üzere rol üstlenmişlerdir. Şafak’ın son yıllarda AKP’yi ve Erdoğan’ı yüksek perdeden eleştirmesinin üç kuruşluk kıymeti bulunmuyor.

Elif Şafak biseksüel olarak açılmadan önce, “Ben değil Erdoğan değişti” diyerek aptal yerine koyduğu toplumun önüne çıkıp özeleştiri vermelidir.

Elif Şafak biseksüel olarak açılmadan önce, “vesayet kalkıyor, demokrasi güçleniyor, AB’ye giriyoruz” masallarını topluma yutturan koroda yer aldığı için tüm ilericilerden af dilemelidir.

Elif Şafak biseksüel olarak açılmadan önce, inşa sürecinde katkısını sunduğu bu otoriter sistemin LGBT'lerin hayatını cehenneme çevirmesi karşısındaki suskunluğunun hesabını vermelidir.

Elif Şafak biseksüel olarak açılmadan önce, biseksüel olma onurunu kendisiyle özdeşleşen tüm çirkinliklerle gölgelediği için biseksüellerden özür dilemelidir.


(1) Bu minvalde bir yazı için bkz.: “bir bifobi turnusolu olarak elif şafak