Ütopik komünistler gerçekçi seçimler

Ütopik komünistler gerçekçi seçimler

Özgür Akış
15/06/2015 Pazartesi

Türkiye’de 3 Kasım 2002 seçimlerinden bugüne AKP ile başımız dertte, siyaset kulvarında düzenin içerisinde veya dışarısında olsun başının belası durumunda.

İlk dönemlerinde demokrasi özgürlük yenilikçi bir siyasi iktidar görünümüyle herkesi ikna etti. Avrupa Birliği emperyalist ülkelerin bir araya geldiği bir oluşumdur dedik; siz statükoyu, darbeleri savunuyorsunuz dendi, bir taraftan sağ yumruk bir taraftan sol yumruk geldi.

Biz ısrarla dedik ki AKP bu devleti siyasi hedefleriyle birlikte ele geçirecek, devlet AKP olacak dedik ve AKP’yi istemiyoruz, gelin siz de istemeyin, dedik.

Bir kısım sosyalist yapıları da bu noktaya getirmeyi başardık.

AKP söylediklerimizin hepsini yerine getirdi.

Özelleştirmelerle, eğitimden, sağlığa kadar piyasanın ve dinin buyurduğu şekilde devlet toplum modelini uygulamakta ısrar etti.

Suriye’de rmperyalist savaş sürecinde üstüne düşen görevi yerine getirdi.

Yani kısaca AKP özelleştirmecilikte, gericilikte, emperyalist ülkelerle işbirliğinde fire vermedi.

Her seçimde bunların kaymağını yedi, Referandum zaferiyle de bal sürdü üzerine afiyetle götürdü.

O lokmaları boğazına tıkayacak bir süreç yaşadık birlikte Haziran 2013’te halk kulağımızın arkasına geldiniz artık dedi. Milyonları ilk kez sokakta gördük. “Kitle kitle” bu güzel insanlar sokakta "HÜKÜMET İSTİFA" diyorlardı. Türkiye tarihinin en umutlu günlerini yaşadık, birazcık örgütlü hareket etmelerini de sağladık.

Bizde komünistler olarak Hükümet’in istifa etmesini istiyorduk. İstemeyenin gözü çıksın dedik halka, ama ne yapacağımızı da çok bilemiyorduk.

Kitaplardan okuduğumuz kendiliğinden harekete geçen halka ne yapmalıydı? Siz çıktınız çözümünü de siz bulun biz destekleyelim mi diyecektik? Yoksa bir ihtimal daha var o da sosyalizm, mi diyecektik?

Öncü parti, örgütlü bir halk bunun mücadelesine sıkı sıkıya sarılmak da bir seçenek tabi.

Tarihi geriye doğru saramayacağımıza göre bu deneyimin, AKP’ye siyasi maliyeti büyük oldu.

Topu halka atıp siz bu işin sonunu getireceksiniz, valla getireceksiniz saflığıyla beklemek ahmaklık olur sanırım.

Bu halk hareketinin sola maliyeti şu oldu:

AKP karşıtlığının düzen karşıtlığının önüne geçmiş olması.

Zor ikna olduk ama bu seferde vazgeçemiyoruz.

İki yıl geçti aradan bir seçim daha AKP iktidarıyla birlikte atlattık, ama biz haziranı HDP ve CHP’nin meclisteki aritmetiğine göre taleplerinin yerine gelip gelmeyeceğini tartıştık.

Hükümet istifasını verdi sayın reisicumhura, rahatladık mı?

Komünistler en zor seçim dönemini geride bıraktı.

AKP’nin iktidardan gitmemesi için bir sebep kalmadı ki, hem Türkiye sermayesi için hem bölgedeki planları hayata geçirecek emperyalist ülkeler için; çünkü AKP’nin alternatifini kendisine tıpa tıp benzeyen düzen partileriyle sağlamlaştırdı.

SIFIRLA
Düzenin bütün kurumlarıyla birlikte yok olması ve bunun yeniden baştan yapılması gerektiğini anlattık. Bize ütopik hayallerin peşinden koştuğumuz sol oyların bölünmesine sebebiyet verdiğimiz söylendi. Bunda ne vardı ki zaten biz alışıktık eski solcu abilerimizin kapılarını çaldığımızda bu seçimlerde CHP ‘yi desteklememiz gerektiğini anlatırlardı bizlere bizde onlara Komünist Parti'ye oy vermesi için ikna etmeye çalışırdık.

İlginç olan bu karşı söylemleri 20’li yaşlardaki arkadaşlarımız söylüyor oluşu bu seçimlerde çünkü mücadele etmişlerdi Haziran’da bunun karşılığını da hemen almak istiyorlardı.

Haziran gençliği sabırsız, Erdoğan’ı televizyon ekranlarında görmemek onlar için önemli, Başkan yaptırmayacaklarını gösterdi seçimlerde oy verdikleri siyasi parti.

AKP’ye neden karşıydık? Yaptığı özelleştirmelerle, cumhuriyetin bütün kazanımların ortadan kaldırmasıyla, özel hayatımıza kadar dini referanslarla müdahale etmesiyle?

Bu karşıtlıklarımızın hiçbirisi sona ermeyecek. Oy verdiğimiz siyasi partilerin programlarına bakarsak bunu göreceğiz.

Siz programlara bakmaz mısınız partilerin, güler misiniz bu seçim sonuçlarına hatta çiftetelli oynarsınız belki de bitti.

Sosyalist iktidarı isteyenler bunun için mücadele edenler için ne dersiniz?

Gülmek devrimci bir eylemdir.