Emperyalizmin krizi ve Türkiye

Emperyalizmin krizi ve Türkiye

Sergen Salmanoğlu
28/10/2017 Cumartesi

Kapitalist-emperyalist düzen çatırdarken Türkiye bu gelişmenin dışında kalamazdı. Türkiye'deki kriz sadece Tayyip Erdoğan'dan kaynaklanmıyor. Türkiye kapitalist-emperyalist düzene bağlı olduğundan, bir kriz çemberinde duruyor. Bu çemberi Erdoğan'ı sırtından atsa bile aşamayacaktır. Türkiye kriz halinden ancak bulunduğu kapitalist-emperyalist düzenden koparak çıkacaktır. Türkiye'nin kurtuluşu eşit, özgür bir düzen olan sosyalizm ile mümkündür. Dünya bu savaşlar üreten, katliamlar üreten alçak sömürü düzeninden kapitalizmden kurtulmadan emekçilerin, aydınların düzenini sosyalizmi kurmadan karanlıktan kurtulamayacaktır. Savaşları, katliamları, milliyetçiliği ve gericiliği alt etmenin tek yolu sömürü düzeniyle hesaplaşmak, adil düzen için, sosyalizm için mücadele etmekten geçmektedir.

Kapitalizm doğası gereği eşitsizlik üretiyor. Bir asalak sınıf olan patronlar, emekçileri sömürerek emekçilerin sırtından geçiniyor, sermayelerini büyütüyor. Emekçilere ise patronların kar hırsları altında çalışırken hastalanmak, sakatlanmak hatta ölmek düşüyor. Bu hep böyle gitmek zorunda değil! Başka bir düzen kurabiliriz, eşit, adil bir düzeni kurabiliriz, yeter ki inanalım bu düzenin değişebileceğine. Kapitalist devletler savaşlara doymuyor! Dünyanın dört bir yanında savaşlar çıkarıyor, katliamlar yapıyor! Sadece daha fazla sömürebilmek, daha fazla kendilerine pazar yaratmak için insanları öldürmekten, göç ettirmekten, ülkelerini ve evlerini yıkmaktan çekinmiyorlar. Biz emekçi halklar olarak bu savaşlarda ölmek zorunda değiliz. Bu savaşları bitirecek olan sosyalist bir düzeni, halkların kardeş olacağı bir düzeni kurabiliriz. Kapitalizm içinde bulunduğu krizi başka ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürerek aşmak istiyor. Biz emekçilere de saldıracağı ülkelere karşı ürettiği yalanları satıyor. Biz emekçilere düşen ise bu yalanlarla başa çıkmak Kapitalizmin savaşlarına kendi ülkelerimizde karşı çıkmaktır. Kapitalizmin savaşları biz emekçilerin savaşı değildir. Milliyetçi duygulara kapılarak kapitalist savaşlarda komşu ülkenin emekçileriyle savaşmayı elimizin tersiyle itmeliyiz. 

Ülkemiz bu kapitalist savaşlardan en çok etkilenen ülkelerin başında geliyor. Emperyalizmin beslediği gericilik ve Erdoğan komşu ülkelere cihatçıları sokmuş, ülkemizi maceraya sürüklemiş ve bunun sonucunda hem ülkemizi hem de komşu ülkeleri sonu gelmeyen kanlı savaşların, ölümlerin ortasında bırakmıştır. Emperyalizm halkların bu savaşlar sonrası Erdoğan'a biriken öfkesini kontrol etmek için yeni yollar, projeler ortaya koyuyor. Bu zaman zaman "terör" eylemleriyle gerçekleşiyor, bazen bir darbe oluyor bazen de Akşener gibi halkın öfkesini düzen içi kanallara akıtacak planlar oluyor. Bu planlar emekçiler için kurtuluş getiremez. Emperyalizm savaşsız yapamaz. Emperyalizm gericiliği, milliyetçiliği beslemeden yapamaz. Sömürmeden yapamaz. Emekçiler kendi sözlerini söylemelidirler. Sosyalizm için mücadele etmelidirler.

Türkiye emekçilerinin kurtuluşu sadece uluslar arası sermayenin planlarını ret ederek değil, yerli sermayenin planlarını ve projelerini ret etmekle mümkün olacaktır. Sosyalist bir program doğrultusunda örgütlenerek, mücadele ederek Sosyalist bir düzeni kurarak emeğin kurtuluşunu sağlayarak olacaktır. Eşit özgür adil bir sosyalist düzeni kurarak gerçekleştirecektir.

Ekim Devrimi'nin 100. yılında, Cumhuriyet'in 94. yılında diyoruz ki gelin Sosyalist Cumhuriyeti kuralım.