Eymir'de örgütlü mücadele dönemi başlıyor

Eymir'de örgütlü mücadele dönemi başlıyor

Murat Terzi
11/02/2015 Çarşamba

Renksizliği pek çok muhabbetin konusu olan Ankara’nın en önemli güzelliklerinden ve son nefes alma noktalarından biri olan Eymir üzerinde dönen tartışmalar bir türlü bitmiyor. 1994 yılında seçildiğinde ilk cümleleri ile Ankara’daki tüm kamusal alanlara saldırmaya başlayan Melih Gökçek buralarda olduğu sürece de pek biteceğe benzemiyor. Ankara’da bulunan hemen her yerin imara açılma sürecinin sonlanması ve yeni rant alanlarının kısıtlı olması nedeniyle sermayenin gözü, nispeten el değmemiş alanlara dikiliyor. Dikmen Vadisi’nde tüm Dikmen halkıyla inatlaşmaya giren, Atatürk Orman Çiftliği’ ni ilk fırsatta yerle bir ettiren Melih Gökçek sahipsiz gördüğü her yeri bir anda imara açıveriyor. Atatürk Orman Çiftliği ile de tüm Ankara halkına bunu gösteren Melih Gökçek sayesinde belki de, Ankara’nın geriye kalan son yeşil alanlarından olan Eymir konusunda daha derli toplu bir mücadele süreci yürütülüyor.

1956 yılında kurulan ODTÜ’ye tahsis edilen alan, Eymir gölünün bulunduğu bölgeyi de kapsıyordu. 1961 yılında zamanın ODTÜ rektörü Kemal Kurdaş’ın girişimleriyle başlatılan ağaçlandırma projesi kapsamında Eymir ve ODTÜ Ormanı, Ankara’nın ortasında bir yeşil alan olarak adeta yoktan yaratıldı. O günden beri ODTÜ’ nün sorumluluğuna verilmiş olan Eymir bugün ne oldu da yeniden bir rant tartışmasının odağı hâline geldi peki?

İnşaat üzerinden kendini kalkındırma gibi bir yöntemi bir süredir temeline alan Türkiye sermayesi, Ankara’da Melih Gökçek sayesinde çok da zorlanmadı. Pek çok bakir alan imara açıldı, Ankara bir Ali Ağaoğlu yaratamamış olsa da pek çoklarını semirtti. AKP döneminde altyapı ve bina inşaatlarına gömülen ve bunlarla kendisini var eden sermayedarlar eliyle Ankara’daki tüm kamusal alanlar önce özelleştirildi, sonra ortadan kaldırıldı. Kalan son birkaç yer Atatürk Orman Çiftliği ve ODTÜ ormanlarından ibaret olduğundan dolayı, Melih Gökçek’ in de tüm ODTÜ’yü topyekün karşıya almaktan başka şansı kalmadı tabi. Yıllardır Ankara kamuoyunda ODTÜ’nün sorumluluğunda bulunan bu arazilerin belediyeye devredilmesi için propaganda yapan Gökçek, belediyenin sorumluluğuna verilmiş olan Mogan gölü çevresi örnek verildiğinde ise bu savaşkanlığı sürdüremiyor. Konu nedense bir şekilde ODTÜ’nün “kendi kampüsüne bile bakamaması” , “öğrenci değil terörist yetiştirmesi” gibi ilginç alanlara çekiliyor ve nihayetinde ortaya insan aklıyla dalga geçen karikatürize görüntüler çıkıyor. En son olarak Eymir’de kurumuş ağaçların budandığı görüntüleri kullanan Gökçek, ODTÜ’yü ağaç katili ilan ederek Ankara’daki çevreci kamuyounu göreve çağırdı. Refüjlere diktiği ağaçlarla Amazon’u Ankara’ya getirmeye heveslenen mantığıyla Gökçek, Eymir’de ODTÜ’nün yaptığı zorunlu restorasyona karşı çıkmayanları provokatör olarak ele alacağını da eklemeyi unutmadı. Ama Eymir meselesinin bunlardan daha ayrı, Ankara halkı açısından daha iç açıcı bir tarafı var. O da Eymir gündeminde daha şimdiden örgütlü bir mücadelenin örülmeye başlanmış olması.

Hem Atatürk Orman Çiftliği yağmalanırken hem de geçtiğimiz sene ODTÜ Ormanının önemli bir kısmını hiç ederek inşa edilen Malazgirt Bulvarına başlanırken görülen en büyük eksiklik bu yağmaya karşı örgütlü bir mücadelenin örülememiş olmasıydı. Her ne kadar ODTÜ yolu, ODTÜ’nün kendinden örgütlülüğü sayesinde bir kavgaya sahne olmuş olsa da, hazırlıksızlığı pek çok şeye mal olmuştu. Bugün ise Ankara’da pek çok meslek odası üyesi, akademisyen, öğrenci ve Ankaralıdan oluşan bir oluşum olan Ankara’nın Eymiri platformu konuyu Ankara’nın gündemi hâline getirmeye çalışıyor. Henüz Eymir bölgesi sınırına dikilen Altın Oran konutlarının inşaatı başlamışken gündemi Ankara’ya mal etmek adına bilgilendirme toplantıları ile işe başlayan Ankara’nın Eymiri platformu, Eymir bölgesinin belediyeye devredilmemesi konusunda ısrarcı. Ankara ise Eymir konusunda bir mücadele çatısına sahip olmanın faydalarını Gökçek saldırganlaştıkça göreceğe benziyor. Elde kalan son yeşil alanlardan olan ve pek çok Ankaralının aktif olarak kullandığı Eymir Gölü, Gökçek’in ODTÜ yolundan daha da fazla zorlanacağı bir alan olacak gibi duruyor.